"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasi kazansın!

Mehmet KARA
16 Haziran 2019, Pazar
Gelecek hafta bugün İstanbul’da “sadece” Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi yapılacak. Şüphesiz ki, 31 Mart’ta yapılan mahallî seçimler sonrası yaşananlar demokrasi tarihimiz açısından hep tartışılacaktır.

YSK; AKP ve MHP’nin “olağanüstü itirazları”nı değerlendirip seçimin üzerinden 36 gün geçtikten sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etti. 23 Haziran’da seçimlerin yenilenmesi kararı alındı.

YSK’nın iptal ve gerekçeli kararıyla ilgili birçok konu tartışıldı. Kararın en çok eleştirilen hususu, sadece Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenecek olmasıydı. Çünkü, millet 31 Aralık’ta sandığa giderek dört oyu tek zarfla atarken sadece Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri iptal edilmişti. Gerekçeli kararda bu duruma “tatmin edici” bir cevap verilmedi.

Böyle bir ortamda önümüzdeki hafta seçimler yenilecek. Kıyasıya bir yarış varken 31 Aralık öncesi Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu’nun ısrarına rağmen gerçekleşmeyen televizyonda tartışma, seçimler yenilenirken Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım tarafından kabul edildi.

Tartışmanın olacağının belli olmasından sonra hangi televizyon ve hangi moderatör tarafından yönetileceği tartışmaları neticesinde İsmail Küçükkaya’da anlaşıldı. CHP ve AKP yetkilileri tarafından da bu “tutanak” altına alındı. 

Burada bizim dikkatimizi çeken husus böyle bir tartışmanın devletin televizyonunda olması beklenirdi. Ancak TRT 31 Mart seçimlerinden önce adaylara verdiği sürede tarafsız olmadığını ortaya koydu. Bütün partilere eşit mesafede olmadı. TRT seçim öncesinde ekranlarında Cumhur İttifakı’na 53 buçuk saat yer ayırırken, Millet İttifakı’na yalnızca 6 saat ayırmıştı…

***

1990’LI YILLARDAKİ AÇIK OTURUMLAR

Önceden yaşı 50’nin üzerinde olanların hatırlayacağı seçimler öncesinde yapılan açık oturumlar vardı. 1990’lı yıllarda televizyonun tek kanallı olduğu dönemlerde partilerin genel başkanlarının katılımıyla bir moderatörün yönetiminde saatler süren ve milletin büyük bir kısmının takip ettiği “açık oturum”lar yapılırdı. 

Şu günlerde internette eskilerden böyle bir program dolaşıyor. 1991 seçimi öncesindeki açık oturumda zamanın siyasî parti liderleri Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit, Erdal İnönü ve Doğu Perinçek bir masanın etrafında partilerinin görüşlerini ve programlarını anlatıyor. Ne bir kavga, ne bir araya girme, ne bir karşılıklı hakaret var. Saatler süren tartışmada genel başkanlar gelen soruları usûlünce cevaplıyor. 

Yaklaşık 28 sene önce yapılan bu “açık oturum”u görenler “nereden nereye” demekten kendilerini alamıyorlar ve böyle bir tablonun tekrarlanmasını arzu ediyorlar. Ama son yıllardaki tartışmalara bakınca siyasetçilerin söyledikleriyle birbirlerinin yüzüne bakacak hali kalmadığı için bunun yapılmasını hayal dahi edemiyorlar. Bu durum bile demokrasinin ileriye gidecekken geriye gittiğini gösteriyor.

Bu arada şunu da not olarak aktaralım. O yıllarda cumhurbaşkanı liderleri toplayıp ülkeyi ve milleti ilgilendiren meselelerde bilgilendirme yapıyordu. Şimdi olduğu gibi sadece partisinin başkanlık divanına veya yetkili kurullarına bilgi vermekle yetinilmiyordu. Bu bile şu anda yapılamıyor. Büyük bir eksiklik… 

***

BİR MASA ETRAFINDA SORUNLARI KONUŞABİLMEK!

Liderler bir araya gelemese de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları’ndan ikisi bu akşam saat 21.00’da bir araya gelecekler. Burada da eksik olan seçime katılan bütün adayların ortak tartışmaya katılamaması oldu. Akşamki tartışma da neler olur bilemiyoruz. Tartışacak iki adaya bakılarsa sert polemiklerin olması beklenmiyor. Meydanlarda sert ifadeler olsa da karşılıklı konuşmada ağır suçlamaların olacağına da ihtimal verilmiyor. 

Bu tartışma seçmeni ne kadar etkiler, o da belli değil… 

Burada esas üzerinde durulması gereken böyle bir geleneğin başlamış olmasıdır. Unutulan bir gelenek yeniden hatırlandı. Millet tarafından özlenen bir ihtiyaçtı. Demokrasiye katkısının büyük olacağına da şüphe yok… 

Ülkeyi kutuplaştıran, ayrıştıran, bölen bir siyaset değil, karşılıklı bir masada oturup İstanbullulara meselelerin konuşulduğu bir siyaset anlayışı. Millet, bu programın siyasetin diline de katkı sağlamasını ümitle bekliyor.

Bu tartışma bir başlangıç olmalı… Keşke bunu geçmişte olduğu gibi parti genel başkanları da yapabilseler.

Okunma Sayısı: 929
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı