"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur’da ders okuma metodu - 4

Ali ATAÇ
31 Ağustos 2019, Cumartesi
Yine aynı eserde ’’Hem yazılan eserler, risaleler ekseriyet-i mutlakası, hariçten hiçbir sebep gelmeyerek, ruhumdan tevellüd eden bir hâcete binaen, ân’î ve def’î olarak ihsan edilmiş’’ 1 denilmektedir. Demek ki Risale-i Nur’un telifi, kendi ihtiyarı ile değil, bir ihsan-ı İlâhî olarak ilham edilmiş bir eserdir.

Eğer Risale-i Nur’un telifi, müellifi olan Bediüzzaman’ın bile irade ve ihtiyarı haricinde ise ve kendisinin bile tasarrufu bulunmuyorsa; elbette başkası hiçbir zaman bu ihtiyar ve iradeye müdahale etme hakkına, selâhiyeti ve şansına sahip değildir. 

 Bu Nur ancak Risale-i Nur’un  kendisiyle açıklanabilir. Çünkü dünyanın en büyük ve en mühim fikir cereyanıdır. Onun üzerinde başka bir cereyan yoktur ki, onunla açıklansın ve anlaşılsın. Öyle  ise bütün ruh u canımızla ona yani Risale-i Nur’a sarılmalıyız.

Risale-i Nur’dan Münâzarât’ta Bediüzzaman Said Nursî’nin dediği şekilde, Maide Sûresi 44, 45, 47. âyetlerin mealini  ‘’Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse’’ 2 yerine ‘’Kim tasdik etmezse’’ olarak anlamayıp, yanlış hüküm verilirse kafa karışıklığı ve kargaşaya sebebiyet verecektir. 

İşte belki de bu sebepten dolayıdır ki bugün İslâm âlemi içinde cereyan edip giden cehalet ve fitne ateşini değil söndürmek; belki âyet ve hadislerin yanlış manalandırıp yorumlanması sonucu; masum ve mazlum insanların huzur ve barışa olan hasretini dindirmekten âciz kalınmaktadır.

Onun için Bediüzzaman’ın asrın başında Münâzarât’ta haykırmış olduğu ‘’Evet, İslâmiyet’in şe’ni metanet, sebat, iltizam-ı hak olan salâbet-i diniyedir. Yoksa cehilden, adem-i muhakemeden neş’et eden taassup değildir’’ 3 sözünü başta Medresetü’z-Zehra (Şimdiki onu temsil eden Süleymaniye’deki Risale-i Nur Enstitüsü şubesi) kapısına, sonra Mısır’daki Camiü’l-Ezher Üniversitesi ve İslâm İşbirliği Teşkilâtı’nın ve Dünya Âlimler Birliği, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı ve konuyla ilgili yerli yabancı üniversite kürsü ve kapılarına altın harflerle yazmalı. Sonra da bütün dünyadaki bütün âlim ve ilim adamlarının kulaklarına küpe olarak asılmalı ve akıl ve kalplerine de nakşedilip işlenmelidir.

Not: Bundan önce yayınlanan “Risale-i Nur’da ders okuma metodu” 3 başlıkla yazımızda, “Bediüzzaman Said Nursî’nin Risale-i Nur’da telif ve tefsir etmediği âyet ve hadis mealini vermek ve okumak uygun değildir. Hem kim bilir belki de okunmasında bir sakınca da olabilir” şeklinde geçen ifade, bazı okuyucular tarafından yanlış anlaşılmış ve itirazlar gelmiştir. Biz orada “Risale-i Nur’da telif ve tefsir edilmeyen âyet ve hadislerin hiçbir zaman okunması doğru değildir” demedik. Risale dersi yaparken, konu dışına çıkıp nazarları dağıtmamak için, okunan metinde manası verilmeyen âyet ve hadis meallerini de aktarmanın doğru olmadığını ifade etmeye çalıştık. Her şeye rağmen yanlış anlaşılmaya sebebiyet verdiysek özür diliyor, asıl maksadımızın bu olduğunu belirtmek istiyoruz.

Dipnot:

1- Mektubat s. 637.

2- Münâzarât s. 273.

3- Aynı eser s. 289.

Okunma Sayısı: 1608
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı