"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Kulp”larımız…

Orhan Ali YILMAZ
26 Ocak 2024, Cuma
Kulp, Arapça “halka, bilezik” anlamına gelen şu “kulb” kelimesinden evrilerek güzel Türkçemize geçmiş ve “Türkçeleşmiş” bir kelime.

Deyimsel vurgusu, şu hakikatini “görünmez” kılan bir kelime ya da isim.

Daha çok da şu “olumsuz” çağrışımları bulunan…

Kişinin veya olayın ya da eşyanın kusurlu bir yanını yakalamak anlamında şu “kulp bulmak”,

Bir bahane bulmak, ille de bir kusur yüklemek, hukukî dilde “suç ihdas etmek” anlamında şu “kulp takmak”,

Olayla ilgili herhangi bir ipucu veya konunun tutulacak bir yeri olmadığı anlamında şu “kulpu kulağı yok”,

Ve konu ya da olay veyahut durumla ilgili, nasıl davranacağını, ne yapacağını bilememek anlamında “kulpunu kaybetmek ya da kulpunu kaçırmak” deyimleri şu güzel dilimizde en çok kullanımda olanları.

Kulp, bir kelime, aynı zamanda bir yer, bir ilçe ismi de olmuş şu güzel Diyarbakır ilimize bağlı.

Mübarek bir Cuma gününde, meğer müessif bir olay, bir hadise yaşanmış, şu Cuma Namazı’nda, camide, üstelik de şu minberde, şu “hutbe” içinde…

Rivayet odur ki, imam, her nasılsa, “şehitlerimiz ile ilgili” şu bir satır ya da paragrafı “atlamış” ya da “unutmuş” meğer okurken şu cemaat içinde…

Elindeki matbu kâğıttan -her nedense- hutbeyi tam da takipte, hem de anlaşılan şu “tetikte” bulunan en yüksek mülki âmirimiz bulunan kaymakamımız ise, hemen konuya müdahil olmuş, imama “Hoca, dur, dur, aşağıya inme.. hutbenin şu tamamını oku!” şeklinde “âmirane” müdahale etmiş ve tamamını okutmayı başarıp, büyük de bir zafer kazanmış meğer şu koca camide, şu kalabalık yüzlerce cemaatin şu şaşkın bakışları, biraz da “homurdanmaları” içerisinde…

Hatta teskin olamayan kaymakamımız –imamımızın iddia ve ifadesiyle- imamın odasını basmış, kendisine ağza alınmayacak küfürler, hakaretler etmiş, hızını alamayıp, eline geçirdiği mikrofon ayağını, gayet tecrübeli beyzbol oyuncusu sopası kıvraklığı ile istimal edip imamımızı darp etmiş, imamımız da bunun üzerine hemen hastaneye varıp, şu “Darp Raporu”nu alıp, ilgili kaymakamımızdan şikâyetçi olmuş…

Olay, önce kısmen, sonra da şu “çoğunluk” itibariyle medyaya intikal edip, “flaş haber” olunca, işin, hem de “olayın” rengi biraz değişmiş…

İddialar üzerine, Diyarbakır Valiliği tarafından, Kulp Kaymakamı Burak Akeller hakkında “soruşturma” açılmış durumda…

Diyanet İşleri Başkanlığımızca da, iddialarla ilgili ve şu cami imamımız hakkında idarî ”inceleme” başlatılmış olup, “müfettiş” görevlendirilmiş bulunulmakta…

Bakalım kimin “kulpu” daha sağlammış; o ise bir “soruşturma” bir de şu “inceleme” sonucunu sabırla bekleyip, olayın şu “vuzûha” kavuşacağı günleri “pürmerak” hem de “pürdikkat” sayacağız gibi durmakta…

Okunma Sayısı: 1420
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Orhan Ali YILMAZ

    26.1.2024 00:13:23

    İmamla kaymakam arasında kaldım...🤔 İmama sarılsam Kaymakam darılır Kaymakama yanaşsam imam alınır Reise danışsam Diyanet bayılır Danışmasam, belki de ayılır Olur ki şu "hakka" sarılır Hukuka gitsem, Yargıtay kaymakamı kayırır İmamı hemen bir tarafa ayırır Anayasa mahkemesi mi, "hiç" hükmüne sayılır Derdimi anladınız Dermanım bende Ama bunlar, zannımca ancak Mahşer'de ayılır...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı