"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şahs-ı manevîden savrulma

Mehmet ÇETİN
02 Ocak 2021, Cumartesi
Şahs-ı manevî tahlilleri - 8

Uhuvvet, tesanüt ve bunun ruhu olan ihlâs düsturuna dayanan Risale-i Nur ile Kur’ân ve iman hizmeti mesleğine sadâkat ile ihdas edilen bir şahs-ı manevî vardır. Umum Nur Talebeleri de bu şahs-ı manevînin tabiî bir azasıdır.

Şahs-ı manevî havuzunda bulunurken yapılan hizmet, edilen duâ; ferdîlikten külliyete yükselir. Gazete ve dergilerdeki yazılar; yapılan ders ve konuşmalar umum kardeşlerin duâları ile öyle yüksek bir mana alır ki tesiri azîm olur, ikrâm-i İlâhî ile.

En küçük ve dar mahalden başlayarak umumî şûrâ toplantılarındaki kararlar, tamamen sadâkat ve istikamet hedefli ihlâs ruhlu hareketler olduğu için ekseriyetle muvaffak olunur ki bu da bir büyük ikrâm-ı İlâhiyedir.

Mahallinde samîmî yapılan hizmetleri ile temayüz edenler, kardeşlerinin tensibiyle meşveretlere dâhil edilerek çeşitli vazifelerde bulunulur.

Bunların her biri ferdin doğrudan hüneri olmayıp tamamen birlik, beraberlik ve samimiyetten kaynaklanan güzelliklerdir.

Buna mukabil, mizaç farklılığı, menfaat hırsı, makam arzusu, enaniyet tahriki, şöhret hastalığı, korku ve endişe vehmi, zaaflarıyla müfsidlerin tuzaklarına kullanılma gibi arıza ve imtihanlarla insan, şahs-ı manevîden savrulma riskiyle karşı karşıya gelebilir.

Böyle hallerde-inşaallah- hatasının farkına vardığında murakabe ve muhasebesini nefsi ve Rabbi ile yaparken eski dost ve kardeşlerine de düşen vazifeler vardır elbette.

Bu eski kardeşinin, o büyük havuza bir an dönmesi için sabır ve ümitle yaptığı duâsına zaten devam ediyordur ve etmelidir de. Bu, en temeldeki gizli, ama bir o kadarda mühim bir vazifedir ki kardeşlik icabıdır. Onunla, hemen her karşılaşmalarda onca söz konusu ettiği ihtilâfî mevzuları serrişte etmeden, mümkün olduğu kadar uhuvvet ve beraberliğe dâvet eden ifade ve hâllerde fıtrî olarak bulunmalıdır. Zor, ama ona samimî olduğunu fıtrî davranışları ile hissettirmelidir, zira mü’min, kardeşinin fenalığı için acır ve ona duâ eder, muavenet eder.

İşte bu muhabbet ve ihlâs dolu gizli özneli güzel davranışlar vesilesi ile umulur ki savrulma fırtınasına yakalanan kardeşini yeniden kazanmış ola.

Rabbim, yâr ve yardımcımız olsun, savrulmalardan muhafaza eylesin, âmin.

Okunma Sayısı: 1997
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    2.1.2021 06:09:45

    Bediüzzaman'ın davası is tikrarlı bir davadır.İptida ile intihayı birleştiren bir davadır. İskametli bir dava dır.Başladığı gibi biten bir davadır.Zikzaklığı kaldır maz.Bunda sağa sola inhi raf yoktur. İfrat ile tefrit yoktur.Vasat bir yoldur. zulme ve zalime meyil yok.Her türlü istibdadın karşısındadır.Bediüzzaman nın mesleğinde taviz yok,başka şahıs lara takılmak yok,başka meslek ve meş replere meyil yok. Başka cereyanlara ka pılmak yok,Bediüzzaman'ı Üstad,Risale -i Nur'u rehber etmek vardır. Bunun dışında olanlar Cadde-i Kübra-i Kur'aniyeden ayrılanlardır.Akibetleri meydandadır.Memleketi getirdikleri feci durum bütün açıklığı ile ortada du ruyor...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı