"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Neler oluyor hayatta

Ahmet BATTAL
16 Temmuz 2020, Perşembe 00:02
Dün haberlerde okudunuz:

Atatürkçü Düşünce Derneği, Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılmasının ardından “İçinde sadece ibadet etmekle kalınmasın ve bir mektep bir medrese olsun” diyen Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hakkında tevhid-i tedrisata aykırı talepte bulunduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuş.

Öte yandan Perinçek de şöyle söylemiş: 

“Ayasofya’nın camiye çevrilmesi kararında Atatürk’e ihanet aramak yanlış. Atatürk’ün mevziisi Ayasofya değil. Kimin Atatürk’ün mevziisinde olduğu, 15 Temmuz FETÖ mücadelesinde, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı’nda görüldü. Şimdi de Doğu Akdeniz’de Mavi Vatanda, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde ABD’nin tehditlerine karşı yürütülen mücadelede Atatürk mevziisindeyiz. Buralarda savaşan, PKK’yı gömen, FETÖ’yü ezen bir hükümetin Atatürk’e ihanet ettiğini ileri sürmek gerçeğe aykırıdır.”

Bu ifadeler neyi gösteriyor? 

Ergenekon dâvâları sürecinde, “hükümet-cemaat ittifakı”na karşı neredeyse kol kola olan iki gruptan biri (Perinçek) Ayasofya kararının ve AKP’nin yanında, diğeri (ADD) ise AKP’nin karşısında. 

Ama ilginçtir ikisinin de dayanağı aynı: Kemalizm!

Kemalistlerin ve Atatürkçülerin herhangi bir konuya yaklaşımının bu derece çatallanması kanaatimizce hayra alâmettir. 

Diyaneti İşleri Başkanlığı’nın icraatını ve bilhassa siyasî hutbeleri eleştirme ve yönlendirme hakkımız saklıdır. Ama Başkan Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Ayasofya’da medrese talep eden açıklamasını kurda kuşa yem etmememiz ve ettirmememiz gerekir. 

ADD’nin tevhid-i tedrisat ısrarı ve açıklaması aslında normal şartlar altında ciddiye alınmaması gereken bir iddiadır. Ama maalesef hukuk sistemimiz böyle ideolojik kalıplar içinde kaldığı sürece ciddiye almak zorundayız. 

Muhterem Ali Erbaş’ın talebi yerindedir, ama ADD de şeklen haklıdır. Anayasanın 42. maddesi bu talebe engeldir:  “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. ./. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve düzenlenir. ../.. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.”

Esasen AB sürecinin de katkısıyla 2001’de Anayasanın başlangıcı değiştirilip de Kemalizm “tek doğru fikir” olmaktan çıkarılınca, buna uygun olarak Anayasanın diğer maddelerindeki ve yukarıdaki 42. maddedeki hükümlerin de değiştirilmesi ve eğitimde de özgürlükçü yapıya geçilmesi gerekiyordu. 

Ama 2002’den itibaren iktidar olan AKP bu konuda hep “ortada kuyu var, aman yandan geçelim” havasında oldu. 

Medresetüzzehra’nın maddî surette tesisine de öncelikle bu hüküm mani oldu. 

Hep yazıyoruz, ama yine yazalım: Bu hüküm ve benzerleri Anayasa’da durduğu sürece Ayasofya’nın hüznü devam edecek. 

Bediüzzaman Menderes’e “Yeter ki Ayasofya’yı aç da iktidarda kalabilmek adına istediğin zulmü ve istibdadı yap” demedi. Aksine adaleti ve hürriyeti hatırlatıp ikaz etti.

O halde biz de benzer şeyleri bugünkü iktidara yazıp söyleyeceğiz. Bu sebeple önceliğimiz demokratikleşme olmalı. 

Klâsik klişe damgalarla ağzımızı bantlamaya veya klavyemizi susturmaya kalkanlar önce dünkü ve önceki günkü yazımızı okusunlar!

Okunma Sayısı: 2363
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    16.7.2020 17:49:41

    AT İZİ İLE İT İZİ neden karıştı-rılıyor. Maalesef birileri bunu kendilerine vazife telakki etmişlerki saplam-saman,at izi ile iti izi bilerek karıştırılıyor. Bu karıştırma hak noktasında olduğunda ciddi tahribatlar yapıyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı