Söz uçsa da, yazı kalıyordu geriye. ‘Uçarı Yazılar’ Ağustos 2017’de ‘Zor Zamanda Konuşmak’ başlığı ile merhaba demiş muhterem okuyucularımıza. Bugün bir değerlendirmeyle veda etmek istiyoruz.
Evvela tahdis-i nimet olarak şunları ifade edelim:
* Yeni Asya’da yazmanın hem mazhariyet, hem de mesuliyet olduğunu idrâki içinde olduk her zaman. Çünkü Yeni Asya iman hakikatlerini neşretmeyi gaye edinmiş bir okul ve bir hürriyet meşalesidir. Biliyorduk ki; muhatabımız prensip sahibi, mihenge vuran, müdakkik okuyucularımızdı.
* Mazlumun yanında, zalimin karşısında olarak safımızı belli etmişiz. Temel insan hak ve hürriyetlerine sahip çıkmaya çalışmışız imkân nispetinde.
* Yolların çatallaştığı zor dönemlerde, nurun ve istişarenin şaşmaz rotasıyla istikameti muhafaza etmişiz hamdolsun.
DUYGULARA TERCÜMAN OLMAK
* İnsanın kendini tanıma ve gerçekleştirme çabaları, kimi zaman kalbimize dokunan edebiyat denemeleri, düş ve gerçeklik yansımaları derken zaman akıp gitmiş. Bazen iman hakikatlerini, gezileri, faaliyetleri gündemimize taşımışız güncele girmeden.
* Bazen hakikate hayal elbisesi giydirip takdim etmişiz. Yaşadığımız çağa şahitlik etmek, mazluma ümit ve teselli vermek, zalime karşı cesur bir cephe oluşturmak adına.
* Masumların acılarını, adaletin kör topal işleyişini, savaş mağdurlarını ve mültecileri, suça sürüklenen çocukları, demokrasi mücadelesini sütuna taşımışız imkân nispetinde. Okuyucularımızın duygularına tercüman olmaya, farklı açılardan bakmaya gayret etmişiz.
* Bu süre içinde eleştiri ve katkılarıyla bizi yalnız bırakmayan kıymetli okuyucularımıza teşekkür ediyoruz. Arzu edilen seviyede olmasa da, okuyucu–yazar diyaloğunun işlemesi için iletişim kanallarını açık tutmuşuz.
OKUYUCU KATKILARI
* Okuyucularla ilgili şöyle bir şikâyet vardır genelde: “Bizim insanımız para verip gazetesini alır, okur. Kimini beğenir, kimine kızar, bazen çok iyi bildiği bir konuda yapılan hatayı görür, ama görüş, düşünce ve hislerini paylaşmak zahmetine katlanmaz. Okuyucunun katkıları gazetelerde eksikliği hiç giderilemeyen bir boşluktur.” Haklılık payı olsa da; Yeni Asya farklıdır. Okuyucuları ve yazarları ile bir ailedir.
* Bir kısım okuyucular, yazarın bazı sebeplerle- yer darlığı, bilgi eksikliği veya lüzum hissetmediği-eksik bıraktığı hususlara da yorumlarıyla katkı sağlar, fikrini beyan eder.
* Unutulmamalıdır ki; yazar her şeyi en iyi bilen değildir. Sadece kimi zaman okuyuculardan daha fazla okuyan, araştıran, bazı meseleleri dert edinen, bildiğini paylaşmaya çalışan insandır.
YAZMAK TARAF OLMAKTIR
* Yazmak ve yazdığını paylaşmak zor iştir. Topluluk karşısında dertleşmek gibidir, cesaret ister, eleştirileri peşinen göze almak demektir.
* Bazı okuyucular, yazar hangi konuyu yazarsa yazsın, zihnindeki meselenin yazılmasını ister.
* Bazı okuyucular, yazıdaki konunun akademik düzeyde, tüm yönleriyle ele alınmasını bekler. Bunlar kısa köşe yazısı değil, her ciheti açıklayan ilmî makale okuma arzusundadır.
* Okuyucu kendi ilgisi doğrultusundakileri okur. Bir yazarı ya da yazıyı, herkesin okuması gerekmez. Yazarın önemli bulduklarını önemsiz, önemsiz bulduklarını ise önemli bulmak gayet tabiîdir.
* Yazar, okuyucu seçme lüksüne sahip değildir; ancak okuyucular okumak için yazı veya yazar seçebilirler.
* Yeni yazılara, yeni yazarlara alan açmak gerekir her zaman.
HÂSIL-I KELAM, NETİCE-İ MERAM
Okuma ve yazma faaliyetine yoğunlaşmak için okuyucularımızdan izin istiyoruz.
* Her başlangıcın bir de nihayeti var mutlaka. Yeni yazılarda tekrar görüşme olur mu? Biraz zor gözüküyor. Yine de “Allah bilir” demek en iyisi.
* Son olarak, bizi okuma zahmetine katlanan, yalnız bırakmayan muhterem okuyucularımıza bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bilmeyerek veya istemeyerek de olsa, birilerine zarar vermişsek, üzüp kırmış isek helallik diliyoruz.
Sevginin, şefkatin, adalet ve barışın hâkim olduğu güzel günleri görmek duasıyla. Allah’a emanet olunuz efendim.