Trump yönetimiyle birlikte küresel sistemin her alanda kuralsız hale gelmesi, sosyal ve ekonomik dengeleri sarsıyor. Ekonomisi kırılgan olan Türkiye de risk altında.
ORTA ÖLÇEKLİ EKONOMİLER RİSK ALTINDA - DIŞ TİCARET İÇİN BÜYÜK TEHLİKE
Küresel sistem altüst oluyor, dünya ekonomisinde dengeler değişiyor. Ekonomik krizi aşamayan Türkiye için ise tehlike büyüyor. Washington’ın müttefik, rakip ayrımı gözetmeden ticareti bir dış politika aracına dönüştürme hamleleri, kurumlar ve kurallarla işleyen çok taraflı düzenin aşınması olarak yorumlanırken ekonomist, stratejist ve siyaset bilimciler bu dönüşümün Türkiye ekonomisini ihracat, döviz ihtiyacı ve yatırım girişleri açısından daha kırılgan hale getirdiğini söylüyor.

Denge politikasına ihtiyaç var
Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, küresel ekonomide yapısal kırılma sürecinin bölgesel ekonomiler için maliyetleri yükselttiğini vurguluyor. Ülgen, “Türkiye, Avrupa ile Amerika arasında bir tercihe zorlanabilir. Bir yandan güvenliğini büyük ölçüde Amerika’nın başat aktörü olduğu NATO’dan elde ederken diğer yandan ana ticaret partneri Avrupa. Bu nedenle güvenlik ve ekonomik refahın temel aktörleri arasındaki gerilim, Türkiye bakımından olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Bu dönemde akıllı bir denge politikasına her zamankinden daha fazla ihtiyaç var” diyor.

Yaptırım riskine karşı dayanıklılık çağrısı
Cumhuriyet’in haberine göre, Prof. Evren Balta ise savunma harcamaları ve teknoloji kısıtlarının güvenlik boyutunu şekillendirirken ticarette ise tarife savaşları, sübvansiyon yarışları ve “güvenilir tedarikçi” filtrelerinin belirleyici hale geldiğine dikkat çekiyor. Balta, şunları vurguluyor: “Avrupa pazarına erişimi korumak için standart ve izlenebilirlik altyapısını güçlendirmek gerekiyor. ABD ile ilişkilerde ise yaptırım riskini yönetebilecek şeffaf bir hat kurmak, bu dönemin enkazının altında kalmamak için dirençli ve güçlü bir ulusal kapasite kurmak şart.”
Haber Merkezi
***
Dış ticarette alarm zilleri
AB ile MERCOSUR arasında 17 Ocak’ta imzalanan serbest ticaret anlaşması ile Avrupa Birliği’nin Hindistan başta olmak üzere farklı pazarlarla sürdürdüğü STA görüşmeleri, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda ilerleme sağlanamayan Türkiye açısından dış ticaret riskini artırıyor. 25 yıllık müzakerelerin ardından imzalanan AB-MERCOSUR anlaşmasının yürürlüğe girmesi halinde, MERCOSUR ülkeleri Türkiye pazarına avantajlı erişim imkânı elde ederken, Türkiye söz konusu ülkelerde benzer ticari ayrıcalıklara sahip olamayacak. Gelişmeleri EKONOMİ’ye değerlendiren TÜSİAD Almanya Temsilcisi Alper Üçok, AB’nin Türkiye ile mevcut ve giderek problemli hale gelen Gümrük Birliği’ni güncellemeden Mercosur, Hindistan ve Asya’nın hızla büyüyen ekonomileriyle STA’lar yapmasının Türkiye’yi olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe ise AB’nin bu adımlarının Türkiye’ye açık bir mesaj verdiğini belirterek, “En büyük ihracat pazarımız olan AB, Türkiye’nin önemli olduğunu ama vazgeçilmez olmadığını gösteriyor. Bu tablo, konfor alanından çıkıp rekabet gücünü yeniden arttırmamız gereken bir döneme girildiğini ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Merkezi