"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Üçüncü yolu yeniden açmak

Ahmet BATTAL
24 Şubat 2026, Salı
Son yazımızda şu cümleler de vardı:

“CHS adıyla uygulamaya sokulan gizli rejim değişikliği ile gelen iki kutuplu gerilim siyaseti ya da tahterevalli siyaseti, sosyolojik olarak Türkiye’ye uymadığı gibi aynı zamanda yanlış ve eksik bir model. Bu modelin ürettiği gerilimler milleti de yoruyor ve bizim taraftarı olduğumuz üçüncü yol-demokrat siyaset arayışını hızlandırıyor, daha da hızlandırmalı.”

Sosyal medya yorumlarındaki taleplerin de ifası için biraz açalım. 

Mevcut siyaset AKP-CHP geriliminden besleniyor. Bu gerilimde CHP, liderinden ve ideolojisinden bağımsız olarak gerçek anlamda bir parti, ama AKP öyle değil. Zira AKP liderinden bağımsız bir parti değil ve iktidardan düştükten ve sert zemin gerçekleriyle karşılaştıktan sonra kaça bölüneceği belli olmadığı gibi liderinden sonra partisine ne olacağı da belli değil. 

Bu durumun farkında olan ve iktidar olmadan muktedir olmayı isteyip genellikle başaran MHP AKP’yi de yönetiyor. MHP’yi kimin yönettiği ise çokça sorgulanacak bir konu. 

Milliyetçilerle siyasal İslâmcıların koalisyonunda asıl ideolojik güç, devlet ideolojisinin gücünü de arkasına almış olan milliyetçilerin elinde olacaktır ve öyle de oluyor. 

AKMHP siyaseti, bu düzenden -şimdilik- memnun olduğu içindir ki üçüncü yolun açılmaması için ne lâzımsa yapıyor. 

İlginçtir, görebildiğimiz kadarıyla, bir kısım CHP’liler bu “iki cepheli siyaset”ten memnunlar ve bu şartlar altında iktidar olup bu tahterevalli düzenini devam ettirmek istiyorlar. Üçüncü yolu tıkamak istemelerinin sebebi bu. 

CHP dışı muhalefeti gözden uzak tutmak ve gözden düşürmek hem AKMHP’nin ve hem de bu CHP’lilerin işine geliyor. 

Muhalefetin, son seçim öncesinde Altılı Masa ile tezahür eden parlamenter sisteme dönüş iradesini, yeniden, yeni formüllerle ve daha güçlü biçimde ortaya koyması gerekiyor. 

Birilerinin sağ-sol ayrımından yola çıkıp ortanın sağı ya da merkez sağ gibi adlarla anmaya çalıştığı siyasî duruş aslında demokratlıktır. 

Zaten sağ-sol ikilemi üzerine kurulu bir siyaset de aynen AKP-CHP ikilemi gibi ve bizim toplumumuzun sosyolojik yapısına da uygun değil.

O halde Altılı Masanın asıl ve kalıcı oyun kurucusu, demokrasinin kayıtsız şartsız, amasız fakatsız savunucusu olması gereken Demokrat Partidir. Beyefendi Gültekin Uysal’ın İzmir Milletvekili ve parti sözcüsü Haydar Altıntaş ile yürüdüğü yol bu sebeple de kıymetlidir. 

Yeni Asya’nın bu iki siyasî kişiliği izleyip makul izahlarla öne çıkarmasının sebebi de bu olsa gerektir. 

Demokratlar için devlet, paylaşılacak bir ganimet değildir; milleti içine sokup şekillendirip çıkaracağımız torna makinesi gibi bir cebrî dönüştürücü değildir; devlet milletine hürmetkâr bir hizmetkârdır; devlet milleti yönetmez, millet devleti oluşturup yönetir ve yönlendirir; seçmen, fillerin tepişmesinde ezilen bir “taban” değildir, siyaset şemasının tavanındadır.  

Elbette şunun da farkındayız ve farkında olmalıyız:  

Siyasetin ve siyasetçinin genel kalitesinin düşük olduğu ve mevcut sistemde yükselmeyeceği açık. İyiler istisnalar ve kolaylıkla fark edilebiliyor. 

Dolayısıyla her güzel sözün sahibinin her sözü güzel olmayabiliyor. 

Bugün bu konuda sözü güzel olanın yarın başka konudaki sözü güzel olmayabiliyor ve iki söz çelişebiliyor. 

Sözü güzel olanın icraatı güzel olmayabiliyor. 

Bize düşen, hayra ve güzele teşvik. Hepsini…

Okunma Sayısı: 1892
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Evren

    25.02.2026 09:25:33

    Risale i nur a göre Demokrasi bir partinin adı değildir. Temelini imandan alan bir fikir ve hayat felsefesinin adıdır. Dolayısıyla meseleyi şu an parti isimleri üzerinden ele almak doğru da değildir. Ayrıca, demokrasi giyip çıkarılacak bir gömlek de değildir. DNA gibi insanın ruhunun derinliklerindedir. Önce toplumun %20 lik kesiminde karşılığını bulması gerekir. Toplumun %20 lik tahkiki kısmı demokrasiye şiddetle ihtiyaç duyduğu anda, kalan çözülür. Ama bu toparlanma akp MHP veya zart zurt partisi ile mi olur bilemem. Adı önemli de değildir. Ama bu zihniyet sahipleri bu hürriyetçi fikre sahip çıktıklarında neşvü nema bulacaktır.

  • A. Yılmaz

    24.02.2026 21:40:39

    Hocam zor bir yazı değil mi? İki tarafı keskin bir kılıç gibi. Önce ak parti gitsin diye bakmamak lazım. Chp iktidar olursa dindarlara kan kusturur. Chpnin yapısı bu. Demokrat parti tek başına iktidara gelmek için uğraşmalı. Meclis sistemine dönülmesi de ak partiye yarar diye düşünüyorum.

  • S. Pelin Kurukahveci

    24.02.2026 14:48:19

    Son olarak MHP'ye koyduğunuz rezerv üzerinden bir soru sormak istiyorum. Demokrat Parti, İyi Parti ile ittifak yaptığında aynı yorumları yapmalı mıydık? Zira İyi Parti, ırkçılık konusunda MHP'den fersaf fersah önde koşmaya devam ediyor. Altılı Masa'nın CHP ile birlikte en önemli partisi İyi Parti değil miydi? Sonuçta MHP ve İyi Parti milliyetçi partiler. Söylem bazında İyi Parti daha önde gidiyor hatta. Yazıda ifade ettiğiniz üzere bir tarafta MHP var diye ırkçılık oluyorsa öbür tarafta İyi Parti varsa Demokrat bir zemin olması mümkün olamaz değil mi?

  • S. Pelin Kurukahveci

    24.02.2026 14:43:14

    Peki CHP ile kurulan organik yakınlık yeni bir yol olabilir mi? Demokrat Parti zaviyesinden bakınca makul gelse de, Demokrat Partinin seçmen tabanı sağ dindarlar değil midir? Sağ dindarlar için bir partinin CHP ile yakınlaşması başlı başına bir engeldir. CHP ile oturup kalkan bir siyasi hareket sağ seçmenden mümkün değil oy alamaz. Demokrat Parti, CHP içindeki seçmeni hedefliyorsa zaten başlı başına bir basiretsizliktir. Zira CHP seçmeni kendi partisi dururken Demokrat Partiye oy verir mi? Demokrat Partinin son dönemde adet edindiği devletçi Kemalist dili terk ederek ve dine ve dindarlara taraf olarak konuşması gerekiyor. Laikliği bir kere ağızlarına almamaları, o kavramdan ateşten kaçar gibi kaçmaları gerekiyor. Sonrasında uzun bir süreç olacaktıe ama dindar seçmen için bir liman olma ihtimali vardır. Mevcut haliyle bu imkansız görünüyor.

  • S. Pelin Kurukahveci

    24.02.2026 14:35:42

    Menderes ile başlayıp, Demirel ile devam eden demokrat sağ seçmen bir ara Özal'a en sonunda da Erdoğan'a destek vermiştir. Demokrat Parti küllerinden doğmak için demokrat sağ seçmene uygun politika ve söylem üretmesi gerekiyor. Politika ve söylem ise kadrolar ile mümkün. Ak Parti her ne kadar lider partisi olarak görülse de bir teşkilat şeması ve kadrosu var. Erdoğan'sız bir seçim tecrübe edilmediği için biz Erdoğan sonrasında partinin dağılacağını varsayıyoruz. Güçlü bir lider çıkması halinde tam tersi de olabilir. Yani Demokrat Partinin yeniden şahlanması için Erdoğan sonrasını beklemek kof da çıkabilir. O zaman ne yapılması gerekiyor? Daha dün kurulan Anahtar Parti dahi 3-5 oy potansiyeline ulaşırken Demokrat Partinin sıfıra yakın yerde sayması neyle izah edilebilir? Seçmen artık Özal'ı, Demirel'i hatırlamıyor. Demokrat Parti artık bu mirası tüketti. Yeni bir yol bulması gerekiyor.

  • Hüseyin İlhan

    24.02.2026 11:41:15

    Bir müslüman nasıl ki CHP ye karşı kararlı ve belli kıstaslar için karşı duruyorum diyorsa bişlhassa islamı tahrif ve tahribatı ön planda olan'faizi,kumarı,israfı teşvik eden,adaleti katlederek haksızlıkları ile milleti perişan eden AKP,karşı sessiz kalamaz. Kalırsa şuan ülkede ailenin,cemiyetin dejeneresi,müslümanlara karşı güven dip yapar. İktidarın ana gayesi asla ama asla müslümana güvenemezsin,fikrini cemiyete empoze etmek. Zira dün masum bir dindarı gözün üstünda kaşın var diyerek nahak yere aylarca,günlerce hapse atanların 40 binden fazla masumu kalettiren,katil,cani,hain ve kalleş komünist artığı,faşist zihniyet sahibi bir emperyalist uşağı haine saygı gösterelim diyorsa lütfen uyumayalım.

  • Enes

    24.02.2026 08:08:57

    Sağ-sol yoktur demenizi pek anlayamadım doğrusu. Biz yıllarca Süleyman Demireli desteklerken sağ bölünmesin demedik mi? Erbakana bu yüzden sağı bölüyorsun diye kızmadık mı? Sağ bölünürse solcular iktidar olursa memlekete anarşi gelir demedik mi? Bu kısmı da izah ederseniz iyi olacaktır hocam

  • Osman Yıldırım

    24.02.2026 00:16:57

    Bu noktada muhafazakarlara,dindarlara ve Nurculara büyük bir görev düşmektedir kişiye bağlı siyaset anlayışının uzun vadede ülkeye ve dindar camiaya fayda yerine zarar vereceğini farkına varıp Bediüzzamanın ortaya koyduğu mesverete dayalı meşrutiyet sistemin ihyasınin önünü açmak noktasında bir eylem ortaya koyup Demokratları siyaset denkleminin içinde ikame etmeleri gerekmektedir. Aksi durumda bu CHP AKP tahtervallisi ülke siyasetinde hüküm sürmeye devam eder ve ülke kısır boğusmalarla zaman kaybetmeye devam eder.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı