İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Uluslararası Ceza Mahkemesinin 5 üst düzey isim hakkında gizlice tutuklama emri çıkardığı yönündeki haberlerin ardından Filistinlilere yönelik saldırgan tavrını sürdüreceği mesajını verdi.
İsrailli 5 üst düzey isim hakkında yakalama kararı çıkarıldı
Ben-Gvir, Londra merkezli Middle East Eye (MEE) internet sitesi ile Haaretz gazetesinin UCM'nin tutuklama emrine ilişkin haberlerinin ardından yazılı açıklama yaptı.
Ben-Gvir, "Korkmuyorum ve geri adım atmayacağım. Lahey'den gelen hiçbir emir beni 'teröristlere' karşı saldırgan bir politika yürütmekten alıkoyamaz." ifadesini kullandı.
UCM'nin "teröristleri" koruduğunu ve İsrail'i kısıtlamaya çalıştığını iddia eden Ben-Gvir, "İsrail askerlerine tam destek vermeye devam edeceğini, İsrail vatandaşlarının güvenliği için kararlı bir şekilde hareket edeceğini, özür dilemeyeceğini ve durmayacağını" dile getirdi.

Filistinli ve uluslararası insan hakları kuruluşları, esirlere karşı provokatif açıklamalarda bulunması ve Filistinlilere yönelik idam yasasının en büyük destekçilerinden olması nedeniyle Ben-Gvir hakkında tutuklama emri çıkarılması çağrısında bulunuyordu.
Haaretz gazetesinin 17 Mayıs'taki haberinde, 3'ü siyasetçi, 2'si askeri yetkili olmak üzere 5 İsrailli üst düzey isim hakkında gizlice tutuklama emri çıkarıldığı belirtilmişti.
Middle East Eye (MEE) internet sitesinin dünkü haberinde de "UCM'den, Ben-Gvir ve İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich hakkında gizli bir tutuklama emri çıkarmasının talep edildiği" bilgisi verilmiş ancak talebi kimin yaptığı belirtilmemişti.

Daha önce Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan ötürü Başbakan Binyamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkaran UCM'den 5 kişiyle ilgili söz konusu tutuklama emrine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Söz konusu iddianın doğrulanması halinde UCM'nin hakkında tutuklama emri çıkardığı İsrailli yetkili sayısı 7’ye yükselmiş olacak.
***
Esfel-i Sâfilîn Kavramı Hakkında
Esfel-i sâfilîn, Kur'an-ı Kerim'de yer alan Tîn Suresi'nin 5. Ayet-i Kerime'sinde geçen ve "aşağıların aşağısı" ya da "sefillerin en sefili" anlamına gelen bir kavramdır.
Tîn Suresi 5-6. Ayetlerin Tefsiri (Diyanet İşleri Başkanlığı)
“Sonra onu aşağıların aşağısına (esfel-i sâfilîn) indirdik” ifadesini müfessirler iki türlü yorumlamışlardır: a) İnsanın aşağıların aşağısına indirilmesi, onun bedensel ve zihinsel gelişmesini tamamladıktan sonra fizyolojik ve psikolojik olarak gerilemeye başlaması; algı, hâfıza ve düşünme kapasitesinin ve fonksiyonlarının gittikçe zayıflamasıdır. Nitekim başka âyet-i kerîmelerde bazı insanların güçlendikten sonra “erzel-i ömür” denilen ömrün en zayıf ve sıkıntılı çağına eriştirileceği ifade buyurulmuştur (bk. Hac 22/5). Yaşlanma, müminler için de inkârcılar için de geçerli olan kaçınılmaz bir durumdur. Buna göre 6. âyet, inanıp iyi işler yapan yaşlı kimselerin, itaatlerinden dolayı kesintisiz ödül alacaklarını, bedenen ve zihnen gerileseler bile mânen ilerleyeceklerini ifade eder. b)

Bu ifade, yaratılış amacına uygun hareket etmeyip ahlâkî değerleri hiçe sayan ve en güzel biçimde yaratılmış olmanın şükrünü yerine getirmeyenlerin cehenneme indirileceğini gösterir. Bize göre “Sonra onu aşağıların aşağısına (esfel-i sâfilîn) indirdik” ifadesiyle şu gerçek ortaya konmaktadır: İman etmeyen ve sâlih amel (iyi, erdemli, dünya ve âhiret için yararlı işler) yapmayan kimseler, Allah Teâlâ’nın insana verdiği, onu yaratılmışların en mükemmeli kılabilecek imkânları verimli ve doğru bir şekilde kullanmadıkları veya kötüye kullanmış oldukları için, hayatın başlangıç noktasından ileriye doğru gitmek, kesintisiz gelişme ve ecir alma imkânından yararlanmak yerine geriye, insandan geri canlılar âlemine doğru gitmiş, alçalmış olacaklardır.
Tîn Suresi'nin Meali:
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Andolsun incire ve zeytine,
Sinâ dağına,
Ve bu güvenli şehre (Mekke'ye) ki,
Biz insanı gerçekten en güzel bir biçimde yarattık.
Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.
Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka; onlar için kesintisiz bir mükâfat vardır.
(Ey insan!) Artık bundan sonra, hesap günü konusunda seni ne yalanlatabilir?
***
Risale-i Nur'dan konuyla ilgili bölüm:
(2)“İnsan ahsen-i takvîmde (en güzel sûrette) yaratıldığı ve ona gāyet câmi‘ bir isti‘dad (kābiliyet)verildiği için, esfel-i sâfilînden tâ a‘lâ-yı illiyyîne, ferşten (yerden) tâ arşa, zerreden tâ şemse (güneşe) kadar dizilmiş olan makāmâta, merâtibe, derecâta, derekâta (makamlara, mertebelere) girebilir ve düşebilir bir meydân-ı imtihâna atılmış, nihâyetsiz sukūt ve suûda (düşüş ve yükselişe) giden iki yol onun önünde açılmış bir mu‘cize-i kudret ve netîce-i hılkat (yaratılışın netîcesi) ve a‘cûbe-i san‘at (şaşılacak bir san‘at) olarak şu dünyaya gönderilmiştir.”
(Sözler, 23. Söz, 108)
AA