"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Allah’a abd ve asker olmak

24 Mart 2020, Salı
Milleti ufunetin sardığı şu günlerde, ufkumuzu açıcı, ruhumuzu dinlendirici bir şeyler yazalım istedik.

Başlıktaki cümlenin aslı “Allah’a abd ve asker olmak, öyle lezzetli bir şereftir ki, tarif edilmez....”dir. Ve Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerine aittir.

Evet, bu kelâm, benim çok hoşuma gider. Ve her okuyuşta ruhum coşar, kalbimi bir sürûr kaplar. Çünkü Elhamdulillah, biz de, ona abd (kul) ve asker (onun emrinde hareket etmeye) olmaya çalışanlardanız.

Dünyayı istila eden şu son hadise, aslında bütün insanların aklını başına getirmelidir. Hani, bir evde, küçük bir fındık faresi çıkar da, ev halkı korkudan kendilerini koltukların, kanepelerin üzerine atar, bağırır-çağırırlar. Halbuki, birisi ayağıyla üzerine bassa, o fareyi ezer. İşte, haddini aşan havf, korku damarı var ya…

Bu böyle de, ya şu anda dünyayı kasıp kavuran ve gözle dahi görünmeyen bir mikrobun, virüsün yaptıklarına bakın...

Çocukluğumda, Amerika yapımı “büyüyen canavar” diye bir filme gitmiştim. Fezadan dünyaya, macun gibi bir cisim düşüyor ve önüne kattığı bütün canlıları, kartopunun çığ olması gibi, öldürerek, yiyerek büyüyor.

Bu virüs meselesinde de, tamam tedbiri elden bırakmayalım. Ama aşırı korkuya da kapılarak, her gördüğümüz insanı, potansiyel koronavirüslü gibi görmeyelim. Sonra, psikolojimiz bozulur ve depresyona gireriz, Allah muhafaza.

Bir iki yazıda ifade ettik, bir çok yazar arkadaşımız da ifade ediyor. Bu gözle görülmeyen virüsün, bizlere hatırlattığı manevî hususiyetlere de dikkatimizi vermemiz lâzım.

Onun için, başlıktaki ifadelere dönecek olursak, ölümün, herkesin burnunun dibine kadar geldiği, bu dünyanın fani olduğunu anlayan herkesin, Allah’a müteveccih olup, O’na, abd ve asker olması îcab eder. Gerçekten de, bu iş o kadar şerefli bir şeydir ki, içinde olmayanın tariften anlaması zordur.

Rabbimiz; “Kalpler ancak, Allah’ı zikrettikçe mutmain (tatmin) olur” buyuruyor. O’na muhatab olan her kâmil Müslümanın, Rabbimize yaklaşması derecesinde, ne kadar huzur ve saadet bulduğu anlaşılmaz bir ferahtır. Yapılan farz ibadetlerden alınan haz, onun zikredilmesi, fikredilmesi, çok sevap ve saadetli şeylerdir.

Ümmetine zor gelmesin diye, sadece Peygamberine (asm) farz kıldığı gece namazı, ibadeti için, o yola revan olan bir mü’minin hissettiği zevk ve haz, acaib bir şeydir. Herkes, ölümün kardeşi olan uykuda, dünyadan münasebetini kesmişken, sizin, dünyalılar adına, o gaflet zamanında uyanık kalıp, O’na yönelmeniz, abd olmanız, kul olmanız, asker olmanız, ibadet etmeniz, zikretmeniz, dediğimiz gibi, ancak o anı yaşamakla anlatılabilecek bir şeydir.

Ölüm bizi uyandırmadan uyanıp, o tarifi imkânsız şerefe nail olmayı, Rabbimiz herkese nasib etsin inşâallah...

Okunma Sayısı: 938
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir

    24.3.2020 18:43:22

    Her zaman ve zeminde;Allah'a hakiki kul,abd ve asker olmaktan başka hiçbir çaremiz yoktur.Bu zorlu süreçte ise yapacağımız şey;Rabbbimze el açıp yalvarmak ve ona eskisinden daha da çok secde etmek.Ancak bu şekilde,musibetler bertaraf olacaktır.

  • Hilal

    24.3.2020 05:02:30

    Gerçekten de Osman abi, ifade ettiğiniz gibi, ruhumuz çok daralmıştı, bu yazı güzel geldi, açtı bizi. Rabbimiz, bizleri de, o güzel kullarından eylesin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı