"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bize dininizi öğretin diyenlere…

Ahmet BATTAL
18 Şubat 2026, Çarşamba
Avrupa’da birçok hükümet, Müslüman göçmenlerin Avrupa’da açtığı camilerde kendisinden göçülen ülkenin dilini bilmekle yetinen din görevlisinin hizmet vermesini istemiyor; kendisine göçülen ve yerleşilen ülkenin dilini de bilen din gönüllüsü istiyor. Hatta bunu şart koşuyor.

Göçmen durumundaki siyahîler, Mağribîler ve Araplar bu şartı çok da önemsemiyorlar. Zira çözümü kolaylıkla buluyorlar. 

Ancak Türkiye’den göçmüş olan ciddi bir nüfus da var ve bu kural, lider durumundaki “Türklerin camileri” için de geçerli. 

Yani Avrupa devletleri, Avrupa’da bir camide Türkiye’den geçici giden dilsiz din görevlisi istihdamı yerine, Avrupa’da doğup büyümüş ve bulunduğu ülkenin dilini anadili gibi bilen kalıcı-düzenli ve sürekli görev yapacak dilli din görevlisi bulunmasını teşvik ve hatta cebrediyor. 

Bu kararın ve zorlamanın en önemli ve görünen sebebi şu: 

Oralardaki camiler kanunen dernek malı statüsünde. Yani camiler derneklerin sosyal mekânları olarak görülüyor. Ve devletler; lokal ve benzeri yerlerde yaptıkları rutin güvenlik denetimi kapsamında, bilhassa vaaz ve hutbelerde neler söylendiğini de haklı olarak bilmek istiyorlar. 

Daha da önemlisi caminin sahibi şeklen dernek yönetimi, ama caminin sürekli ve fiilî müdebbiri imam. Ve imamın hem komşularla ve hem de resmî otoritelerle makul şekilde muhatap olabilmesinin yolu dil bilmesinden geçiyor. Bu sebeple dil bilen imam istiyorlar. 

Bu zorlama buralardan anlamsız görünüyor. Oralardaki bazı dindarlara da bir tür “din düşmanlığı” ya da müdahale gibi görünüyor.

Ancak makul düşünen dernekçiler bu zorlamanın hayra hizmet ettiğini ve edeceğini biliyorlar. 

Onların gördüğü en önemli hayır, Avrupa’daki Kur’ân Kurslarındaki öğrencilerin dinî bilgi ihtiyacının tam olarak giderilebilmesi için artık Türkçenin yeterli gelmediği. Zira o çocukların çoğu, artık tefekkür dili manasında ana dili olarak Avrupa dillerini konuşuyor. Dolayısıyla Türkiye’den geçici giden ve sadece Türkçe bilen bir din gönüllüsünün, o çocuklara, Türkçeyle, ilmihal bilgilerini dahi anlatıp öğretmesi zor. 

Onların ancak bazılarının gördüğü daha önemli hayır ise başlıkta:

Avrupalı hükümetler dil bilen imama yönelik bu cebrî uygulama ile aslında bir şey daha söylemiş oluyorlar:

“Dininizi bilen adamlarınız dilimizi de biliyor olsun ki bize dininizi öğretebilsin.” 

Nitekim okul çocukları kültürel etkinlikler kapsamında öğretmenlerince cami ziyaretine götürüldüğünde “dilli cami imamı” onlara o ülkenin dilinde hitap edebilir ve sorularına cevap verip akla kapı açabilir. Gelene verdiği broşürün içinde yazanın anlamını bilirse sorusuna cevap da verebilir. 

Bu sebeple Diyanet İşleri Başkanlığı bilhassa Diyanete bağlı camiler (DİTİB Camileri) için, uzun zamandır, bu ihtiyacı, “Uluslararası İlâhiyat Programı (UİP)” ile gidermeye çalışıyor. Avrupa’da doğup büyümüş gençleri alıp İlâhiyatlarda eğitiyor ve kadrolu imam olarak geriye gönderiyor. 

Evet, İslâm’ı Batılılara en iyi tebliğ elbette samimiyetle yaşayarak ve böylece kalbe hitap ederek olandır, ama akla hitap etmek ve soruya cevap vermek de kıymetlidir. 

Bunun bir adım sonrası, komşuluk ilişkileri kapsamında, Hıristiyan ailelerin (düğününe değilse de) taziyesine ve cenazesine iştirak edip ölüm hakikatinin ortak dersinden birlikte istifade edilmesini sağlamaktır. 

Zira ölümle yüzleşmek herkesi ciddileştirir, ciddi meseleleri düşündürür. Küçük kapılardan nuranî girişleri mümkün kılar.  

Okunma Sayısı: 1793
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Enes

    18.02.2026 18:15:54

    Evet yabancı dil önemlidir. Ama ilk önce sahip olunması gereken özellik olarak sahih bir iman ve Kur'an bilgisi gelir. Sahih bir imanı ve Kur'an bilgisi olmayanın dili zarar getirir. Hindistanda on yıllarca İngilizlere islamiyet anlatıldı. Kaç tanesi müslüman oldu? Bu iş dil ile olacak şey değil. Dile aldanıp elinizdeki iman geleneğinden de olmayın.

  • Hasan S

    18.02.2026 07:49:21

    Çok önemli bir konuyu işlediniz, teşekkürler. O ülkenin dilini Çok iyi konuşabilmek yetmez ,bir başka dilide konuşabilmeli (özellikle İngilizce).Dava adamı;davasını her şartta anlatabilmeli

  • S.topuz

    18.02.2026 05:36:13

    "İki dehşetli harb-i umumînin neticesinde beşerde (İnsanda) hasıl olan bir intibah-ı kavî (gafletten güçlü bir uyanışla) ve beşerin tam uyanması cihetiyle kat'iyyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da (Avrupa da, Amerika da...) dinsiz kalamaz, geri dönüp Hristiyan da o-la-maz(olamaz ki). Olsa olsa küfr-ü mutlakı (tam ve kesin inkâr-ı, kesin küfrü) kıran ve hak ve hakikata dayanan ve hüccet ve delile istinad eden(dayanan) ve aklı ve kalbi ikna' eden Kur'an ile bir musalaha(karşılıklı barış yapar) veya tâbi' olabilir(Kur'an'a uyabilir). O vakit dörtyüz milyon ehl-i Kur'ana (Kur'an ehli müslümanlara) kılınç çekemez(Dünyaya umumî BARIŞ gelir!). Said Nursî, Emirdağ-2- 72- ...[Birden meclisten tasdik emareleri tezahür etti. Dediler: "Evet ümidvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sadâ, İslâm'ın sadâsı olacaktır!"] Tarihçe-i Hayat - 133 Risale-i Nur Külliyatı, 🤗🙌🌹🤲🌹♥️🌙☝️🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺😭🕋😭🇹🇷😭🇷🇺😭🇺🇦😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S. Pelin Kurukahveci

    18.02.2026 00:13:54

    Bu yapıcı öneriniz çok değerli hocam. Teşekkür ederim. Hem diyanet hem de cemaatler bu konuyu dikkate alırsa faydalı olur. Nurcular bizler de diğer dünya dilleri ile insanlara hitap etme konusunda gayret göstermeliyiz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı