"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cafer-i Sâdık’ın oğluna nasihati

M. Latif SALİHOĞLU
12 Mart 2026, Perşembe
Bir önceki yazıda manevî şahsiyetinden kısaca söz ettiğimiz Zeynelâbidîn, Hz. İmam-ı Ali’nin torunu olduğu gibi, Cafer-i Sâdık da Zeynelâbidîn’in torunudur.

Her ikisi de Hz. Hüseyin’in neslinden olup seyyiddirler. Aynı zamanda, yüksek ilim, zühd ve takvâ ehli olup büyük imamlar silsilesinin sâff-ı evvelinden sayılan mümtaz şahsiyetlerdir. 

Garip bir tecelli de şudur ki: Cafer-i Sâdık, Emevîlerin iktidar devresinde doğup büyümüş olmakla birlikte, ömrünün son 15 senesini Abbasîlerin devr-i iktidarından geçirmiştir. (661’de kurulan Emevîlerin saltanatı, 750 senesinde son buldu.)

*

İmam Cafer-i Sâdık, Miladî 700 senesinin başlarında Medine’de doğdu. 765 senesinde vefatı da yine Medine’de oldu. Onun mezarı da Cennetül-Bâki Mezarlığında.

Mezar yeri daha evvelden ziyaret edilen bir türbe şeklinde iken, bilâhare Vehhabîler tarafından yıktırılmıştır.

Cafer-i Sadık, ilk temel bilgileri dedesi Zeynelâbidîn ile babası Muhammed el-Bâkır’dan aldı. Babasının 19 yıl süren imâmetinin ardından, kendisi de 34 sene aynı vazifeyi devam ettirdi.

Bu arada İslâm fıkhı ile ziyade meşgul oldu. Bu hususta mühim eserler telif etti. Ehl-i Sünnet âlimleri ona büyük hürmetle birlikte, ilminden de çokça istifade etti. Şiâ âlimleri ise, ondan istifade etmekten çok, onu istismara yöneldi. Hatta, ona mu’cize isnadında bulunanlar da oldu. Bu sebeple, ona izafeten Caferiyye mezhebini ihdas ettiler. Nitekim, Türkiye dışındaki Şiîlerin çoğu kendini “Müslüman Caferî” olarak tanımlar.

*

İmam Cafer-i Sadık, sevgili oğlu Mûsâ Kâzım’a uzunca bir nasihatı var. Onların içinden 10 maddelik bir öğütler listesi yaptık. Yazının devamını o hikmetli öğütlere ayırdık. 

Oğluna şöyle sesleniyor, Cafer-i Sadık:

“Bak evlâdım, iyi dinle. Eğer söylediklerime dikkat edip ona göre hayatını tanzim edecek olursan, mes’ut olur, huzurlu yaşar ve hamd ederek ölürsün. İşte bak, dinle:

1) Cenab-ı Hakk’ın taksimine rıza gösteren, kalben zengin olur; başkasının elindekine göz diken ise, ihtiraslı olur ve gönül fakiri olarak ölür.

2) Kendi günahını küçük gören kişi, başkasının küçük günahını büyük görür. Başkasının günahını küçük gören, kendi günahını büyük görür.

3) Başkasının kusurunu arayıp ayıbını ortaya döken kişinin, kendi evindeki kusurları ortaya dökülür.

4) İsyan kılıcını kınından çıkaran kişi, o kılıçla kendini keser. Kardeşine kuyu kazan, kazdığı kuyuya kendisi düşer.

5) Sefih insanlarla düşüp kalkan kişi, hor görülür. Âlimlerle düşüp kalkan, hürmet görür.

6) İnsanların itibarını zedelemekten sakın, yoksa senin îtibârın da zedelenir. Seni alâkadar etmeyen hususlara girmekten uzak dur.

7) Lehine de olsa aleyhine de olsa, hakkı-doğruyu söyle. Böyle yaparsan cemiyette itibârın yücelir.

8) Kitâbullahı oku. Selâmı yay. İyiliği emredip kötülüğü nehyet. Sana gelmeyene git. Seninle konuşmayanla önce sen konuş.

9) Koğuculuktan, söz taşımaktan sakın! Söz taşımak, insanların kalbine düşmanlık tohumları eker. İnsanların ayıplarıyla uğraşmaktan sakın. Çünkü, insanların ayıplarıyla uğraşan, onların hedefi olur.

10) Ziyaret edeceksen, hayırlı kimseleri ziyaret et. Fâcirleri ziyaret etme. Çünkü onlar, içinden su fışkırmayan katı bir kaya, yaprakları olmayan kuru bir ağaç ve çimeni çıkmayan çorak bir arazi gibidirler.

Okunma Sayısı: 230
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı