Bediüzzaman’ın gençliğe bakışı, kuru bir nasihatten öte, fıtrî bir uyanış çağrısıdır. Bediüzzaman, hayatını; iman fidanları yetiştirmeye adamış, en sert kışlarda bile baharın müjdesini vermekten vazgeçmemiştir.
Vefatının yıldönümünde Bediüzzaman Said Nursî’yi anmak; bir davanın, bir tefekkürün ve sönmeyen bir nurun izini sürmektir. Fidanlığımızdaki her bir filiz, toprağa düşen her bir tohum, aslında Bediüzzaman’ın ‘Gençlik Rehberi’ eserinde çizdiği muazzam tablonun birer cüzü gibidir. Bediüzzaman, hayatını; iman fidanları yetiştirmeye adamış, en sert kışlarda bile baharın müjdesini vermekten vazgeçmemiş bir maneviyat unsurudur.
Bediüzzaman’ın gençliğe bakışı, kuru bir nasihatten öte, fıtrî bir uyanış çağrısıdır. Üstad, gençliği; hayatın baharı olarak nitelerken, bu baharın ancak imanla ebedîleşeceğini söylemiştir.

Bugün fidanlığımızda boy veren ağaçlar nasıl ki güneşin ışığına, toprağın sadakatine muhtaçsa; günümüz gençliği de modern zamanın fırtınalarına karşı Kur’ân’ın sarsılmaz hakikatlerine o denli muhtaçtır. Bediüzzaman’a göre bir genç, iffetiyle, ilmiyle ve ihlasıyla toplumu ayakta tutan bir sütundur.
Bediüzzaman Hazretleri’nin vefatının üzerinden geçen yıllar, bıraktığı mirasın eskimediğini, aksine her geçen gün daha da taze bir nefes olduğunu ispatlamıştır. ‘Baki bir gençlik’ arayanlara sunduğu reçete, bugün fidanlığımızın her köşesinde yankılanan bir hakikattir. Tohum toprağa emanet, gençlik ise hakikate. Bediüzzaman’ın rahmetle anıldığı bu günde, bizler de onun işaret ettiği nurlu ufka doğru, kökleri maziye bağlı, dalları istikbale uzanan nesiller yetiştirme gayretindeyiz. Ruhun şad olsun ey zamanın garibi...
YENİ ASYA FİDANLIK
***
