"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir garip savaş

13 Ekim 2019, Pazar
Hepinize merhabalar çok sevgili Pazarola okurları!

Yepyeni bir yazıyla yeniden sizlerle birlikteyim! Bu mizah işi git gide daha da zor bir hal alıyor. Hem izahı olmayan şeylerin mizahı olur diyoruz hem de öyle zamanlar oluyor ki insan gülmekten utanıyor. Mesela ilkokulda İstiklal Marşı okunurken gülmeniz gelir ya, ya da tam anneniz/babanız sizi azarlarken ve siz yerin dibine girmeye fırsat kollarken söyledikleri komik bir şeye bir anda gülmeye başlarsınız.... Böyle yersiz ve anlamsız ama engellenemez bir dürtü. Gülmemen gerektiğini bilirsin ama engel olamazsın. Ben de güldürmemem gerek diye düşünüyorum çünkü insanlar evlatlarını cepheye yollarken, bir vatan şehit verirken burada hiç derdimiz tasamız yokmuş gibi eğlenmek bize yakışmaz. Ama bir yandan da öyle saçma şeyler yaşanıyor ki böyle kendimi tutamayıp gülmeye başlıyorum. Gerçi birkaç dakika önce “Suriye’de ne olduğunu daha ben kendim anlamıyorum bunu nasıl anlatıcam?” diye ağlıyordum ama tam da şu anda fark ettim ki, size Suriye’de ne olduğunu anlatmama ne gerek var? 

Kim Müttefik, Kim İttifak?

Suriye’de ne olduğunu zaten kimse anlamıyor bence. Bütün Suriyeliler Türkiye’de olduğuna göre Suriye’de kim var da kim kiminle savaşıyor onu da bilmiyorum açıkçası. Uluslararası İlişkiler okumuş bir arkadaşım vardı ona sordum o da bana kaynak önerdi araştırayım diye. Araştıracak olsam sana mı sorarım ben? Anlat işte Allah Allah. Mesela Rusya’nın Suriye’de ne işi var? Amerika’nın ne işi var diyecektim onlar artık yok, o yüzden sorumu değiştiriyorum. Amerika’nın bu işle ne ilgisi var da bize savaş/savaşma diyor? Malazgirt falan gibi bir şey olsa, tarafların savaşa girme nedenleri sıralansa tamam diyeceğim, ama bu savaş öyle Dandanakanmış, İstanbul’un Fethiymiş hiç bunlara benzemiyor. Hadi biraz daha yakın tarihe bakalım. 1. ve 2. Dünya savaşlarını bile bir yere kadar anlayabiliyorum ama Suriye deyince bütün beyin hücrelerim kısa devre yapıyor. Rusların sıcak denizlere inme politikaları doğrultusunda hareket ettiğini düşünsek, oradan bir şekilde yürüyebilir miyiz diye bir baktım ama Ruslar bu savaşın neresinde onu da bilmiyorum. Müttefikler, İttifaklar, Mihverler herkes birbirine girdi. Lisedeki tarih hocam gelse de bunları çoktan seçmeli soru çözer gibi şıkları eleye eleye anlatsa anca o zaman anlarım, zira tarih bilgim maalesef ‘sınavları geçme odaklı’ gelişmek zorunda kaldığı için ancak öyle idrak edebiliyorum. 

İnkârlar da politikaya dahil

Bu arada ben Erasmus yaparken Rus bir arkadaşıma “Bize sizin sıcak denizlere inme politikanızı anlatıyorlar hep, doğru mu bu, var mı öyle bir politikanız?” dedim. “Neeeeee hayatımda ilk defa duyuyorum vallahi, hiç olur mu komşu öyle şey?” diye cevap verdi bana. Sen bana bak bakıyım bi, Çedile Hocahanım’da bunları yiyecek göz var mı hiç? Sıcak denizlere inme politikasını reddetmek de sıcak denizlere inme politikasına dahil, ben bilmiyorum sanki. Hiç inanmadım. Yahu ne kadar komik bir devirde yaşıyoruz. Meydan muharebeleri, kılıç kılıca savaşmak gibi şeylerin yerini ateşli silahlara bırakmasıyla ortaya çıkan “mertlik” tartışmalarını bir kenara bırakıp “Tweet atarak ülke yönetmek, savaşa sebep olmak, ekonomik krize yol açmak” gibi bir konuyu tartışmaya başladık. Karakterlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki sizin 140 karakterlik atışınız var Sn. Trump. 

Ne biçim tarih? 

Allah aşkına bundan 50 yıl sonra ders kitaplarına Trump’ın tweetlerini mi koyacağız? Magazin sayfası gibi tarih kitabı olur. Onu da geçtim, geçtiğimiz 1 yıl içinde Trump’ın tutum ve söylemleri bir ders kitabında alt alta sıralansa öğrenciler der ki “Hocam bu adam amnezyaya mı yakalanmış? Bir dediğini öteki gün yalanlıyor herkesten de öyle inanmasını bekliyor?” Allahım yarabbim başkalarının tanıklık ettiği tarihe bak bir de bizim tanıklık ettiğimiz tarihe bak. Herkes tarih yazıyor bi biz ne biçim ya, ben kabul etmiyorum bu yaşananların tarihe böyle geçmesini ya! Son bir konuya daha değinmek istiyorum. Politikaya bile yön verdiği göz önüne alınırsa sosyal medyadaki paylaşımlar konusunda bunları söylemem ne kadar aklınıza yatar bilemiyorum ama, sırf iki ürün yerleştirmeli paylaşımı arasında bir tane Türk Bayrağı sıkıştırmadı diye insanları vatan haini ilan etmek doğru mu sizce? Bence değil. Allah evlat yolu gözleyen tüm annelere güç versin ve vatanımız için canını feda eden Mehmetçiğimize yardım etsin. Kendi çocuklarını yurt dışlarında en iyi okullarda okutan, oğullarını askere bile yollamayan ve buna rağmen pişkin pişkin Vatan Millet Sakarya nidaları atan makam mevki sahibi insanlara da vicdan ve akıl muhasebesi edebilmeyi nasip eylesin...

Okunma Sayısı: 278
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı