"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Suriye ile savaş oyunu”

Cevher İLHAN
13 Şubat 2020, Perşembe
Milli Savunma Bakanlığı, “51 rejim unsurunun etkisiz hale getirildiği”ni açıklar ve bölgede silâhlı muhalif grupların Suriye Ordusu’na ait olduğu söylenen bir helikopteri düşürdüğü duyurulurken, Suriye ordusundan gelen Türkiye’nin bölgedeki hamlelerine karşılık verileceği açıklaması, iki Müslüman komşu ülkenin savaş tuzağına düşürüldüğünü iyice açığa çıkardı. (gazeteler, 11.2.20)

Bu arada Türkiye’nin “askeri gözlen noktaları”nın İdlib ve çevresinde ilerleyen Suriye ordusunun gerisinde ve kuşatmasında kalmasıyla Mehmetçiğin güvenliği daha da tehlikeli bir vartaya sürüklenirken, Suriye’nin, Türkiye’yi Suriye’nin egemenliğini ihlâl etmekle suçlaması işi daha da tırmandırıyor.

Belli ki Suriye’yi de Irak gibi bölüp parçalama ve ifna etme peşindeki ABD ve emperyal güçler, Türkiye ile Suriye’yi kapıştıma komplosunu kurmuş. Bundandır ki HTŞ ve diğer silâhlı gruplara tanksavar füzeleri başta her türlü askeri silâhı gönderen ABD, Türkiye - Suriye savaşını provoke ediyor. Taşeron terör örgütlerini Suriye’nin yanısıra Türkiye ve Rusya’ya karşı tahrik edip kullanmak peşinde.

ABD’NİN “SAVAŞ KIŞKIRTMASI”NA KARŞI…

Tam da çatışmaların tırmandığı vetirede, ABD Dışişleri Bakanı’nın “NATO müttefikimiz Türkiye’nin yanındayız” demesi, Ankara’ya gelen Amerika’nın Suriye Özel Temsilcisi Jeffery’in Türkçe olarak “Türkiye bir tehditle karşı karşıya” diye konuşması bunun ifadesi.

Şu çarpıklığa bakın ki, bir taraftan Türkiye’nin onca itirazına rağmen bütün dünyanın gözü önünde 50 bin TIR’la her türlü ağır silâh ve mühimmat desteği verdiği ve ordu kurdurup ortak askeri devriye yaptığı YPG’ye en son Pentagon’un 2021 yılı bütçesinden 200 milyon dolar pay ayıran ABD, diğer taraftan Türkiye’yi Suriye ile savaşmaya kışkırtıyor. Astana ve Soçi mutâbakatlarıyla sağlanan ateşkesi ve Türkiye’nin Rusya ile stratejik ilişkilerini bozup bütünüyle kendine mahkûm etme kumpasını kuruyor.  

Özetle, tam bir “ikiyüzlülük”le bir yandan Fırat’ın doğusunda PKK terör örgütünün Suriye kolu olan YPG’yle işbirliği yapan ABD, diğer yandan Fırat’ın batısında İdlib üzerinden Türkiye’nin küresel ecnebiler adına vekâlet savaşı veren taşeron silâhlı muhalif terör gruplarıyla birlikte Suriye’ye karşı savaşmasını istiyor. 

Buna mukabil, Suriye ile savaşın eşiğine gelinen kritik süreçte, Rusya’dan bu endişe verici duruma karşı “İdlib mutâbakatı”nın işletilmesi, silâhlı grupların saldırılarının durması, karşılıklı ateşin sonlanması, Rusya-Türkiye anlaşmasının uygulanması açıklamaları geliyor. 

ASTANA VE SOÇİ HAYATA GEÇİRİLMELİ

Amerikalıların “Türkiye vurmalı!” diye İdlib’de Mehmetçiği Suriye ordusu ile savaştırma tahrikine kapılmadan, kışkırtmalara gelmeden, aklıselimle meseleye yaklaşmak büyük önem taşıyor.

Bahçeli’nin “Diplomatik temaslardan bir şey çıkmamıştır. Şehitlerimizin vebali saldırgan Suriye kadar buna ortam hazırlayan Rusya’nın omuzlarındadır. Türkiye, Şam’a girmeyi şimdiden planlamalıdır. Yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun Esad!” türü ateşin üzerine benzinle giden “vurun, yıkın, yakın” çıkışlarına, “iktidara ilişik medya” yorumcularının “Türkiye Suriye’ye girmeli, yıkıp yakmalı” kışkırtmalarına bakmadan, itidalle hareket edilmeli; İdlib’de “ABD - İsrail tuzağı”na düşmemek için başta Rusya, İran ve bölge ülkeleriyle konuyu müzâkere edilmelidir. 

Ankara, akıbeti muhataralı ve belirsiz “havada, karada Suriye’yi vurmak”la ifade edilen “askeri operasyonlar” yerine, öncelikle “İdlib mutâbakatı”nın güncellenip işlemesine çalışmalı. Dokuz yıldır iç savaşın sürdüğü ve bir milyon altı yüz bin insanın katledildiği, nüfusun üç birinden fazlası göçe zorlanıp harap olan Suriye’de ateşkesi sağlayacak, ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğini esas alan Astana ve Soçi mutâbakatlarının yeniden hayata geçirilmesine çabalamalı. 

Ankara ve Şam, çoğu yabancı savaşçılardan oluşan taşeron maşa örgütlerin çatışmaları tahrikle ateşledikleri savaş fitnesine, karanlık güçlerin Ortadoğu’daki hegemonya ve çıkar savaşı oyununa âlet olmamalı. 

Okunma Sayısı: 2063
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    13.2.2020 11:12:13

    Afganistan,Irak,Bosna,Yemen,Libya ve kısmende Mısır'da oynanan oyuna şimdi de ülkemizi katma derdin ve planlarını uygulamada olan düşmanı anlarım.Amma dün sınırdaki tel örgüleri kaldırmaya,iki kıbrıs büyüklüğündeki verimli münbit arazinin ülke insanına zenginlik sağlaması planları varken,ortak kabine toplantısı yaptığın komşu,dindaş ülke ile savaş naraları atmak,diplomasi yoluyla problemi çözmek için görüşmemek iyiniyeti değil artniyetin göstergesidir.Bir kere bu niyet bozukluğu bizim ülke insanımızın,milli ve manevi değerlerimizin zararınadır. Bugünkü yaşanılanlardan daha vahimi gelecekte olmaamsı için müzakerelere derhal başlanmalı,direkt görüşülerek çözüm bulunmalıdır.Bunu yapmayan hem milletine hemde dine ve islam alemine ihanet etmiş oluyor.

  • Yusuf taha

    13.2.2020 08:53:26

    Nasıl ki medine yahudileri evs ve hazreçe silah vererek birbirlerine karşı kışkırtarak kırdırıyorsa bugün de ABD yahudileri aynïsını yapıyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı