"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

‘Fırsatçılar’ı seyreden idareciler kim?

Faruk ÇAKIR
08 Eylül 2021, Çarşamba
Pahalılık ve zamlardan yana herkes şikâyetçi, ama ortada ciddî bir sorumlu yok.

Türkiye’yi idare edenler ‘iyi’liklere dört elle sahip çıkarken zam ve benzeri ‘fenalık’lara katiyyen sahip çıkmıyorlar. Görenler de zamlardan dolayı başkasının sorumlu olduğunu zannedecek.

Nitekim iktidar partisinin MKYK Üyesi eski bir vekil, pahalılıktan yana şikâyetçi olmuş, ama yine sorumlu olarak partisini ve idarecilerini ya da ‘bakan’larını değil de kim olduğu ilân edilmeyen ‘fırsatçılar’ı işaret etmiş.  

Sosyal medyada paylaşılan mesaj şöyle: “Defalarca yazdım, tekrar edeyim. Gıda, tarım ve hayvancılık girdilerinde % 100’ü aşan fiyatlar, döviz kuru ve enflasyonla açıklanamaz. Kimse kusura bakmasın, fırsatçıların tepesine inmeden ‘ucuzluk’ olmaz. Denetime zincir marketler (...) başlayabiliriz meselâ.” (3 Eylül 2021)

Esasında mesaj çok şey anlatıyor. Bir defa ‘gıda, tarım ve hayvancılık girdilerinde % 100’ü aşan fiyatlar’ın olduğu bir yerde enflasyonun yüzde 20 civarında olması mümkün müdür? Değilse niçin milletin yanıltılması cihetine gidiliyor? Meselâ, hayvancılığın ‘girdi’si en başta ot ve yemle değil mi? Peki, diyelim ki ‘ot’ fiyatları yüzde yüz arttı. Bunun sorumlusu kimdir? Vatandaşın, üreticinin ya da hayvancılıkla meşgul olanların fiyatlardan şikâyet etmeye hakkı vardır. Ancak idareci mevkiinde olan ya da idarecilere yakın olanların böyle bir hakkı var mıdır? Türkiye’yi idare eden siyasî kadroya dahil olanlara düşen, varsa ‘fırsatçılar’a da imkân tanımamak değil mi?

Şunu da unutmamak icap eder ki, ‘fırsatçılar’ın tepesine inmek kanun zoruyla ya da baskı ile olmaz. Yürürlükteki kanunlar işletilse fırsatçılara ‘fırsat’ çıkmaz. Elbette her dönemde fırsatçılar bulunabilir. Fakat hukukun ve adaletin tam olarak işlediği yerlerde fırsatçıların ‘fırsat’ bulması kolay değil. Eğer fırsatçılara imkân doğuyorsa bir yerde hata ve yanlış olduğu akla gelmeli. Hem ‘fırsatçı’ ilân edilenlere sorulsa belki onlar da başka ‘fırsatçı’lardan dert yanacak. Dolayısıyla iyi idare edilmeyen, açıklık ve şeffaflık olmayan her yerde fırsatçılar işi ele alır.  Türkiye’yi idare edenler elbette bunu bilir. Fakat bildikleri halde hayali düşmanlar, isimleri açıklanmayan fırsatçılardan bahisle sorumluluğu başkalarına atmaya çalışırlar.

Kimse kusura bakmasın. Nasıl ki idareciler ‘iyilik’lere sahip çıkıyorlar, aynı şekilde ‘kötülükler’ de onların hanesine yazılır. Ortada fırsatçılar varsa ve bunlar ‘fırsat’ buluyorsa bunun da sorumlusu olanlar yine idarecilerdir. Neredeyse çeyrek asırdır idareci makamında oturup da bunca yıl sonra ortaya çıkan tabloyu başkalarına havale etmek acaba başta tür bir ‘fırsat’çılık değil mi?

Emir ve komutayla fiyatlar düşmeyeceği gibi enflasyon da düşmez. Ne zaman ki hak, hukuk ve adalet yolunda ilerlemeye karar verilir; o zaman işler yoluna girer ve dolaylı olarak fiyatlar da düşer, fırsatçılar da ‘fırsat’ bulamaz. İdareciler bunu da bilir, ama maalesef milleti yanıltmayı tercih ediyorlar. En iyisi fırsatçıları da, kabahati kendilerinde bulmayan idarecileri de Allah’a havale edelim.

Okunma Sayısı: 1158
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • erhan

    8.9.2021 10:22:27

    bir ülke, yatırımlara 221, Faize 304 milyar harcıyorsa, çok çok geçmiş olsun. bir zamanlar kurum olarak halı saha maçlarına katıldık, rakiplerden bir tanesi çok güçlüydü, büyüğümüz dedi ki; ya gücümüz yetmezse çamura yatarız nasıl? dedik, görürsünüz dedi, maç başladı tabi baktık biz dağılıyoruz, büyüğümüz devreye girdi; adamlar gol atıyor gol değil diyoruz, penaltı oluyor olmadı diyoruz, vurduğumuz top kale direğinin yandan auta gidiyor gol diyoruz. velhasıl her ne kadar çamura yatsak ta adamların bizi hallaç pamuğu gibi dağıtmasının önüne geçemedik. ve o muhterem büyüğümüzde milletvekili oldu. şimdi ki söylemlere bakınca hep bu anımız aklıma gelir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı