"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tatil yolunda otoban dolandırıcılarına dikkat!

Davut ŞAHİN
21 Haziran 2020, Pazar
Anadolu yakasında bir kitap fuarı sonrası İstanbul’a doğru direksiyon kırmış, otobanda seyir halindeyim.

Şehrin 10 kilometre dışında arkamda beyaz bir araç, far lambalarını yakmış, yolun sağına çekmem için işaret veriyor. Yetmiyor, sollayarak önüme geçerek dörtleri yakıyor. 

Kurtuluş yok, her ikimiz aracımızı sağa çekiyoruz.

Aracı hemen onun arkasına park ederek dörtlüleri yakıyorum. 

Aklıma ilk gelen, arabada bir arızanın olup, olmadığı idi.

 Önümdeki araçtan inen adam, benim meraklı bakışlarıma aldırmadan hızla koşarak yanıma geldi. Gözleri faltaşı gibiydi, nefes nefese, “Ağbi!” dedi... “Ben Hasan, şehrin çıkışından beri sana işaret çakıyorum, görmedin mi?” 

“Görmeli miydim?” 

Durdu, bu sefer şaşkınlık sırası ondaymış gibi; 

“Aaa... Yoksa beni tanımadın mı? Ben Hasan... Bağcılar’dan!”

 Elini uzatıyor, mecburen tokalaşıyorum. Alabildiğine gülümsüyor. 

Diyorum ki;

 “Şey, kusura bakma. Tanıyamadım.”

 O da diyor ki; 

“Aaa... Çok ayıp ediyorsun ama. Bağcılar’dan Hasan dedim ya... Ah, bir de akraba olacağız seninle.” 

Yanımda oturan eşime dönüyorum. 

“Akrabamızmış... Sen tanıdın mı?”

“Yoo...”

 Diyorum ki;

 “Benim akrabam, eşimin yakınlarıdır genellikle... Bilirse eşim bilir. Çünkü benden akraba çıkmaz.”

 Diyor ki; 

“Bak şimdi sana darıldım. Akraba dediysek, lâfın gelişi... Sen dostlarını ne çabuk unutuyorsun. Geçen bayramda evinize geldik, yedik, içtik... Yahu nasıl olur da unutursun. Bak üzüldüm şimdi!”

Hem ısrar edip hem de peşpeşe suçlayınca, az sonra “Nasıl hatırlamam?” diye kendimi suçlar halde buldum.

 Bir yandan da, “Halbuki hafızam iyidir” diyorum. 

Hatta biraz sonra tanımadığım adamdan ufak ufak “özür” bile dilemeye başladım.

Sonunda, “Neyse, önemli değil ağbi, hatırlanmamak da varmış kaderimde. Demek böyle olduk şimdi... Öyle olsun. Bir selâm vereyim dedim” derken, aracının arka kaputunu açtı, “Ağbi sen beni unuttun, ama ben seni unutur muyum? Vallahi, hediyesiz göndermem. Gel bagajdaki bal kavanozlarından birkaçını seç, al...” dedi. 

Ne alicenaplık.

*

Israrla istemememe rağmen, o benden de inatçıydı, mecburen araçtan inip, yanına geldim. Bir kolinin içine üç kavanoz koyarak kucağıma tutuşturdu, “Bunlar senin!” dedi. Ne olduğunu anlamadan kavanozların fiatını kulağıma fısıldadı. “Ağbi bunun tanesi 100 lira, ama sen benden olduğun için 70 lira... Bu arada kimseye birşey söyleme, bunlar benim hediyem.”

 Ben de bir an önce bu yapışkan “tanıdığımdan” kurtulmak için, çıkarıp ücretini verdim. Adam “Bağcılar’da buluşmak temennisiyle” aracına atladığı gibi basıp gitmesin mi?

 Bana da, kucağımda bal kavanozları kolisiyle, hızla giden beyaz arabanın arkasından bakmak düştü. 

Koliyi bagaja yerleştirdikten sonra arabaya oturduğumda eşime, “Az önce biz ne yaşadık?” diye kendi kendime söylenmeden edemedim.

 Anlayacağınız tatlı tatlı dolandırılmıştım. Süzme bal diye yutturduğu resmen “sahte bal”dı.

*

Bu “anımı” niye anlattım? 

Şundan; tatil başladı. Uzun yola çıkacaksınız, memleketinize gideceksiniz. Eğer yukarıdaki gibi, telâşlı bir adam, yolunuzu kesip durmanızı söylerse sakın aldırmayın. Kulaklarınızı tıkayın ve yolunuza devam edin.

Çünkü “otoban dolandırıcıları” işbaşında.

Okunma Sayısı: 1645
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Harun

    23.6.2020 10:20:00

    Barış kardeşimin yorumundaki olayın aynısı benim başımdan geçti. Aracın plakalığındaki serviste çalışıyormuş. Tek fark adı Emre :) birde ben balı almadım. Keşke plakasını alıp ihbar etseymişiz.

  • Mehmet Türeli

    21.6.2020 15:53:46

    Aynı dolandırıcı olmalı bir kaç yıl evvel benzer anlatım ile kayınbiraderimi kandırmıştılar. Geçmiş olsun.

  • barış

    21.6.2020 10:42:22

    Aynı hikayeyi dinlemiştim. tek fark burda arabanın plakalığındaki servis ismiyle plaka koduyla bu arabayı taniyorum ben bu serviste çalışıyordum diyerek zorla bal satmışlar.tabi yol boş tenha olunca bide durunca ailecek insan korkar. en iyisi böyle tenha yerlerde durmamak

  • A. AYDIN

    21.6.2020 01:59:54

    Uyarmanız iyi oldu.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı