"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tevekkülün gücü

Ali FERŞADOĞLU
15 Ağustos 2019, Perşembe
Müslümanların zenginliklerini yitirmesi, geri kalması, fakirleşmesinin sebeplerinden birisi de tevekkülü yanlış anlamasıdır.

Tevekkül, bir iş için lüzumlu şartları hazırladıktan, sebeplere uyduktan sonra, neticeyi Allah’tan beklemektir. 

Tevekkül sebepleri bütün bütün reddetmek olmadığı gibi, herşeyi sebeplerden bilmek de değildir. Onların sadece bir perde, tesir sahibinin Allah olduğunu, ama onlara da müracaat etmesi gerektiğinin idrakinde olmaktır.

Tevekkül, vehimleri, şüpheleri, vesveseleri yok eden, iksirli bir ilâçtır. Eğer insan Allah’a tevekkül etmezse, vicdânı devamlı sıkıntılar içinde kalır. Gerçek huzur ancak tevekkülle mümkündür.

Allah’a tevekkül etmeyenin ise ömrü sıkıntılarla doludur. İnsanlar âciz, zayıf oldukları gibi sözlerinde durmayabilirler veya imkân bulamayabilirler. O halde tevekkülsüzün ümidi kırılır, hayalleri söner. Sebeplere sarılmadan tevekküle kalkmak, tevekkül değil, aksine tenbelliktir.

Kur’ân’da birçok yerde tevekkül emredilir. 

Bu âyet-i kerîmelerden bir kısmı şöyledir: “Kudreti her şeye gâlip olan ve rahmeti herşeyi kuşatan Allah’a tevekkül et.”

Son derece aciz, miskin, zayıf olan insanın Kadir-i mutlak’a dayanması ve güvenmesi öylesine bir güç kaynağıdır ki, saymakla tükenmez.

Allah’a ve Kadere imanın fayda ve güzellikleri, tevekkül için de geçerlidir. 

Tevekkülün insana kazandırdığı sayısız fayda ve güzelliklerinden bazılarını şöyle özetleyebiliriz: Tevekkül eden; istikbal endişelerinden, korkularından kurtulur. Sıkıntı ve musîbetlere karşı dayanma gücü kazanır. Başkalarına dalkavukluk ve dilencilik edip zillet ve minnet altına girmez. Gayr-i meşrû yollara tevessül etmez. Rabbine itimadı artar ve “Beni benden ziyade terbiye eden bir Hafîzim vardır” der, tevekkülünü arttırır. 

Tevekkül, başımıza gelen hadiselerin perde arkasını, gerçek mahiyetlerini; güzel ve faydalı yönlerini açıklayarak korku ve endişelerimizi yok eder. 

Psikososyal dengemizi bozmalarına mâni olur. Daima ümitvar olma, olaylara olumlu yaklaşma, olumsuzluklara direnebilme gücü aşılar. Tevekkül, hakikî zevke ve ciddî teselliye, kedersiz lezzet kazandırır.

Bir hadiste, “Siz Allah’a hakkıyla tevekkül edebilseydiniz, sizleri de, kuşları rızıklandırdığı gibi rızıklandırırdı: Sabahleyin aç çıkar, akşama tok dönerdiniz.” diye buyurulur…

Okunma Sayısı: 1328
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı