"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korkmadan ve kandırılmadan Yeni Asya okumak

M. Said ZEKİ
09 Aralık 2019, Pazartesi

En büyük hile hilesizliktir. 

(Bediüzzaman)

Mehmet Kutlular anlatmıştı: “1960 ihtilâlinden sonra çıkardığımız Zülfikâr Gazetesini, cesur manşetlerinden dolayı, bazı insanlar eline almaya dahi korkuyordu. O günkü şartlarda gazete bayileri bile, ancak tezgâh altında satabiliyordu. Haftalık çıkan gazetenin her sayısı hakkında Sıkıyönetim toplatma kararı veriyordu; ama biz korkmadan devam ediyorduk.”

Korku, güzel ülkemizin dağına taşına bile siniyor belli dönemlerde. Kimi zaman dinî inançlar, kimi zaman siyasî görüşler tehlikeli sayılıyor. Halbuki hangi görüş ve inanç olursa olsun, şiddet olmadığı sürece serbestçe ve hür bir ortamda ifade etmek, savunmak, gereğini yaşamak en temel insan hakları içinde yer alıyor. Demokrasinin cemalini gösterdiği böyle dönemler de oldu şüphesiz. Fakat bunlar çabuk geçen baharlar gibi kısa sürüyor. Bunları hep beraber yaşadık, yaşıyoruz.

***

Devlet; toplumun sözleşme sonucu kurduğu bir tüzel kişilik olan ve ‘kendisiyle hiç beş çayı bile içilemeyen’ Thomas Hobbes ifadesiyle bazen bir Leviathan/Ejderhaya dönüşüyor. Kendisine sadık olanları ödüllendiriyor, zenginleştiriyor. Ancak kendi ölçülerine göre, sırası gelince toplumun her kesimini ayırım gözetmeksizin dövüyor, hırpalıyor, korkutuyor, aldatıyor. Sebep bazen inançlar ve görüşler, bazen de farklı grup ve milliyetten olması. Böyle zamanlarda ortalık toz-duman oluyor. Hangisi doğru, kim haklı görülmez, bilinmez oluyor. Korkutarak veya aldatarak iş görüyor.

Geçmişteki sihir, büyü, mitoloji, ispirtizma, manyetizmaya karşılık; bu gün ‘medyatizma’ diyebileceğimiz yazılı ve görüntülü iletişim araçları ile toplum manipüle ediliyor. Herkesin ve her kesimin zaafları tesbit edilip işletiliyor. Kimilerinin dinsizliğinden, kimilerinin taassubundan, kimilerinin korku damarından, kimilerinin dünya hırsı, şöhret ve makam sevdasından, bazılarının ise ahmaklığından istifade ederek, kendi emelleri doğrultusunda kullanıyor. Âdil ve demokratik bir devlete hasret devam ediyor.

Böyle bir ortamda hakkın, hürriyetin, adaletin, doğrunun, iyinin ve güzelin yerini tesbit etmek ve yanında yer almak adeta imkânsız hale geliyor. Yol gösteren bir pusula ekmek kadar zarurî oluyor.

***

İşte tam burada; iman ve Kur’ân hakikatlerini kendine rehber edinen, hiçbir menfaat gözetmeksizin, Allah rızasını kazanmak adına, hakkın hatırını hiçbir hatıra feda etmeyen cesur Yeni Asya’nın kıymeti ortaya çıkıyor. Fırtınalı dünya denizinde bunalanlara, çıkış yolu arayan ruhlara deniz feneri gibi yol gösteriyor. Gözlere ve gönüllere pusula oluyor. Acaba beni kandırıyor mu endişesi olmadan okunuyor. Mütevazı bir şekilde, her gün insanlara sadece doğruları ve gerçekleri aktarma gayreti içinde. Tiraj kaygısı, menfaat beklentisi olmadan yapılan hizmet, samimî okuyucuların akıl ve gönül dünyasında makes buluyor. 

Bunu anlamak için, ismi bizde mahfuz kıymetli bir okuyucumuzun samimî beyanlarına bir göz atmak kâfi:

***

“Yeni Asya’yı okurken kendimi kandırılmış hissetmiyorum. Beni manipüle edecekler kaygısı taşımıyorum. Tukaka yazılarla meşgul edildiğimi düşünmeyince, başladığım bir yazıyı yarıda bırakıp sırtımı dönmüyorum... Fikren de, ruhen de tatlı bir doygunluk, farkındalık hissediyorum.

“Bu gazeteyle birlikte her gün 6 gazeteyi daha, az-çok okumaya çalışıyorum. Okuma sıramda Yeni Asya en sonda… 

Sebebi: Önce şoklanıp, bulanıp, ürperip sonra; teskin ve akl-ı selim safhasına geçmiş oluyorum. Taşlar yerine oturuyor, ‘titre ve kendine gel’ moduyla sonlanıyor yolculuk.

‘İnsanlar üzülmesin, çocuklar incinmesin, ana babalar kahrolmasın’dan başka hiçbir görüşüm yok. Dâvâ insanı değilim... Ilık olsun istiyorum gönüller… Dürüst olsun istiyorum bakan göz, çıkan söz…

“Siz ve nice kıymetli kalemlerin, gayret ve istikametleri ne güzel... Gazetenizi korkmadan okumak ne güzel…

“Niyeti güzel olan herkesin, işini kolaylaştırsın Güzeller Güzeli. Vatanından, sevdiklerinden uzak bir dâvâsızın gönlünün ılıcık olmasına, sizlerin yazıları elbet bir vesiledir… Güzellik, iyilik ve sağlık dileklerimi iletiyorum...”

Okunma Sayısı: 1435
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı