26 Ocak 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Hakan YALMAN

Kazalar ve ölümler


A+ | A-

Yaşanan her şey, bir kazadır. Yani kader programının icrâ edilmesi ya da şehadet âleminde, bizlerin algılarına hitap eder tarzda ortaya çıkmasıdır. Hiç bir şey tesadüfen, mânâsız şekilde ve gereksiz olarak ortaya çıkmaz. Her yaşanan, bir kelime, bir cümle ya da bir işarettir ve algılayana yönelik mesajlar içerir. Bir zamanların, azamet ve kibriya, hakimiyet ve irade gibi özellikleri yansıtan, insanların çevresine pervane olduğu ve emirlerle işler yürüten valisi, devlet başkanı ve pek çok makam sahibi, bir anda solunum cihazına bağlı, bütün birikimlerinin kayıt yeri ve işletim sistemi olan beyni devre dışı kalmış ve yalnızca kalp çalışarak vücut hücreleri bir bitki misâline dönebiliyor. Artık eline, koluna ve beden azalarına dahi hükmü geçmiyor, kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor, küçük bir bebekten daha aciz bir durumda kalıyor. Ruh, kim bilir nerelerde? Bütün bunlar ve benzeri haller hep şu tanımlamayı hatıra getiriyor: “Yalan Dünya”.

Evet, dünya yalan, çünkü hiç bir şeyi kalıcı, istikrarlı, sürekli değil. Bu gün önünüze pek çok nimet seriyor; ertesi gün kat kat fazlasıyla geri alabiliyor. Hiçbir şey kararlı, daimi ve zâtî değil. Gördüğümüz ve görebileceğimiz her şey geçici, fani ve ârızî. Demek ki, varlık âleminde ve mahluklarda gözlenen özellikler onların kendilerine ait değiller. Bir Şems-i Ezelî var ve mahlûklar damlacıklar veya kabarcıklar misâli O’ndaki özellikleri O’na mukabil oldukları süre boyunca yansıtıyorlar, sonra kaybolup gidiyorlar. Varlığın başlangıcından beri sayısız mahluk, dünyanın ömrü boyunca pek çok vali, padişah, büyük insan gelip geçmiş. Sahip oldukları vasıflar ve üstün sıfatlar onlarda durmamış. Demek onlara ait değil.

Hayat vazifesi sona ermiş bütün sevdiklerimizi bize sevdiren güzel sıfatları idi. Bir kimliğin arka planında onunla bağlantılı olarak algıladığımız güzellikler o kimliğe ve o bedene sınırlı değil. Öyle ise hayattan terhis olandan yansıyan güzellikler batmadı ve yok olmadı. Çünkü onlar Zat-ı Zülkemal’e, Şems-i Sermed’e ait. O’na yöneldikten ve O’na âyine olduktan sonra çok daha güzel ve kalıcı bir tarzda verilecek. Yaşanan her vefat, hepimiz için büyük ibretler içeriyor. Uğrunda gecemizi gündüzümüze kattığımız dünya, makam, mevki ve paraların son noktada bize hiç bir faydası yok. “Türkiye’nin ona daha çok ihtiyacı vardı”, “Daha pek çok hizmetleri olacaktı” gibi ifadelerin vefat edenin şu anki konumu açısından hiçbir anlamı yok. Öldükten sonra önemli olan Allah için yaptıkları, kullukları ve ibadetleri. Aynı hâl hepimiz için geçerli, yarın sadece kulluk noktasında yaptıklarımızın önem kazandığı benzer bir hâlle yüz yüze gelebiliriz. O yüzden hayatın yoğunluğu içerisinde ve dünya için koştururken bu aklımızın hep bir köşesinde yer almalı. Gerçi her gün yaşananlar bizleri yeterince ikaz ediyor ama her halde duymak istemiyoruz. Mezarlıklardan, kötü haberlerden, hastahanelerden kaçmakla, hatırlamamakla kurtulduğumuzu, rahat edebileceğimizi zannediyoruz. Oysa, bu bir kaçış ve en fazla kabir kapısına kadar sürebilir.

Tek çare ölümün yüzüne gülmek ve gerçek mânâsını idrak etmek. Kaçış sadece acıyı artırıyor, hayatı zorlaştırıyor ve sıkıntıları ziyadeleştiriyor. Ölümü de en az hayat kadar iyi tanıyıp anlam veremedikçe bu fani dünyada mutlu olabilmek ve her anında huzurlu yaşayabilmek mümkün gözükmüyor.

26.01.2010

E-Posta: hakyalman@yahoo.com


 
Sayfa Başı  Geri


Önceki Yazıları

  (19.01.2010) - Sevr’den hayata yansıyanlar

  (15.09.2009) - Huzur dolu günler pek yakındır

  (08.09.2009) - Varlık mertebeleri ve küresel Asr-ı Saadet

  (01.09.2009) - Ramazanın sosyal yansımaları

  (25.08.2009) - Oruç ile O’nu yüceleştirme

  (18.08.2009) - Hak, doğru ve şeffafiyet

  (11.08.2009) - Aynı güneş altında ısınmak

  (04.08.2009) - Din ve dünya dengesi

  (28.07.2009) - Adalet ve dairelerin dengesi

  (14.07.2009) - Derin sosyal bağlar

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl