TBMM’nin yayınladığı İmralı görüşme tutanaklarında PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan, süreci “devlet aklı”nın şekillendirdiğini savundu.
TBMM, üç milletvekilinin 24 Kasım’da İmralı Cezaevi’nde PKK lideri Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin tutanaklarını yayınladı. Görüşmenin detayları Meclis’in internet sitesinde, İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi Görüşme Tutanağı başlığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Tutanaklara göre Öcalan görüşmede, çözüm sürecinin büyük bir sınavla karşı karşıya olduğunu ancak gelinen noktada önümüzdeki 1000 yılı şekillendiren bir kapıyı aralayacaklarını söyledi. İttifak halinde yürümek gerektiğini, Komisyon Üyeleri’nin İmralı’ya gelmesinin kendisini çok umutlandırdığını ve tarihî bir aşamanın başladığını kaydeden Öcalan, süreç konusunda iyimser olduğunu belirtti. Öcalan, Türkiye’yi artık kendi devleti olarak gördüğünü, Türkiye’nin demokratik Cumhuriyet olmasını istediğini, sürece en az muhatapları kadar katkı yapacak gücü olduğunu vurguladı.
“Umut hakkı olmadan bu süreç yürümez”
BBC Türkçe’nin haberine göre, Bahçeli’nin boşuna umut hakkı ibaresini kullanmadığını belirten Öcalan “bu olmadan çalışamayacağını, bu yapıldıktan sonra Suriye konusunda başarılı olmaması durumunda yargılanmayı ve eleştirilmeyi kabul edeceğini, mevcut durumu ile İsrail’e karşı çıkamayacağını, geçmişte Suriye’de Beşar Esad’ın yanındayken İsrail’in kendisini ne hale getirdiğinin gayet açık olduğunu” söyledi. Kendilerini İmralı’da buluşturanın ve yakınlaştıranın “devlet aklı” olduğunu söyleyen Öcalan, “CHP de (Komisyon görüşmesinde) olsaydı iyi olacaktı” diye konuştu.
“Süreç siyasetin alanına geçti”
Tutanağa göre Abdullah Öcalan görüşmeye Kürt sorununun 1000 yıllık bir sorun olduğunu söyleyerek başladı. Abdullah Öcalan kendisinin ise Ankara’da ilk gittiği derneğin Ülkü Ocağı olduğunu, siyasete orada başladığını, Kürt sorununun devlet katından siyasi kata geçtiğini, bu ciddi sorunu şimdi siyasîler ile tartışacağını ve bunu çok önemsediğini söyledi. Yeni süreçte daha önce söylediği tüm sözlerin arkasında olduğunu vurgulayan Öcalan, Bahçeli’nin, “100 yıllık Türk-Kürt ilişki sistematiğine sözleri ile büyük katkı sağladığını” söyledi. Öcalan, 1992’den beri devlet ile irtibat ve diyalog kurduklarını ancak “devlet içerisindeki bir elin kendileri ile Kürt sorununun çözülmesini istemediğini, her seferinde darbe mekanizmasının devreye girdiğini” savundu. Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 17 Nisan 1993’te ölmesiyle ilgili kuşkuları olduğunu söyleyen ve Özal’ın ölümü için “suikast” ifadesini kullanan Öcalan, bugünkü süreçle ilgili olarak “Başaramamaları durumunda darbe mekanizmasının başta Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı’na olmak üzere işleyebileceğini” iddia etti.
Haber Merkezi