Bir iki ay evvel bir genç bana; “Ağabey, gördünüz mü, Bursa Büyükşehir Belediyesi ne hâlt işlemiş?” dedi. Ben de, haberimin olmadığını söyleyince, anlattı ve resimli haberi yolladı. Aslında, bu makaleyi çoktandır yazacaktım da, nâsip olmuyordu.
Son Belediye seçimlerinde, “CHP sevicisi” bazı arkadaşlarla, biraz münakaşa ettik. O sevici arkadaşa demiştim ki; “Bak, Kılıçdaroğlu geldiğinde biraz CHP’nin genleriyle oynayıp, o keskin tavırlarını törpülemeye çalıştı, (hatırlarsanız, Üstadımız başta olmak üzere dindarlara yaptıkları zulümlerden dolayı, helâlleşmek isteyip, özür dilemişti) şimdi Kılıçdaroğlu yok. Bunlar, yine eski CHP havasına girer!” dedim. Ve o arkadaşların inad ve ısrarlarına karşı, “bunlar kazanır da eğer eski refleksleriyle hareket ederlerse, iki elim yakanızdadır!” dedim. (Şunu da söyleyelim, bizim çizgimiz Üstadın işaret ettiği Demokrat çizgidir)
Neticede, Bursa’yı CHP aldı. Kazanan başkanla biraz hukukumuz vardı. Kendisine watsaptan bir “Hayırlı olsun!” mesajı yazıp şunları söyledim:” CHP’nin klâsik oyu %25’i geçmez. Ama siz %37 oy aldınız. Bunlar, diğer partililerden gelen tepki oylarıdır. Yani onları da düşünerek, icraatınızı ona göre yapın!”
Maalesef, bu sözler kaale alınmayıp, yine bilindik icraatlarını yapıp Bursa’nın her tarafını, metroların camlarını, dışarısı görünmeyecek şekilde malum resimlerle, bazı yerleri de heykellerle donattılar. Sanki öyle yapılınca vatan kurtuluyor, fakirlik sona eriyor... Bunlar, karın doyurmayan şeyler... Tabiî bu icraatları da, 5816 zırhına bürünerek yapıyorlar, “yumuşak karın” olduğu için kabul etmese de kimse ses çıkaramıyor.

Yüzbaşı Sofoklis Osman Gazi türbesinde
İşte bu hâl böyle devam ederken, başlıktaki ve girişteki cümle, bizlerin şaşırmasına sebep oldu.
Yüz sene kadar evvel, Bursa’yı işgal eden hâin Yunan’ın yüzbaşısı (Üstadın maymun ısırması hadisesinde bahsettiği Eleftherios Venizelos’un oğlu) Sofoklis Venizelos, Osman Gazinin türbesine girip, bir de tekmeleyerek karşısında biri varmış gibi kılıcını havaya kaldırarak, “Kalk hey koca Türk! Karşıma geç! Seninle vuruşalım! Irkımın intikamını alıp seni tekrar geberteyim ki bir daha hortlamayasın. Bak! Kurduğun devleti yıktık! Bursa’yı hakikî sahibine iade ettik. Yakında türben mezbele, camilerin ahır olacak” demişti.
(Sanki, daha sonraki yıllarda camilerin kapanması, İslâma ait bütün değerlerin yerle bir edilmesini biliyor gibi) ve bu kahredici hadise üzerine, millî şairimiz Mehmed Âkif, “Bülbül” şiirini yazmıştı.
Tabiî daha sonraları, o Venizelos, Başbakan sıfatıyla gelip, Türkiye’de ziyaretlerde bulunmuştu.
İşte, Bursa Büyükşehir Belediyesi, geçtiğimiz aylarda, bir resim sergisi açıp “Venizelos Bursa’da” diye de altına bir not düşmüş. Bu nasıl bir şeydir böyle? Memleketi işgal etmiş bir haini medhetmek, bu Venizelos sevgisi, aşkı, Bursa Büyükşehir Belediyesine nereden geliyor acaba?