"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nurcular, Demokratlara nokta-i istinattır

Ali FERŞADOĞLU
12 Ocak 2019, Cumartesi
Bediüzzaman, 14 Mayıs 1950’de başlayan çok partili dönemi, 23 Ağustos 1953’e kadar kaldığı Emirdağ’da karşılamıştı.

Türkiye’de 27 yıl aradan sonra yeniden başlayan demokratikleşme dönemini büyük bir sevinç ve ümitle karşılayan Bediüzzaman, talebeleriyle birlikte Demokratlara çok önemli bir destek sağladı. Toplumun iç dinamiklerine ve bünyesine uygun değişiklikleri teşvik eden Bediüzzaman, hayatının sonuna kadar Demokratlardan ve demokrasiden yana olan tavrını korudu.1

Demokratlar, 14 Mayıs 1950’den sonra iktidarları döneminde “milletin arzusuyla şeair-i İslâmiyenin serbestiyetine vesile” 2 oldular.

Demokratlar, “Bir ezan-ı Muhammedînin (asm) serbestiyetiyle kendi kuvvetlerinden yirmi defa ziyade kuvvet kazandılar. Milleti kendilerine ısındırdılar, minnettar ettiler. Hem manen eski İttihad-ı Muhammedîden (asm) olan yüz binler Nurcularla, eski zaman gibi farmason ve İttihatçıların mason kısmına karşı ittifakları gibi, şimdi de aynen İttihad-ı İslâm’dan olan Nurcular büyük bir yekûn teşkil eder. Demokratlara bir nokta-i istinattır. Fakat Demokrata karşı eski partinin müfrit ve mason veya komünist manasını taşıyan kısmı, iki müthiş darbeyi Demokratlara vurmaya hazırlanıyorlar. Eskiden nasıl Ahrarlar iki defa başa geçtiği hâlde, az bir zamanda onları devirdiler. Onların müttefiki olan İttihad-ı Muhammedî (asm) efradının çoklarını astılar. Ve “Ahrar” denilen Demokratları kendilerinden daha dinsiz göstermeye çalıştılar. Aynen öyle de, şimdi bir kısmı dindarlık perdesine girip Demokratları din aleyhine sevk etmek veya kendileri gibi tahribata sevk etmek istedikleri kat’iyen tebeyyün ediyor.” 3

İşte Nur Talebeleri Risâle-i Nur’dan aldıkları derslere binaen, Bediüzzaman gibi, tekrar Demokratlara nokta-i istinad olmaları, onların muzafferiyeti için duâ etmeleri, vazifelerini onlara ihtar etmeleri, lâubali kısmını ciddî ikaz etmeleri, ehl-i dini onların yardımına dâvet etmeleri gerekiyor. Demokratlar ortalıkta gözükmüyorlarsa da mı Demokratları desteklemeliyiz?

Evet! Zira, bir vaiz, bir hatip kürsüden Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’nin emirlerini, nehiylerini bildirir. Namaz kılmalı, zekât vermelisiniz. Harama nazar etmemeli, faiz ve kul hakkı yememelisiniz. Adalet etmelisiniz.

Dinlemeyenler çoğunlukta değil mi? Biz azınlıkta da olsak, Bediüzzaman’ın ortaya koyduğu Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’nin bu zamandaki içtimaî, siyasî ölçü, prensip ve stratejilerine uymak zorundayız.

Doktor, hastalara ve herkese tavsiyede bulunur: Günde en az 45 dakika yürüyüşe çıkın, perhiz yapın, kızartmalı, alkollü yiyecek ve içeceklerden uzak durmalısınız. Üst üste ve çok çeşitli yemekler yemeyin…

Dinleyenler azınlıktadır. Biz de o azınlıklar içinde yer almalıyız.

Otobüsün içindeki yolcular trafik kurallarına uymaz; kendi aralarında konuşur ve tartışırlar. Ama, şoför trafik kurallarına uymak ve bütün dikkatini yola vermek zorundadır.

Dipnotlar:

1- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası-II, 2013, s. 574. 2- Age, s. 526. 3- Emirdağ Lâhikası-I, 2013, s. 28.

Okunma Sayısı: 1410
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı