"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Kur’ân kâinatı okuyor”

Havva KÜÇÜK KONUR
26 Mart 2026, Perşembe
Kurstayım. Sabahın erken vakitlerinden itibaren gelen hanımlar, mırıl mırıl Kur’ân sayfalarını okuyorlar.

Yan tarafımızda akan derenin küçük bir şelale oluşturan bendi, gürül gürül akan bir nehir sesi getiriyor kulaklarıma. Camdan bakarken kurs binasının hemen arkasından başlayan dağların azametiyle derenin sesi, okunan Kur’ân-ı Kerîm sesleriyle bütünleşiyor, anlamını buluyor gibi.. Sanki Kur’ân kâinatı okuyor, kâinat da sesiyle, soluğuyla, azamet ve büyüklüğüyle bunu temâşamıza arzediyor gibi..

Ve an an kulağıma dolan bu muhteşem musiki...

Hanımlar sayfalarını bitirip sessizleştiler. Burada olmak, onlarla birlikte Kur’ân’ın telaffuzu, mahreci ve tecvidi üzerinde durmak, Kur’ân deryasından yudum yudum içmek, nefes nefes soluklanmak onlara da bana da çok iyi geliyor.

Şifayâb ve iyileştiren nefesleri içimize işliyor, bizi bizden alıyor sanki. Yaşları ayrı, başları ayrı, işleri güçleri, halleri vasıfları ayrı bunca annenin, vaktini ayırıp buraya gelmesi hakikaten takdire şayan. Pek çok tevafuk da bize eşlik edince, mütebessim yüzlerini her an benimle hissediyorum.

Sayfamızı okumaya başlıyoruz. Önce ben okuyorum, sonra onlara okutuyorum. Yanlışlarını söylüyorum, düzeltiyorlar. Hatta daha ben birşey demeden kendi yanlışlarını kendileri buluyor, tatlı tatlı da kendilerine kızıyorlar, bu yanlışı ben nasıl yaparım diye. Tebessüm ediyorum hâllerine.

Sobanın çıtır çıtır sesi, hem içimizi, hem çayımızı ısıtıyor. Biraz sonra çayımızı içeceğiz.

Sohbetler edecek, sorularımızı cevaplayacağız. Yaşlıların hayat izlerinin yansıması gibi gelen parmaklarıyla, Kur’ân sayfaları üzerinde işaretleyerek okumaya çalışmaları, öyle nazenin hisler yaşatıyor ki bana. Sanki dünyasını almış getirmiş, ellerine parmaklarına koymuş, dünyadaki bütün yaşanmışlığını parmaklarında toplayarak Kur’ân’ın önüne diz çökmüş gibi durmaları.. Öğrenmek için hevesleri, heyecanları...

Onlara her baktığımda ayrı hisler, duygular kaplıyor içimi. Ne kadar emek versem, ne öğretsem az geliyor.

Kur’ân’ın ikliminde başlayan yolculuğumuz Resulullah’ın (asm) hayatıyla, Sahabe efendilerimizle, ilmihal bilgilerimizi tazelemekle ve Risale-i Nur derslerimizle devam ediyor. Küçük Sözler’deki hikâyeleri daha ben hakikatine geçmeden tahmin etmeye çalışmaları, ayrıca yüzümü güldürüyor, tebessüm ettiriyor. 10 yıl önce bu köyün ortaokuluna yazarlık dersi için gelmiştim. 10 yıl sonra hanımlarına Kur’ân dersi de nasip etti Mevlâ.. Hepsi ayrı çiçeği, ayrı hikâyesi, ayrı kelimesi, cümlesi bu köyün..

Baktıkça Mevlâ’ma şükrediyorum.

Okunma Sayısı: 128
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı