"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

ABD/İsrail’in İran’a saldırıları Dünya düzenini yeniden şekillendirir mi?

Muhammet ÖRTLEK
26 Mart 2026, Perşembe
ABD/İsrail’in İran’a 28 Şubat 2026’da başlayan saldırılarının, dünya düzenini yeniden şekillendireceği değerlendiriliyor. Fakat ABD’nin Ortadoğu’da bataklığa kalıcı olarak batma riski de mevcut.

Bu riskin Kore Yarımadası ve daha ötedeki coğrafyada stratejik dengeyi yeniden tanımlama potansiyeli bulunuyor.

ABD/İsrail saldırılarıyla Tahran’da 28 Şubat’ta uluslararası sistemin egemen-eşit aktörü İran’ın dinî lideri Ali Hamaney ve üst düzey devlet yetkililerinin öldürülmeleri, uluslararası toplumda derin bir belirsizliği beraberinde getirdi.

Hatırlanacağı üzere ABD güçlerinin 3 Ocak 2026’daki operasyonuyla Venezuela’nın başşehri Caracas ve askerî hedefleri bombalanarak Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi esir alınmıştı. Bundan neredeyse 2 ay sonra Hamaney ve İran’ın lider kadrosunun öldürülmeleri gerçekleşti. Bu kadar kısa sürede, uluslararası sistemin iki egemen-eşit aktörünün birinin liderini kaçırmak ve diğerini öldürmek, uzun yıllardır geçerli diplomatik normlara ve devlet hâkimiyetinin geleneksel uygulamalarını hiçe saymaktır. Çünkü “Maduro olayının ardından, ABD, çıkarlarını tehdit eden herhangi bir güce karşı sınırsız misilleme ilân etmişti”. Bu, tek taraflı askerî kararlılığın ulusal güvenliği birincil aracı şeklinde kullanma stratejisine yönelmek anlamındadır.

ABD’nin Venezuela ve İran üzerindeki zafervâri söylemi, İran’da rejim yanlılarının ve Devrim Muhafızları ile Direniş Ekseninin (vekil unsurlar) konsolidasyonuna sebep oldu. Ayrıca, geçmişte Irak örneğinde olduğu gibi karmaşık çatışmalara saplanma riskiyle de karşı karşıya olan ABD, ekonomik ve askerî kaynaklarını belirsiz bir yakın gelecekte tüketebilir.

Diğer taraftan ABD/İsrail’in İran’da başarılı olması hâlinde, “Ortadoğu’da yeniden yapılanmaya yol açabilir, İsrail’i tartışmasız bölgesel hegemon ve güvenlik sağlayıcısı biçiminde konumlandırabilir”.

Donald Trump yönetimi, Venezuela olayı ile ABD/İsrail’in İran’a saldırılarıyla “güç yoluyla barış” çerçevesinde bölgede, İsrail’in askerî ve teknolojik gücünü temel alan Batı yanlısı bir bloğu pekiştirme yolunda ilerleyebilir.” Hâl-i hazırdaki saldırılarla İran’ın nükleer ve deniz gücünün zayıflatılarak, daha önce Washington öncülüğünde bölge ülkelerinin İsrail’le imzaladığı İbrahim/Normalleşme Anlaşmaları’na yönelik tehdidin ortadan kaldırılması da muhtemeldir. Böylece İsrail-Suudi Arabistan arasındaki fiilî normalleşmenin de anlaşma imzalanarak resmîleşmesi de ihtimal dahilindedir. Tüm bunların sonucunda ABD’nin Ortadoğu’nun ekonomik politikaları üzerindeki etkisi daha da artarak, yine bölgede “küresel rakiplerine karşı birleşik bir cephe kurması olasıdır.”

Nükleer güç veya faaliyetlere sahip İran’a saldırılarla, Kuzey Kore’nin “nükleer hayatta kalma eşiğini yeniden değerlendirdiği düşünülüyor.” Zaten Kuzey Kore Başkanı Kim Jong-Un, “Libya’nın çöküşünü,” Suriye’de Beşar Esed’ın ülkesini terk etmesine ve Venezuela’da Maduro’nun kaçırılmasını takip etmiştir. Kim Jong-Un için Hamaney’in ölümü “işlevsel ve hayatta kalabilir bir nükleer cephaneliğin sürekliliği sağladığının nihai bir teyidi” şeklinde yorumlanabilir. Ancak İran’a saldırılar öncesinde bile, Pyongyang yönetiminin nükleer silâhsızlanmadan uzak beyanatları biliniyor.

Kuzey Kore’nin nükleer müzakerelere girmesi beklenmiyor. Tam tersine “Doğu Asya’daki Yeni Soğuk Savaş mimarisindeki rolünü sağlamlaştırmaya yönelecektir. Hatta ABD baskısına karşı koymak için Moskova ve Pekin’le stratejik uyumunu hızlandıracaktır. Böylece “Pyongyang, Rusya’yla derinleşen askerî ittifakı sayesinde uydu, denizaltı, vb. teknolojilerini geliştirerek, Kuzeydoğu Asya’daki stratejik dengeyi temelden değiştirme hedefinde olabilir”.

Neticede ABD/İsrail’in İran’a saldırılarının, Ortadoğu’da olduğu gibi Kore Yarımadası’nın ötesindeki güvenlik dinamiklerini de yeniden şekillendirmesi ihtimaller arasındadır.

Okunma Sayısı: 148
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı

    En Çok Okunanlar