"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İstismar politikaları merhameti de tüketti

09 Mayıs 2022, Pazartesi 01:00
İKTİDARIN ÇELİŞKİLİ POLİTİKALARI, ZORDA KALANLARA KOL KANAT GEREN TOPLUMDA MERHAMET TÜKENMİŞLİĞİ DOĞURDU.

KUCAK AÇIP ÖRNEK OLDUK

DP Sözcüsü Çevik: “ Türkiye on senedir, savaş sebebiyle ülkesinden göç etmek zorunda kalan Suriyeli sığınmacılara kucak açtı ve tüm dünyaya örnek oldu. Ama iktidar politikaları ülkemizi sığınmacıların ve kayıtdışı insan hareketlerinin merkezi yaptı.”

MUHACİRDEN UCUZ İŞÇİYE

“Önce Ensar-Muhacir denklemi, sonra ‘ucuz işçi’ söylemi. Zaman zaman da insan kalabalıklarının Batıya karşı santaj ve tehdit unsuru gibi kullanılması. Ve bunlar ülkemizin onur ve haysiyetini ayaklar altına almaktan hicap etmeyen bir anlayışla yapıldı.”

***

İstismar politikaları merhameti de tüketti

DP Sözcüsü Neslihan Çevik, iktidarın çelişkili politikaları nedeniyle haklı olarak bir ‘merhamet tükenmişliği’ sonucunu doğurduğuna dikkat çekti.

Demokrat Parti Sözcüsü Neslihan Çevik, Türkiye’nin son on senedir, savaş sebebiyle ülkesinden göç etmek zorunda kalan Suriyeli sığınmacılara kucak açtığını ve bu konuda tüm dünyaya örnek olduğunu belirterek, “Ancak, 10 sene boyunca uygulanan pragmatist politikalar ülkemizi sığınmacıların ve akabinde kayıtdışı insan hareketlerinin merkezi yapmıştır. Bu insan akını ülkemiz için ciddi bir milli güvenlik ve egemenlik tehdidine dönüşmüştür” dedi. 

Hiçe saymaya devam ediyorlar

Toplumun zorda kalana kol kanat germesi ve merhamet duygularının iktidarın absürt ve çelişkili politikaları nedeniyle haklı olarak bir ‘merhamet tükenmişliği’ sonucunu doğurduğunu söyleyen Çevik, “Kendi kaynaklarımızın yanlış politikalarla hızla yok edildiği bu ekonomik ve siyasi kriz ortamında, önce Türkiye demek bir seçenek değil, zaruri önceliğimiz olmuştur. İktidar, geniş toplum kesimlerinde artarak devam eden bu merhamet tükenmişliğini hiçe saymaya devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE YAPIYORLAR

İktidarın göçmenleri önce “ensar – muhacir” denklemi üzerinden dini bir çerçeve ile daha sonra “ucuz işçi” söylemi ile meşrulaştırmaya çalıştığını ifade eden Çevik, “Zaman zaman da insan kalabalıklarını Batı’ya karşı bir santaj ve tehdit unsuru gibi kullanarak sınırlara yığmaya koyulmuştur. Bütün bunları da ülkemizin onur ve haysiyetini ayaklar altına almaktan hicap etmeyen bir anlayışla yapmaktadır. İktidarın bu çok katmanlı ve çelişki görüntüsü veren sığınmacı politikasını, bazı muhalif bileşenler iktidarın bir göç politikası olmadığı yolunda değerlendirmiştir. Fakat Biz Demokrat Parti olarak, iktidarın bunu bilinçli bir şekilde yaptığının farkındayız” diye konuştu. 

ORTAK MÜCADELE GEREKİYOR

DP Sözcüsü Çevik şunları söyledi: “Bundan sonra yapılacaklar çok nettir. AKP sonrası dönem tepeden tırnağa Türkiye’nin inşasına yönelik olmalıdır. Bu inşa ise popülizm ve otoriterlikten tamamen sıyrılmış, rasyonel ama kendinden emin, siyasi enerjisini popülizme değil dünya gerçeklerine uygun milli çıkarlardan feragat edilmeyen, toplumsal muhalefetin ortak sıkıntılarının tamamen giderildiği ve bireysel veya partizan kavgaların değil ülke için ortak mücadelenin siyasi ve ekonomik gündem ve enerjiyi belirlediği bir bakış açısına dayanmalıdır.” 

Aklı selim çözümlere ihtiyaç var

Sığınmacıların Türkiye’nin omuzlarından akl-ı selimle ve gerçekçi politikalarla kaldırılmasının şart olduğunu ifade eden Çevik,  “Bu sorunu çözeceğini söyleyenlerin hamasetten ibaret söylemleri her ne kadar kısa süreliğine toplumsal duyguları tatmin etse de, sığınmacı/kaçak sorununu çözmekte havaya ıslık çalmaktan öteye gitmeyecektir. Türkiye’nin ihtiyacı olan; aklı-selim, rasyonel, kısa ve uzun vadede ülkenin egemenliğini ve güvenliğini ve demografik yapısını koruyacak çözümlerdir” dedi.

FATİH KARAGÖZ - ANKARA

***

Dönmek istiyorlar

Hatay’da yaşayan Suriyeliler de çoğunlukla evlerine dönmek istiyor. Yedi yıl önce Hatay’a gelen ve Kurtuluş Caddesi’nde market işleten elektronik mühendisi Abdülkerim Treyfi, bir an önce Suriye’de şartların düzelmesini ve dönmek istediğini söylüyor. Humus’tan gelen ve tatlıcılık yapan Ebu Yusuf ise şu an gidebilecekleri bir yer olmadığını, ancak durumlar düzelince evlerine dönmek istediklerini belirtiyor. Lazkiye’den gelen 4 çocuk annesi Necah Muna ise bir gün vatanına geri döndüğü zaman Türkiye’yi de kalbinin içinde götüreceğini söylüyor. DW Türkçe’nin haberine göre, Suriye’nin ana vatanları olduğunu söyleyen 35 yaşındaki Ayşe Bekur da “Anavatanımıza elbet döneceğiz. Ancak buradaki kardeşliğimizi devam ettireceğiz. Güvenli bir ortam olursa ve savaş biterse elbetteki anavatanımdan ayrı yaşayamam” diyor.

Haber Merkezi

 

Okunma Sayısı: 1155
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    9.5.2022 12:28:31

    Mukaddes dinimizi dahi şahsi ve siyasi menfaatleri için istismar etmede tereddüt etmeyen bu siyaset necasetleri,tahrip etmedik yozlaştrmadık,insanalrı mağdur bırakmadığı alan kaldımı. Daha geçen gün içişleri bakanı olan şahıs 'UCUZ İŞÇİ,KAÇAK İŞÇİ ÇALIŞTIRIYORLAR,MENFAATLERİ VAR,diyerek işadamalrına açık açık tehditte bulunuyordu. Hem AB ve YUNANİSTAN'a karşı bu mültecileri kar,yağmur ve dondurucu kışta,alınmayacaklarını bile bile sınıra gönderten ve bu insanalrın eşya,maddi değerlerinin çalınmasına neden olan bir alil kafa var başta.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı