"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hizmetin ilk heyecanlıları

07 Şubat 2021, Pazar
Eserlerin ilkleri, harflerden kelimelere, kelimelerden cümlelere,kâinat değerinde hakikatleri ihtiva eden sahifeler arka arkaya gelmeye, yazılmaya başlamıştı.

Sözler’in tadını alan ilk talebeler bu hakikatler karşısında heyecanlarını gizleyemezler, gelen her sahife Risaleyi birbirlerine göstermek ve okutmak için yarışırlardı.

Ve Risale-i Nur’un bir gün gelecek bütün dünyaya yayılacağını, birçok kişinin bu eserlerle imanlarını kurtaracakları hakkında hiçbir bilgileri olmamalarına rağmen sadece Allah rızası için, yazıyorlardı, okuyorlardı.

Oysa karşılarında, ülkenin hemen her yerine hükmeden müstebit bir idare vardı. Buna rağmen bu hakikatler nasıl neşredilecekti? İman ve Kur’ân hizmetinde ümitsizliğe yer olmadığını biliyorlardı. Zahiren mağlûbiyet gibi görünen Hudeybiye Anlaşması’nın akabinde nazil olan Fetih Sûresi’nin müjdeleri onlara şevk ve gayret için kâfi idi.

Bu müjdeler geldiğinde, yüzer milyon tebaaları bulunan Nasara, Yahudi ve Mecusilik, Roma, İran ve Çin devletlerinin resmî dinleri idi.

Böyle bir zamanda, küçük bir kabileden, Muhammedî Arabî’nin (asm) getirdiği din nasıl galip geldi ise, buna mümasil, Anadolu’nun ücra bir köyü olan Barla’dan, Allah’ın rızasını kendilerine rehber yapan 3-5 fedainin başlattığı iman ve Kur’ân hareketinin de muvaffak olacağına inanıyorlardı.

İşte bu hakikate inanmışlardan Lütfü’nün arkadaşı Zeki’nin (rh) mektubu: 

“Ey Üstad-ı Muazzam, Atabey’e gelen Ramazan meyvesi olan ve Ramazan-ı şerifin hikmetlerini bildiren Söz, bizi ikaz ve bilmediğimiz hikmetleri tasrih ediyor. Okuduğum her söz, neşrettiğiniz o ulvî hakikatler için âciz lisanım tavsif ve takdirden âciz kalıyor. Ve görüyor, anlıyor ve öyle iman ediyorum ki, bir zaman gelecek, bu Risaletü-n Envar ve Mektubat-ün Nur, için için ateşlenen, feveran eden bir dağ gibi hararetle nurfeşan bir menba kuvvetine tesahup edecek (sahiplenilecek). Ve belki de etmiştir. Bir düğmesine basmakla her tarafı ziyaya müsteğrak eden bir elektrik dinamosu gibi kendinden çok uzak mesafeleri ikaz ve irşat nuruyla ihata edecektir.” (Sh. 131)

Ellerine geçen Risalelerin onlar için ne kadar değerli olduğunu anlatan sevinç ifadeleri de bizler için tam bir ders olacak nitelikte:

Hüsrev Abinin mektupları: “Sevgili Üstadım! Bu fakir talebenize teselli veren mektubunuzu aldım ve ba’de’t takbil (öptükten sonra) okudum. Ruhumda hâsıl olan manevî yaraların ıztırapları ile çok müteellim oldum... Üstadım Bekir Ağa ile gönderdiğiniz mektuptan duyduğum süruru tarif etmek, benim gibi âciz bir talebenin ne lisanımın, ne de kalemimin haddi değildir. Sevincimden mektubunuzu takbil ediyor (öpüyor) ruhum sizinle yaşadığı halde, cismim uzak bulunduğundan ağlıyorum.” (Barla, 132)

Risaleleri o kadar çok kişi okuyordu ki, elden ele gezerken eskiyorlardı. Hafız Ali Abi “Birinci, İkinci sözler çok ellerde dolaştıkları için, okunmaz bir halde idiler. Keza istinsah ettim (çoğalttım) (Barla L. 388)

Hulusi Abi “…On Altıncı Lem’ayı ve benim gibi tembellere, mükemmel bir ders-i ikaz olan mektubu almakla bahtiyar ve çoktandır mahrum kaldığım Nurlar’a kavuşmaktan mütevellit nimete mazhariyetten dolayı, Cenab-ı Hallâk-ı Rahîm’e teşekkürden âcizim.” (Barla L. 472)

Sadece yeni bir Risalenin gelip gelmediğini öğrenmek için bir köyden bir köye yürüyenler, risaleler yeni geldiğinde gözyaşları içinde öpülerek açılan eserler zamanından Külliyatın cep telefonumuza sığdığı zamanlara geldik. Haza min fazlı Rabbi.

Şimdi bize düşen vazife, daha çok okumak ve daha çok hizmet etmek olmalı.

Okunma Sayısı: 1107
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah ince

    7.2.2021 14:05:37

    Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı