"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Şekersiz çay”ın lezzeti (4)

M. Latif SALİHOĞLU
07 Kasım 2019, Perşembe
Aynı konuyla ilgili suâl-cevap faslına bugün de devam ediyoruz.

Suâl: Nur Risâlelerindeki bazı mektuplarda şekerden ve şekerli çaydan da bahsediliyor? Acaba, bu hususa bakmak ve nasıl değerlendirmek lâzım geliyor?

Cevap: Öncelikle ifade edelim ki, o bahislerde zikredilen "şeker", bütünüyle bildiğimiz “beyaz çay şekeri" değildir.

Çok nadir olarak bahsi geçen “esmer çay şekeri“ için de şunları söylemek mümkün:

* Evvelâ, söze "Nerede o eski şekerler?" diye girersek, her halde maksat daha iyi anlaşılır. Özetle: Yani, hiç şüphe edilmesin ki, bugünün kimyevî madde ve sâir kırpıntılarla yüklü çay şekeri ile yetmiş-seksen sene evvelki safi, katışıksız çay şekeri aynı değildir; aralarında pek büyük farklar var.

* Üstad Bediüzzaman'ın çaya limon damlatarak (daha çok kıtlama olarak) içtiğini, bu konuya duyarlı ve meraklı olanlar az-çok biliyor. Muazzam bir İlâhî nimet olan limon ise, gerek çayın ve gerekse şekerin zararlı bazı etkilerini minimize ediyor. Ayrıca, bu içeceği bedene en faydalı bir kıvama dönüştürüyor. Limonlu çay, itimat ettiğimiz bir uzmanın görüş ve ifadesine göre, vücutta adeta serum etkisi yapıyor.

* Üstad Bediüzzaman'ın has talebelerinden Refet Barutçu'nun, çayla beraber şekeri değil, kuru üzümü tercih ettiğini canlı şahitlerden duyduk. Demek ki, onun da bir bildiği var diye düşünmek lâzım.

* Şahsî kanaatim şu ki: Üstad Bediüzzaman bugün hayatta olsaydı, piyasayı istilâ etmiş durumdaki özellikle bugünün "fabrikasyon şeker"ini kullanmaktan imtina ederdi; onun yerine, muhtemelen fıtrî tatlandırıcıları tercih etme cihetine giderdi.

Suâl: Merdiven altında üretilen küp şekeri kullanmanın ne gibi zararları var?

Cevap: Bu her yönüyle zarar verir ve veriyor. Esasen tahlil edildiğinde, adeta şekerden başka içinde hemen her şeyin olduğu görülür. Maliyeti düşürmek ve gramajını arttırmak için, toz şekerin içine akla hayale gelmedik birtakım maddeler ilâve edilerek metal kalıplara öyle basılıyor.

Şekerli çay içen hemen herkes, aslında bu acı gerçeği kısmen de olsa görebilir.

Meselâ: Sıcak çayın içine küp şekerden atıp karıştırdığınızda, bardağın üstünde toz, köpük veya yağ kabarcıkları şeklinde zararlı katkı maddelerini fark edebilirsiniz. 

İşte bu türden minik çer-çöp ve süprüntüler, insan vücudunda büyük tahribat yapar ve çeşit çeşit hastalıklara yol açar, yahut nüksetmelere sebebiyet verir.

Suâl: Uzmanlardan almış olduğunuz bilgilere ve yaptığınız tavsiyelere uyarak, “keyif çayı”nı şekersiz olarak içmeye alıştık, alışıyoruz. Ama, kahvaltı çayında biraz zorlanıyoruz. Kahvaltıda şekersiz çay olur mu, buna alışmanın usûlü varsa nedir?

Cevap: Evet, bunun da bir usûlü, yolu, yordamı vardır. Yani, kahvaltıda da şekersiz çay olur; hem de "bal gibi” olur... 

Şaka bir yana, şeker yerine, çaya bir-iki çay kaşığı kadar süzme baldan katarak, onu da ağız tadıyla içebilirsiniz. Kaldı ki, şekersiz çay içmeye tam alışanlar, hiçbir seansta tatlı çayı tercih etmezler.

Suâl: Önceden çok şekerli içenlerin, zamanla tamamen şekersiz çaya geçmesi mümkün mü? Bu nasıl olabiliyor?

Cevap: Kesinlikle mümkün. Alışmaya, alıştırmaya bağlı bir durum. Ayrıca, yakînen de biliyorum ki, daha evvelden bir tek bardağa 5-10 adet şeker attığı halde, sonradan vazgeçen ve yıllardır çayı hiç şekersiz içen birçok kimse var. Onları zorlasanız da, damak zevkleri değiştiği için, artık şekerli çayı içmezler, içemezler. Doğru olan, çayı sâde olarak, yani hiç şekersiz şekilde içmektir. Tıpkı, "acı kahve" gibi... Sosyal kültür ve geleneğimizde "Bir acı kahvenizi içeriz" sözü boşuna yer almamış. Aslında, o "kırk yıl" hatırı olan kahve de budur. Meselâ, siz hiç "Şekerli kahvenizi içeriz" sözünü duydunuz mu hiç? Duysanız bile yadırgamaz mısınız? İşte, bildiğimiz çay, kahvenin kardeşidir; hem de büyük kardeş unvanına sahiptir.

Suâl: Çayla birlikte şeker yerine tavsiye ettiğiniz üzüm, hurma gibi alternatif taamları nasıl almalı, ne şekilde tüketmeli?

Cevap: Onları bir nevî “kıtlama” tarzında almalı. Meselâ, bir tek “hurma kıtlaması” ile iki bardak çay içmek, pekâlâ mümkün.

Bu arada, sâdeye nazaran 3-5 damla limonlu çay daha faydalı. Âfiyet-şifâ olsun..

(Devamı var)

Okunma Sayısı: 1292
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı