Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in genelgesiyle bu sene okullarda “maarif’in kalbinde Ramazan” temasıyla Ramazan’ın manevî atmosferine uygun görüntüler oluşturulması ve bazı faaliyetler yapılması üzerinden çift yönlü pervanelerle koparılan sun’î fırtına sürüyor.
Yapay zekâ ürünü görselleri gerçek işler zanneden AKP trollerinin bu türbülanstaki tavrı ibretlikti.
Ardından 168 Laikçi birleşip Ramazan’dan dahi bahsetmeyen bir bildiri yayınladı ve imzaya açtı, tıynetini-siyasetini ortaya koydu.
AKMHP siyaseti de topu aldı ve boş kaleye siyasî goller atmaya devam ediyor. Bu işlerde siyasetçilerin niyetinin ne olduğunun samimî dindarlarca sorgulanmasına sebep olacak şekilde hem de.
Ardından Bakan Tekin “Bu etkinliklere katılan çocuklarımızın, velilerimizin hakkını korumak için böyle bir adım attım. Kimin gerici, yobaz olduğunu göreceğiz. … Bu anlamda, hakaretle muhatap olan herkesin kişisel olarak bu anlamda yargıya başvurması gerektiğini düşünüyorum” diyerek bildiricilere karşı tazminat davası açtıklarını duyurdu.
Böylece o bildiriyi okumaya tenezzül etmeyenler bile bu atraksiyondan sonra “hele bir bakayım, hakikaten işi yargıya götürecek kadar hakaret, vs. var mıymış?” diye düşünüp okudu.
Biz de baktık. Metinde agresif siyaset var. Hakaret yok. ABD eliyle Talibanlaştırma gibi saçmalıklar ise çok.
Bizce bu dava işi iyi strateji olmamış. Mahkeme tazminat kararı verse bir dert, vermese bin dert.
Zira siyasete siyaset cevap vermeli. Çirkin siyasete de güzel siyaset ile cevap vermeli. Ama Türkiye’de iki kutuplu gerici-gerdirici siyaset işlediği için bunların hiçbiri olmuyor. Bu yüzden de bu işler sıradan vatandaşın gündeminde yer almıyor.
Ancak bizce mesele başka:
Cumhuriyet’ten Miyase İlknur, “Ey Laikçiler yanlış yoldasınız” başlıklı yazısında mevzuyu net şekilde özetlemiş aslında. Şöyle:
“Yine bildiri yayımlamışsınız. … Muhakemenizi iyice yitirmişsiniz. … Laikliğin bir yere gittiği yok. AKP iktidarda kaldığı sürece zinhar yok. … Tekin’in bakanlığı laikler için Allah’ın bir lütfu. Resmen size çalışıyor. Dindar nesil yetiştirme şiarıyla yola çıkan AKP’nin bu politikasıyla aslında deist ve ateist nesil yetiştirdiğini görmüyor musunuz? Atatürk’ü unutturayım derken Atatürkçü yeni bir nesil yetiştirdiği, bizzat AKP’nin gençlik üzerinde yaptığı ankette ortaya çıktı. Sosyal demokratların yıllardır yapamadığını AKP yaptı işte daha ne? … Seçim anketlerine hiç mi bakmıyorsunuz? Genç seçmenden en az oy alan parti AKP. Neyin telâşı bu? Adamlar size militan yetiştiriyor farkında olmadan. … Çocuk biraz büyüyünce okuyup araştırıyor ve gerçek dinle bunların anlattıklarının, yaşam pratiklerinin zerre alakası olmadığını görünce iki şey yapıyor: Ya dinden soğuyor ya da dininin gerçek emirlerini öğrenip tepki koyuyor. Çünkü dinin sadece oruç tutmayı, namaz kılmayı, dua okumayı emretmediğini; hırsızlığı da, kul hakkı yemeyi, israfı da yasakladığını öğreniyor. Buna uygun davranılmadığını görünce ya büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor ve tepki koyuyor. … Sözün özü; bırakınız yapsınlar, endişeye mahal yok.”
Bu tesbitlere “yanlış” diyecek hiç kimse yoktur.
Devlet eliyle dindarlaştırma projesi, hele bu çağda ve hele çocuklar ve gençler için iyi bir proje değildir. İyi olsa idi bugün Türkiye bambaşka bir atmosferde olurdu.
Siyasetçilerin dini şu ya da bu yönde istismar etmesine izin verilmemeli.