"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AB’den uzaklaşmak kime yarar?

Faruk ÇAKIR
26 Haziran 2022, Pazar
Nasıl olup da Avrupa Birliği üyeliği eşiğinden geri döndüğümüzü tartışabilmiş değiliz.

Yapılan yorumlar Türkiye’nin AB üyeliğinden her geçen gün biraz daha uzaklaştığı yönünde yoğunlaşıyor. Bu durumdan memnun olanlar olsa da, neticenin milletin menfaatine olduğunu söylemek kolay değil. 

Son 20 yıl değerlendirildiğinde, AB’ye uyum sürecinin millet menfaatine neticelendiği; AB hedefinden uzaklaşıldıkça da sıkıntıların arttığı görülür. Türkiye’yi idare edenler ülkemizi AB üyelik hedefinden uzaklaştırdıkları için mutlu olabilirler, ama bu netice millet menfaatine değil.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Türkiye’nin çeyrek asır öncesine göre şu anda AB’ye daha fazla uzakta olduğunu söylemiş. Avrupa’da yayımlanan bazı gazetelere konuşan AB Komisyonu Başkanı Leyen, tam üyelik yolunda Brüksel ile uyumun önemli olduğunu belirterek, “Ankara’nın hevessiz bir tutum içinde olmasının üyelikle ilgili iradesini de ortaya koyduğunu” dile getirmiş. “Türkiye, 1999 yılına oranla daha fazla uzakta” diyen Leyen, üyelik sürecinin ilerlemesinin tamamen başvuru yapan ülkenin elinde olduğuna da dikkat çekmiş.

Bu açıklamanın medyada yer aldığı günlerde Ukrayna ve Moldova’nın Avrupa Birliği’ne ‘aday ülke’ olduğu ilan edildi. Bu gelişmeleri değerlendiren bazı uzmanlar, “AB bizi üye yapmak istemiyor. Bizden sonra müracaat edenleri kabul ediyor” diyebilir. İlk bakışta haklı gibi görünse de bu tespit de doğru değil. Elbette müracaat tarihi itibarıyla Türkiye’den çok sonra bu yola müracaat eden pek çok ülke üye olduğu halde ülkemiz AB’ye üye olamadı. Fakat bunun tek sorumlusunun AB yöneticileri ve AB üyesi ülkeler olduğunu söylemek zor. Türkiye’yi idare eden siyasi irade acaba üyelik için gerekli olan şartların ne kadarını yerine getirdi? Üye olmak isteyen ülkemiz olduğuna göre, üyelik şartlarını yerine getirmek bizim vazifemiz değil mi? Elbette aleyhimize olan şartlar da olabilir. Fakat aleyhimizde bir şart varsa, lehimizde belki on şart var. Bizim idareciler, ‘bir’ fenalıktan korunmak için ‘on fayda’yı ellerinin tersiyle itiyor. Sonra da “AB bize engel çıkarıyor” diye meseleyi iç politikaya alet ediyorlar.

Tekrarlamakta fayda var: Türkiye’nin AB’ye üye olmasında milletin ve memleketin menfaati vardır. Üyeliğimizi kim ve kimler engellemek istiyorsa milletin menfaatini düşünmüyor demektir. Bunca yıl “Bugün ya da yarın AB’ye üye olacağız, olmalıyız” diyenlerin şimdi tam tersi politikalar uygulaması ve ellerinden geldikçe Türkiye’yi AB yolundan uzaklaştırması ibretlik bir haldir.

Herkes şu soruya ikna edici cevaplar vermeli: Türkiye’nin AB’ye üyelik hedefinden uzaklaşması kime yarar?

Okunma Sayısı: 978
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    26.6.2022 03:18:02

    "Hem büyük Deccal'ın, hem İslâm Deccalı'nın üç devre-i istibdadları manasında üç eyyam var. "Bir günü, yani bir devre-i hükûmetinde öyle büyük icraat yapar ki, üçyüz senede yapılmaz. İkinci günü, yani ikinci devresi, bir senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve devresi, bir senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi âdileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belâgatla ümmetine haber vermiş." Şualar - 587

  • S.topuz

    26.6.2022 03:15:04

    "Hem Deccal'ın rejimine ve teşkil ettiği komitesine ve hükûmetine ait garib halleri ve dehşetli icraatı, onun şahsıyla münasebetdar rivayet edilmesi cihetiyle manası gizlenmiş. Meselâ: "O kadar kuvvetlidir ve devam eder; yalnız Hazret-i İsa (A.S.) onu öldürebilir, başka çare olamaz." rivayet edilmiş. Yani, onun mesleğini ve yırtıcı rejimini bozacak, öldürecek; ancak semavî ve ulvî, hâlis bir din İsevîlerde zuhur edecek ve hakikat-i Kur'aniyeye iktida ve ittihad eden bu İsevî dinidir ki, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın nüzulü ile o dinsiz meslek mahvolur ölür. Yoksa onun şahsı bir mikrop, bir nezle ile öldürülebilir."(Şualar - 581).

  • S.topuz

    26.6.2022 03:12:36

    Avrupa Birliği muhalifleri, AB ile entegre olunca, kendi menfaat ve çıkarları istikametinde kurmuş oldukları fasid ve kayırmaci ve de keyfine ve menfaatlerine göre HAK ve HUKUKU evirip çevirenlerin rahatı ve düzenleri alt-üst OLACAK. ONUN için Avrupa Birliğine almasınlar diye, AVRUPA KRİTERLERİNİ savsaklayıp, hep tersinden öküzleri koşuyorlar. İnadlaşma oradan geliyor. Millilik ve maneviyatcılıkla milleti aldatıp, APTAL yerine koyuyorlar ve OYALIYORLAR! Yazık, hemde çok yazık Memleketin kaybettiği kayıp yıllara. Allah c.c yar ve yardımcımız olsun inşaallah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı