"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sözün ağırlığı kaybolunca

Mehmet KARA
04 Ekim 2020, Pazar
Dolar, Euro başta olmak üzere döviz ve altın fiyatları rekor üstüne rekor kırıyor. İşsizlik, hayat pahalılığı pik yaparken, sosyal adaletsizlik arttıkça artıyor. Hükümet yetkilileri bu olumsuzlukların ve kötü gidişin üzerini örtmeye kalksa da millet bunu yaşayarak görüyor.

“Enflasyon sebeptir, faiz neticedir” diyenleri eleştirerek, “Faiz sebeptir, enflasyon neticedir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan faiz indirmeyen Merkez Bankası’nı uzun süre eleştirmiş ve Merkez Bankası Başkanı’nı görevden almıştı. Yeni Başkan gelir gelmez faizleri indirmişti, ama enflasyon bir türlü inmek bilmedi. Tersine çift hanelerde takılı kaldı. 

Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası faizi iki puan arttırmasına rağmen Erdoğan’dan bir tepki gelmemesi ilginç bulunmuştu. Demek oluyor ki, Sayın Erdoğan’ın tabiri ile faiz indirimi enf- lasyonu netice verecek… Yani faiz indirilince ne enflasyon düşüyor, ne Türk Lirası döviz karşısında değer kazanıyor, ne yatırımlar artıyor ne de işsizlik azalıyor.

Bu yıl içinde değişik isimlerle ekonomik paketler açıklanmasına rağmen anlaşıldığı kadarıyla piyasa bu sinyalleri “ciddiye” almıyor. Hazine ve Maliye Bakanı açıklama yaptığı saatlerde döviz rekor üstüne rekor kırıyordu. 

Döviz fiyatlarındaki artışı ciddiye almadığını söyleyen Bakan Berat Albayrak’ın bunu soran gazeteciye “Maaşını dövizle mi alıyorsun?” şeklinde cevap vermesi aylardır konuşulurken, bu seferde “Kur benim için hiç önemli değil, hiç oraya bakmıyorum. Kur artık bizim elimizde” demesi hayretle karşılandı. Çünkü dövizin artması ilk önce dış borcun artması demek… İğneden ipliğe zam gelmesi demek… Bunlar önemli değilse, “önemli olan” nedir? Ayrıca eğer “kur artık elinizde” ise bu kadar yükselen fiyatlara rağmen neden kuru bu kadar yüksek tutuyorsunuz?

Erdoğan’ın eski danışmanı ve 2007-2015 arasında metin yazarlığını da yapan Aydın Ünal da bu duruma dikkat çekerken, “Sözün ağırlığı kaybolmuş. Ekonominin yükselişe geçmesi için önce inişin durması, bunun için de önce sözün ağırlığını yeniden kazanması gerekiyor. Zira ekonomi güvendir” açıklamasını yapması dikkat çekici.

Demek ki, sözün ağırlığı kalmayınca ekonomiye güven de kalmıyormuş!

***

ÖZETİN ÖZETİ

Ekonomik göstergelere özellikle de enflasyon rakamlarına güven kalmadı. Çünkü çarşıdaki halkın enflasyonu ile açıklanan enflasyon rakamları uyuşmuyor. 

Ama bir gösterge var ki, şaşmıyor. 2009 yılında tedavüle çıkan 200 TL’lik banknotun o tarihteki değeri 131 dolarken, şimdiki değeri 25-26 dolar civarında…

Söylenenin aksine kur enflasyon açısından oldukça önemli ve oraya da bakmak lâzım…

***

AKILLARA GELEN

Covid 19’a yakalanan ve evinde tedavi gören AKP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, koronavirüsle mücadelede Türkiye’nin en başarılı ülkelerden birisi olduğunu söylerken, “En gelişmiş dediğimiz ülkeler dahil bu süreçte çok kötü bir sınav verdi. Salgın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürü olduğu dönemde Türkiye’ye gelmesi durumunda sağlık altyapısı çökebilirdi” diye konuşmuş.

Öncelikle Sayın Yılmaz’a Cenab-ı Hak’tan âcil şifalar diliyoruz. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da sık sık dile getirdiği bu mesele gündeme gelince akıllara hep şu soru takılıyor: Şu anda sağlık politikalarını SGK Genel Müdürü mü, Sağlık Bakanı mı yoksa Cumhurbaşkanı mı belirliyor? 

Şu anda sağlıkta yaşanan sorunların sorumluluğunu SGK Genel Müdürü’ne atmak ne kadar yanlışsa o dönemdeki sorunları SSK Genel Müdürüne atmak da o kadar yanlış değil mi?

***

İDAM, TTB, AYM

Kuruluşunda Cumhur İttifakı’nın adını koymakla işe başlayan ve yaptığı açıklamalarda adeta hükümetin gündemini belirleyen Bahçeli, af konusunu gündeme getirmiş ve Meclis’ten geçmişti. Meclis kapalı iken de idam ve Türk Tabibleri Birliği’nin konumu ile ilgili konuları gündeme getiren Bahçeli, Meclis’in yeni yasama yılına başlamasıyla dolayısıyla yeni bir gündem daha ortaya attı. AYM’nin son zamanlarda verdiği kararları “sancılı ve sakat” olarak nitelendiren Bahçeli, “Anayasa Mahkemesi yeni hükümet sisteminin doğasına uygun şekilde yeni baştan yapılandırılmalıdır” diyerek hükümete yol gösterici olma göre- vini sürdürdü.

Büyük ortak AKP, bu konuları ne kadar gündeme getirecek göreceğiz, ama Bahçeli’nin ortaya attığı konular hep gündeme getirildi. Muhtemeldir ki, bunlar da gündeme gelecektir. 

Anlaşıldığı kadarıyla iktidardaki Cumhur İttifakı’nın gündemlerini büyük ortak değil küçük ortak belirliyor, büyük ortak da onun peşinden sürükleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da daha Meclis’e gelmeden şimdiden, hem idam hem de AYM konusunda “Parlamento yeni bir adım atarsa seve seve ben de atarım… Parlamento onaylar, bana gönderirse, ben de onaylarım” dedi bile…

***

BAKANLAR’IN LİTERATÜRE KATKISI!

Bakanların veciz sözlerine her gün yenisi ekleniyor. Literatür epey gelişiyor.

Meselâ, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a EBA sisteminin çökmesi hatırlatılınca,  “Bu bizim için olumlu bir haber. Çünkü, inanılmaz talep var” demesi epey gündem olmuştu.

Yine Maliye Bakanı Berat Albayrak döviz artışları sorulduğunda “Kur benim için önemli değil. Hiç oraya bakmıyorum” diye garip bir açıklama yaptı.

Peşinden Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Her vak’a hasta değildir” diyerek ilginç cümlelere bir yenisini ekledi.

Bunlara ek olarak Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ineklere çip takılacağı haberini verirken, “Merhaba, benim adım şu, ben buradayım, hayattayım, vücut ısım çok iyi, hasta değilim, kızgınlık dönemindeyim’ şeklinde veterinere SMS atacak” demesini de hatırlatmak lâzım. 

Pakdemirli’nin bu sözünü de aktardıktan sonra yine Selçuk’un, “Herkes üniversiteli olmak zorunda değil. Sen ağa ben ağa, bu inekleri kim sağa” şeklindeki veciz sözünü de hatırlatalım.

Bakalım bu veciz sözlere daha neler eklenecek? Bakanlar hadiseleri bu veciz sözleriyle geçiştirmeye devam ettikçe her gün literatür daha da gelişecek gibi duruyor. 

Okunma Sayısı: 1308
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    4.10.2020 07:43:05

    Vakalardan giderek çelişkileri ortaya koyan güzel bir makale. En yetkili makamlardaki şahıslardan başlayarak, sokaktaki vatandaşa kadar, zihinlerdeki " korku prangalaları" çözüldüğü gün, buzdan heykeller kısa zamanda eriyecektir. Bu da çok uzak görünmüyor. Emareleri başladı. Bugünki Faruk Çakır Beyin makalesi bu meselede, güzel bir senkronizasyonu gösteriyor. Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı