"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gerçeklere hasret kalan Türkiye

Naci TEPİR
14 Mayıs 2020, Perşembe
MİLLÎ EĞİTİMİN KARELERİ (21)

Sağlık tedbirleri dolayısıyla okullar kapalı. Eğitimi aksatmamak için, tehlike ortadan kalkıncaya kadar internet üzerinden “Uzaktan Eğitim” sistemine geçildi.

Bu tarz verilen ilk dersin konusu, rahmetli Adnan Menderes’in idam sehpasındaki görüntüsüyle anlatılan 27 Mayıs 1960 darbesi idi. Sanki fırsattan istifade, ülkenin bu tarihi ayıbı dört duvar arasından çıkartılıp, geniş kitlelere reklâm edilmiştir. Bu talihsizlik sebebiyle meydana gelen bir takım tepki ve tenkitler karşısında M. E. Bakanı sadece “Gözden kaçmış” diyerek geçiştirdi!

Halbuki ülkenin yarasını kanatan bu hadise öyle sıradan bir hadise değil! Müstebit ve hunhar darbeciler tarafından gerçekleştirilen bu hareket, bu güne kadar hâlâ çarpıtılarak işlenmektedir. çünkü gerçek tarih okutulmuyor?

Resmî İdeoloji’nin kıskacında işlenen böyle bir ders ve bütün tarihi çarpıtmalar, maalesef eğitimin ciddiyetten, gerçeklerden ve millîlikten ne kadar uzak olduğunu gösteriyor. Hain darbecilerin gerçekleştirdiği 27 Mayıs fitne hareketinin –gerçekler örtbas edilerek- hâlâ darbe mantığıyla anlatılması bunun açık misalidir! Gerçek şu ki:

Cuntacılar bu hareketle, ilk iş olarak DP Hükümetini devirip, Demokrasiyi ve Anayasayı askıya aldılar. DP Hükümeti zamanında (1950-1960) hızla kalkınan ve dış dünyada itibarlı bir seviyeye yükselen ülkemizi, 50 yıl geriye iterek tarifi imkânsız maddî ve mânevî kayıplara uğrattılar! Başvekil Adnan Menderes, Dışişleri Vekili Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Vekili Hasan Polatkan gibi milletin gönlünde taht kuran gayretli, vatanperver üç güzide insanımızı uyduruk bir mahkemenin kararı ile katlettiler! Bununla da kalmadılar, katledilen bu değerli insanların ailelerine fatura göndererek, idam malzemeleri ile cellât parasının ödenmesi istenmiştir!

Diğer taraftan da dağa taşa korku salarak millete kan kusturdular. Demokrat Hükümeti hakkında olmadık iftiralarda bulundular! Devlet hazinesini kendileri soydukları halde,¹ Demokratların soyduğunu iddia ederek, ayrıca Millet’ten de büyük miktarda bağış topladılar!

Tarih kitaplarındaki bazı konuları kendi kafalarına göre değiştirdiler! Bir de üstüme üstlük, 27 Mayıs’ı, “Hürriyet ve Anayasa Bayramı” ilân ettiler! Tabi bunların hiç birine halkımız itibar etmeyince, sonraki yıllarda kaldırıldı.

FEDÂKÂR İNSAN ADNAN MENDERES

Kendini Vatanına ve Milletine adayan bu muhterem fedâi insanın meziyetleri bu satırlara sığmaz! Halkın birçoğunun bilmediği bu meziyetlere bir iki misal verecek olursak:

TBMM tarafından İstiklâl Madalyası verilen rahmetli Adnan Menderes, İstiklâl Savaşı boyunca (1919–1922) Batı Cephesi’ne, kendi çiftliğinden her türlü yiyecek, giyecek ve çeşitli ihtiyaç malzemesi taşıyarak kahraman ordumuza lojistik destek sağlamıştır.

Tek Parti döneminde, bir millet vekili olarak cesurca Demokrasi, İnsan Hakları ve Hürriyet fikirlerinin yayılması için büyük gayret göstermiştir! 1950 seçimlerinde, DP’nin büyük bir ekseriyetle iktidara gelmesiyle de Başvekil ve bu partinin genel başkanı oldu.

Başvekillik vazifesinde bulunduğu sürece (1950-1960) Devletten maaş almadığı gibi, kendi yakınlarının da Devlet ihalelerine girmelerini yasaklamıştır. Bundan başka, küçük rütbeli subaylar tarafından darbe başlangıcında, ayaklanmayı bastıracak güçte olduğu halde, -Rahmetli 2. Abdülhamid misalinde olduğu gibi, kardeş kanı akmaması için- müdahalede bulunmamıştır!

MENDERES HÜKÜMETİ’NİN HUSÛSİYETİ

10 yıllık DP İktidarı Dönemi’nde yapılan hizmetler gerçek ifadeyle ancak birkaç cilt kitaba sığar! Özetle şöyle diyebiliriz:

En başta ve en önemli iş, hakikî mânâda Demokrasiye geçilmiş olmasıdır. Tek Parti Dönemi’nin (1923-1950) çileli, Müstebit idaresinden bunalan ve kurtulmak isteyen Halkımız için Demokratlar can simidi olmuştur!

Kur’ân-ı Kerîm üzerindeki yasak kaldırılıp, Ezan-ı Muhammedî (asm) aslına döndürüldü. Kısacası, halka Dîn ve Vicdan Hürriyeti verilmiştir ki, en büyük kurtuluş sayılmıştır! 

Vatandaşın karnı doymuş, cebi para görmüştür! Ülke’de bolluk devri başlamış. Sanayi, Bayındırlık, Ulaşım, Maliye ve diğer birçok alanlarda da hızla ilerlemeler oldu! Osmanlı’dan kalan dış borçlar tamamen ödendi!

Dışta da başarılı bir siyaset yürütüldü. İslâm Devletleri arasında CENTO, SEATO gibi Pakt’lar kuruldu. Türkiye NATO’ya girdi. Ayrıca, Kıbrıs üzerinde Garantörlük hakkı sağlandı.

Bütün bu gayret ve gelişmeler, Kinci, intikamcı ezeli düşmanımız dış güçler ve onların içimizdeki maşası, hunhar zihniyet tarafından suç sayılmıştır! İşte, başta Rahmetli Menderes olarak, Demokratlara atfedilen uydurma suçlamaların altında bu ezeli kin ve düşmanlık yatmakta idi!

Netice: Bu konuların Tarih İlmi Metodolojisine göre objektif olarak işlenmesi, Ülkenin bu gibi ayıplardan kurtulması ve Eğitimin ciddiyeti açısından şarttır.

Dipnot:

1- 27 Mayıs 1960 Cuntacıları Hakkında Devlet Hazinesini Soymalarıyla ilgili bilgi ve belgeleri havi dosya, tarafımızdan 26/04/2017 tarihli şahsî başvuru formu ile Anayasa Mahkemesi’ne iletilmiştir.

Okunma Sayısı: 853
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı