"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AB yolunda daha hangi ülke bizi geçecek?

10 Mayıs 2024, Cuma 00:01
AB, 2023 yılında Ukrayna ve Moldova ile katılım müzakerelerini başlatma, Gürcistan’a ise aday ülke statüsü verme kararı alırken, Türkiye’nin üyelik süreci neredeyse tamamen durdu.

Avrupa Birliği (AB) bu yıl 9 Mayıs Avrupa Günü’nü İsrail’in Gazze’ye saldırılarının ve Rusya-Ukrayna savaşının sürdüğü, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin yaklaştığı, bu bağlamda aşırı sağın yükselişinden duyulan endişelerin dile getirildiği bir dönemde kutluyor.

AB, 2023 yılında Ukrayna ve Moldova ile katılım müzakerelerini başlatma, Gürcistan’a ise aday ülke statüsü verme kararı alırken, bu esnada Türkiye ile ilgili üyelik süreci uzunca bir süredir neredeyse tamamen durmuş durumda. Marmara Üniversitesi Avrupa Araştırmaları Enstitüsü’nden Prof. Dr. Muzaffer Dartan konu hakkında Gazete Duvar’a konuştu. Dartan, “Birlik günümüzde salt ekonomik ilişkilerle sınırlı olmayıp, üye ülkeler arasında tek pazarın oluştuğu, halkların birlikte yaşamasının hukuki çerçevesini oluşturan Avrupa müktesebatının uygulandığı ve bu bağlamda üye ülkeler arasında sınırların de facto (fiilen) önemini yitirdiği bir büyük projedir. Sonuç olarak; 1950’lerin başında altı üye ülkeyle temelleri atılan Birlik, bugün 27 üyesiyle kıtanın geneline yayılmış, yarım milyar insanı kapsayan bir birlikte yaşam projesidir” dedi.

İlişkiler durma noktasına geldi

Dartan şunları söyledi: “‘Topraklarının büyük bir kısmı Asya’da bulunan Türkiye, Birliğe üye olamaz’ diye bir kısım tartışma varken Gürcistan’a aday ülke statüsü verilmesi, Türkiye’ye karşı ileri sürülen bu iddiayı tamamen boşa çıkarmıştır. Ancak diğer yandan Batı Balkanlar genişlemesinin de ivme kazanması 1959’da üyelik başvurusu ile Avrupa bütünleşmesine dahil olmak isteyen Türkiye’nin daha hangi ülkelerin gerisinde kalacağı sorusunu akıllara getiriyor. 1999’da Türkiye’yi ‘aday ülke’ olarak ilan etti. AB, katılım müzakerelerinin başlatılması için Türkiye’nin tıpkı Doğu Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Kopenhag siyasi kriterleri çerçevesinde bazı temel reformlar yapmasını şart koştu. Bu kriterler kapsamında demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanlarında yapılan reformlar yeterli görüldü ve 2005 yılında katılım müzakerelerinin başlatılmasına karar verildi. Fakat 2000’li yılların başında Türkiye’de gerçekleştirilen kurumsal reformlar ve üyelik yönünde atılan önemli adımlar, bir süre sonra karşılıklı restleşmeye kadar gitti ve katılım müzakereleri bugün de facto durmuş vaziyette.”

Haber Merkezi

 

Okunma Sayısı: 813
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı