"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Faydayı gözetmeliyiz

Bilal Said PARLAKOĞLU
05 Ocak 2019, Cumartesi 00:52
Gençlik kıymetli bir hazine.

Kolay kolay ele geçmeyecek, insanı hem ebedî saadete hem de ebedî azaba götürebilecek bir dönem. Kabre ağlayarak ve gülerek girenlerin arasındaki en büyük fark gençlik dönemi. Dedemin arada bir mırıldandığı bir söz var; “İhtiyarlık eski çuldur satılmaz. Gençlik ise uçan kuştur tutulmaz.” 

Evet, elde avuçta durmayan, şimşek gibi geçen, sahibini sürükleyen bir kuş gibi gençlik dönemimiz. His imtihanlarına ve fikir çelişkilerine en fazla düştüğümüz dönem gençliğimiz. Ömrümüz boyunca elde edeceğimiz bütün kâr ve zararımızın tesbit edileceği bir pazar gençlik evresi. Velhasıl önemli bir dönem gençlik dönemi. Böylesine önemli bir dönemi görmezden gelmek, ehemmiyet vermemek, kıymetini bilmemek bize çok şey kaybettirebilir. Gençlik döneminde faydacı olmalıyız, hep faydalı olanı gözetmeliyiz, kritik seçimlerimizi yaparken kafamızda fayda ve zarar kıyasını yapmalıyız. 

Faydayı gözetmeliyiz, fakat bu fayda kıyasını yaparken ehl-i dünyanın menfi felsefi fikirlerine göre şekillenmiş bir ölçüt kullanmamalıyız. Ebedî hayatımızı, ahiretimizi, ruhumuzu, vicdanımızı da hesaba katmalıyız, elimizde olan maddî manevî her şeyi masaya koyup düşünmeliyiz, faydalı olanı gözetirken. Günaha girmek ve girmemek imtihanı ile karşı karşıya kalınca; “Bu günah bana geçici bir lezzetten başka ne kazandıracak? Lezzetinin zamanla kaybolması bana zarar vermeyecek mi? Bu günaha harcayacağım zamanımı ve hasselerimi ahirete harcasam ebedî bir mükâfat kazanmayacak mıyım? Ebedî hayat dünya hayatından her zaman daha kıymetli değil mi? Öyle ise benim için en faydalı olan bu günaha girmemek değil mi?” diye düşünmeliyiz meselâ. Vicdan azabının bütün günahların getireceği zahiri faydalardan daha büyük olduğunu bilmeliyiz meselâ. Ruhu azap içinde bırakmanın elemini hiçbir bedenî zevkin telâfi edemeyeceğini bilmeliyiz biz gençler. 

Aynı şekilde biz gençler her gün yirmi dört saatten birisini namaza sarf etmenin bize ebedî saadeti kazandıracağını ve kâr içinde kâr olduğunu bilmeliyiz. İbadetin zahmetinin yanında mükâfatının çok büyük olduğunu bilmeliyiz. Ahirete harcadığımızın getirisinin her zaman dünyaya harcadığımızdan daha fazla olduğunu bilmeliyiz. Bu dünyanın ahiretin mezrası olduğunu, burada ektiğimiz her şeyin ahirette binler meyve vereceğini bilmeliyiz meselâ. Ahireti gaye edindikten sonra başkasına el açmamak, minnet çekmemek için dünyada rızkımızı aramanın, dünyaya da çalışmanın sevap olduğunu bilmeliyiz meselâ. Dünyamıza da ahiretimiz için çalışmalıyız. 

Faydalı olanı gözetmeliyiz, başkasına da zarar vermeden. Menfi hareket etmenin en fazla zararı kendimize vereceğini bilmeliyiz. Akl-ı selim ile hareket etmenin hem vicdanımızı hem de ruhumuzu azaptan kurtaracağını ve pişmanlığı netice verme ihtimalini en aza indirdiğini öngörmeliyiz. Meşveret ve istişare etmenin bize büyük kazanç getireceğini, bizleri derin zararlardan ve dönülmez hatalardan muhafaza edeceğini bilmeliyiz biz gençler. Bulunduğumuz asrın sahibinin sözünü dinlemeliyiz. Gençlikteki his ve fikir dünyamızı onun tavsiyeleri üzerine şekillendirmeliyiz. Böylece zaman kaybından ve israftan kurtulmalı, hakikî faydayı elde etmeliyiz.

Evet gençken azamî faydayı gözetmeliyiz, ama bu kaideler ile gözetmeliyiz. Bu düsturlar çerçevesinde faydalı bir dünya hayatı geçirmeyi gaye edinmeliyiz. Son olarak; insana ve insanlığa en faydalı şeyin Allah’ın rızasını kazanmak olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Bütün himmetimizi bu faydayı kazanmaya hasretmeliyiz. Çünkü hakikî faydayı elde etmenin yolu ancak buradan geçer. 

Okunma Sayısı: 799
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı