"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman İzmit’te rahmetle yad edildi

27 Mart 2024, Çarşamba
Bediüzzaman Hazretlerinin vefatının 64. yılında iZMİT Çamlık Eğitim Kültür ve Çevre Vakfı Başiskele temsilciliğinde düzenlenen anma programı yoğun bir katılımlar gerçekleştirildi.

AHMET CEMİL ÇÖKREN
FOTOĞRAF: YASİN ÖĞÜT

Bediüzzaman Hazretlerinin vefatının 64. yılında Çamlık Eğitim Kültür ve Çevre Vakfı Başiskele temsilciliğinde yoğun bir katılım ile anma programı düzenlendi. Mart ayı demek; Bediüzzaman demek. Bahar demek. Diriliş demek.

Ramazan ayı münasebeti ile iftar yemeğine müteakip başlayan anma programı, akşam namazı sonrası Risale-i Nur dersi, teravih, Yeni Asya Medya Grup Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Pekel’in konuşması, gençlerimizin şiir okuması ve seminer sırasıyla gerçekleştirildi. Programa çevre il ve ilçelerin yoğun katılımıyla başladı. Akşam namazından sonra Risale-i Nur dersini Prof. Dr. Ömer Önbaş yaptı.


Programda Risale-i Nur dersini Prof. Dr. Ömer Önbaş yaptı.

Önbaş, Kastamonu Lahikası 19. Mektup’tan şunları aktardı; “Hürriyetin bidayetinde, Risale-i Nur’dan çok evvel, kuvvetli bir ümid ve itikad ile, ehl-i imanın me’yusiyetlerini izale için, “İstikbalde bir ışık var, bir nur görüyorum” diye müjdeler veriyordum. Otuz sene sonra denildi ki: “Ciddî bir alâka ile senin eskiden beri tekrar ettiğin ‘Bir ışık var, bir nur göreceğiz’ diye müjdelerin tevili ve tefsiri ve tabiri, sizin hakkınızda belki iman cihetiyle âlem-i İslâm hakkında dahi en ehemmiyetlisi, Risale-i Nur’dur...otuz sene evvel bir hiss-i kable’l-vuku ile hissettin.” 

Anma programları sürecek

Ardından, moderatörlüğünü Erkan Türk’ün yaptığı program Mustafa Bilaloğlu’nun Kuran tilaveti ile başladı.


Mustafa Bilaloğlu

Açılış konuşmasını yapan Yeni Asya Medya Grup Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Pekel, “23 Mart 1960 tarihinde vefat eden Bediüzzaman’ın  vefatının 64. yıldönümü nedeni ile “Bediüzzaman’ı anma  programları” kapsamında gerçekleştireceğimiz bu toplantıda Bediüzzaman’ı çeşitli yönleri ile tanımaya ve anlamaya çalışacağız. Çağın bediisi olan Bediüzzaman’ı yeteri kadar tanımak her Müslümanın ve her entellektüelin üzerine bir borçtur. Bu borcun ödenebilmesi için de Nur talebeleri hakkıyla tanıtım yapmak zorundadır.


Yeni Asya Medya Grup Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Pekel  de programa katıldı.

Çünkü; ‘Alimler peygamberlerin varisleridir’ ve ‘Zamanın imamını tanımıyan cahiliye ölümü üzerine ölür’ hadisleri bu faaliyetlerin önemini ortaya koymaktadır. Bu ay ve gelecek ay içinde ümid ediyoruz ki; Bediüzzaman tüm Türkiye’de ve yurt dışında anılmaya tanıtılmaya devam edilecektir. Vefatının 64. yılında Bediüzzaman Hazretlerini ve vefat eden Nur talebelerini rahmetle ve şükranla yad ediyoruz.” dedi.

Konuşmanın ardından gençlerden Kemal Said Türk “Bir Üstad, Fethi Rahat” ve Zübeyir Türk “Gönüller Fatihi Büyük Üstada, Ali Ulvi Kurucu” şiirlerini okudular. 


Zübeyir Türk

Prof. Uzun seminer verdi

Sonrasında, Prof. Dr. Hüseyin Uzun, “Bediüzzaman’ın hayatında ve Risale-i Nur Hizmetinde İstiğna Düsturu” konulu bir seminer verdi.

Prof. Uzun, şunları kaydetti: “Ahmet Feyzi Kul’un Maidetül-Kuran adlı eserinde ‘Ahir zamanda görevli olacak zat bugün şarkta dünyaya geldi’ notunun altına 15 Şaban 1293 tarihi yer alır. Ahmet Feyzi Kul, bu notun ve tarihin Bedizzaman’ın doğumuna ait olduğunu beyan eder. Hicri, 15 Şaban 1293 (13 Ağustos 1876), Berat Kandiline denk gelir. Bu nedenle Allah u âlem, Bediüzzaman Berat gecesi dünyaya geldiğini söyleyebiliriz. Bediüzzaman’ın vefatı ise miladi 23 Mart 1960’tır. Yani Hicri 25 Ramazan 1379’dur. Allah u âlem Kadir gecesidir. Nasıl ki vefatı anılıyor, doğumunun da anılmasını istiyoruz. 

İman ve Kur’an hizmetlerinde koşuşturan gönüllülerin dikkat etmeleri gereken pek çok düsturlar, Hz. Bediüzzaman tarafından Risale-i Nur Külliyatının çeşitli yerlerinde beyan edilmiştir. Bu düsturların önde gelenlerinden birisi de ‘istiğna’ düsturudur. İstiğna, dini hizmetlerde koşuşturan gönüllü mü’minlerin, cemaatlerin, tarikatların veya Risâle-i Nur vasıtasıyla iman/Kur’an hizmeti yapmayı hedefleyen Nur Talebelerinin azami dikkat etmesi gereken Kur’ani ve nevebi bir düsturdur. İstiğna nedir şeklinde akla gelen soruya şu şekilde tanımlar yapabiliriz. Cenâb-ı Hak’tan başka hiç kimsenin minneti altına girmemek

Cenâb-ı Hak’tan başkasına ihtiyacını arz etmemek, yüz çevirip bakmamaktır. İbadet, irşad, Allah’ın ismini duyurmak amacıyla ve gönüllük esasına dayanarak yapılan imani ve Kur’ani hizmetlerde bir ücret, bir bedel, bir karşılık almamak ve bir makam, bir şöhret, bir imtiyaz beklentisi içinde ve niyetinde olmamaktır.  Maddî ve manevî, dünyevî veya uhrevî hiçbir beklenti içinde olmamak; yalnız ve yalnız Allah rızasını esas yapmak ve dini hizmet faaliyetlerinde bu maksadın dışında hiçbir gaye gözetmemektir.

Mükâfatı yalnız Allah’tan beklemek, gönül tokluğu içerisinde olmak, elindekiyle yetinmek, kanaatkâr olmak.

Bediüzzaman, çok zahmet ve meşakkat çektiği halde nastan istiğna düsturunu hiçbir zaman bozmamıştır. Hayatı boyunca tatbik ettiği bu düstur, dindar gözükmek ve yapmacık hareket etmek için değil, bilakis hayat tarzı haline getirdiği bir düstur olmuştur. Bunun sebeplerini Mektubat adlı eserinin ikinci mektubunda talebesi Albay Hulusi Yahyagil’in gönderdiği bir hediyeyi niçin kabul edemeyeceği ile ilgili cevabında, bu hususu altı madde halinde izah etmiştir. 

Sus paylarını reddeder

Hz. Bediüzzaman ile birlikte Burdur’a sürgün edilen bazı zengin reislerin kendisine zekât vermeyi teklif ettiklerinde, onlara verdiği cevap Lem’alar adlı eserinde yer alır. Tarih 1908. Hz. Bediüzzaman, İstanbul’da nezarethanede iken Abdulhamit’in Zaptiye Nazırı Şefik Paşa’nın teklif ettiği “sus payını” red eder.


Bediüzzaman Hazretlerinin vefatının 64. yılında Çamlık Eğitim Kültür ve Çevre Vakfı Başiskele temsilciliğinde çevre il ve ilçelerden yoğun bir katılım ile anma programı düzenlendi.

Tarih 1918. Sadrazam Said Halim Paşa’nın teklifi: Bediüzzaman, Rus esaretinden yeni dönmüştür ve ”Dar-ül Hikmet-ül İslâmiye”de aza olarak seçilmiştir. Said Halim Paşa, Bediüzzaman’ı yakından tanıyan ve hürmet eden bir insandır. Boğazdaki yalısını, arazileri ve ahırları ve bütün müştemilatı ile Bediüzzaman’a vermek ister. Teklifi, Üstad Hazretleri reddetmiştir. Tarih 1922. Israrla Ankara’ya davet edilen ve giden Bediüzzaman, Mustafa Kemal’in sunduğu cazip teklifleri ret ediyor.  Bu kadar maaşı ve cazip teklifleri kabul etmeme gerekçesini de şöyle izah eder:

“Yirmişer, otuzar senelik hayat-ı dünyeviyeyi o adamlar için kurtarmadığıma bedel, yüz binler vatandaşa, her birisine milyonlar sene uhrevi hayatı kazandırmaya vesile olan Risale-i Nur, o zayiatın yerine binler derece iş görmüş. Eğer o teklifi ben kabul etseydim Risale-i Nur meydana gelmezdi.” (Emirdağ Lahikası, s.12)

Tarih 1925. Van’da, Şeyh Said İsyanının öncesinde isyana katılmak için kendisinden izin almaya ve zekâtını ona vermeye gelen Kör Hüseyin Paşa’nın isyan teklifini reddetmiş ve getirdiği zekât altınlarını kabul etmeyerek aşiretinin fakirlerine dağıtmasını istemiştir. 

Tarih 1944. Sürgün olarak gittiği Emirdağ ilçesinde, Ankara tarafından dayalı döşeli, mobilyalı ve güzelce tefriş edilmiş bir ev ve her gün iki buçuk banknot para teklifini ret etmiştir.  Tarih 1952. Pakistan Maarif Nâzır Vekili (Pakistan Eğitim Bakan Vekili) Seyyid Ali Ekber Şah’ın Emirdağ’da Üstadı ziyaret etmiş ve bazı teklifler sunmuştur. Üstad, tekliflerin hepsini ret etmiştir.


Kemal Said Türk

Kutlular Ağabeyin cevabı

Tarih 1981. İhtilal sonrası, Risale-i Nur Talebesi Mehmet Kutlular’a (Yeni Asya Gazetesi İmtiyaz Sahibi) yapılan teklif: Bize de geldiler (1981’de devletin göndermiş olduğu resmi bir kişi, MİT İstanbul Bölge Başkan Yardımcısı) dedi ki:

Bana birlikte çalışmak istediklerini; Nur derslerini kaldırmak, Atatürk karşıtlığından vaz geçmek ve yurtdışında Milli Görüş ve Süleymancılara karşı birlikte çalışmak şartıyla bizi destekleyeceklerini- onların ifadesiyle ihya edeceklerini- söylediler. Hepsini reddettim. Onlara Risale-i Nur derslerinin her halükarda devam ettirileceğini, Kemalizm’le barışamayacağımızı, Milli Görüşçü ve Süleymancıların kardeşlerimiz olduğunu söyledim. Tekliflerini reddettim; bunun bedelini de ödedik cemaat olarak. Ama ‘derin devlet’ dediğini yaptı, büyük ölçüde bütün İslami gruplarla anlaşma içine girdi. (Yeni Asya, 03 Mart 2018)

Üstad Hazretleri istiğna düsturunu, hayatının tüm safhalarında yaşayarak mükemmel bir şekilde gösterdiği gibi talebelerine de ısrarla tavsiye etmiştir. 

 

Tuzaklara düşmedik

Dinin ve cemaatlerin siyasete alet edildiği günümüzde, istiğna düsturu başta olmak üzere Risale-i Nur’larda tavsiye edilen bütün düsturları titizlikle uygulamaya çalışanların başında Yeni Asya Risale-i Nur Cemaati ve neşir organı Yeni Asya Gazetesi geldiğine şahit oluyoruz.

Yeni Asya Gazetesi ve Cemaati, bu zamana kadar teklif edilmesine rağmen yardım, destek adı altında hiçbir teklifi kabul etmedi. Cazip devlet imkânlarından yararlanmayarak tuzaklara düşmedi. Siyasî makamlara tenezzül etmeyerek gayrın minneti altına girmedi.

Yeni Asya Risale-i Nur Cemaati, tüm hücum ve fitne hareketlerine karşı ümidini hiç bir zaman yitirmez. Hz. Bediüzzaman’ın hayatına aksettirdiği istiğna düsturunu tavizsiz bir tarzda uygular.” 

Okunma Sayısı: 1950
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet

    27.3.2024 13:11:24

    Tebrikler Izmit yine her konuda olduğun gibi öncüsün Cenab-ı Allah hizmetlerinizi dair eylesin muhabbetinizi uhuvvetini tesanüdümüzü bozmanın rabbim tez zamanda bu hasletleri diğer illere de nasip etsin

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı