"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sıfır sıfır altı

Ahmet BATTAL
01 Aralık 2020, Salı
Pazar günkü yazımızda TBMM’de tutanak hizmetleri alanında yaşanan skandalı anlattık.

Basitçe geçiştirilecek bir konu olmadığı belliydi. Bize ulaşan bazı dostların aktardıkları da bürokraside yaşanan dağınıklığın Meclis bürokrasisine de sirayet ettiğini gösteriyor. 

Bu hatalı gidişin temel sebebi milletvekillerinin “milletin vekili” olma hususundaki görev şuurunun yeterince yüksek olmaması. 

Meclisi devlet hiyerarşisinin içindeki alelâde “kamu kurumu” gibi görme eğiliminin maalesef yaygınlaştığını biliyoruz. 

Hâlbuki gerçek milletvekili uzun vadeli düşünür, milletin nabzını tutar, devletin geleceğini planlar, tarihe not düşmeye çalışır. 

Milletin vekili olduğunun farkında olan vekil, devletin bu Mecliste kurulup şekillendirildiğini yani Meclisin devletin içinde değil devletin üstünde olduğunu bilir ve bilmelidir. 

Milletten ve seçmeninden çok lideriyle bağ kuran ve kendisini ona beğendirmeye çalışan milletvekilinin Meclisi devletin üzerinde görebilmesi kolay değildir. 

Hele iktidar partisinin vekiliyse, işi daha da zorlaşır. Zira aynı elde hem devlet kudretini hem de vekilin ipini tutan lider o vekilin gözünde “devlet” olarak görülür. 

Zaten böyle bir vekilin temsil kabiliyeti sınırlıdır. 

Hele o liderin milletle bağı zayıflamışsa vekilin işi daha da zordur. 

Bu prensipler yönünden Ankara’daki altı yüz milletvekiline bakınca…

Daha önde başka bir sayı olmadığı sürece altının solundaki sıfırların varlığının da sayısının da bir önemi yok. 

Ankara’nın plâkası olan “sıfır altı” da James Bond’un abisi olan “sıfır sıfır altı” da aynı sayı değerinde: Altı. 

Evet, Anayasaya göre Ankara’nın siyasetini şekillendirenler “altı sıfır sıfır” durumunda. Şeklen altı yüz sayısal değerinde. 

Ama onun da gerçek sayısal değeri “altı sıfır sıfır” değil. Olsa olsa plâkası kadar ya da Bond’u ve mafyası kadar. Yani “sıfır sıfır altı”!

Öyle ya. 

Altı “lider” ne derse o oluyor. Herkes sayabilir. 

Üstelik bunların ikisi kasabanın da şerifi ve şerif yardımcısı durumunda. 

Kasabaya hâkim bekleniyor, ama o da henüz uzakta. 

O halde millet kendi kaderine sahip çıkmalı.

Her gelecek yakındır. 

Ve seçim de gelecek.

Okunma Sayısı: 2390
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet

    1.12.2020 21:05:35

    İnsanlar çok bozuldu.çözüm :önce manen son madden tedavi.

  • Arif Altay

    1.12.2020 10:21:18

    Maşaallah. Müthiş bir metafor. Tebrikler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı