"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bilerek tevhid

27 Mart 2020, Cuma
Kudsî hizmetlerde muvaffak olmak ancak bir ve beraber olmakla mümkün olur.

Bu ise bir marifet ister. Bilmek, bilerek bir şeyler yapabilmek… Bu ise bir marifet ile olur. Demek ki kudsi hizmetlerde, imanî, Kur’anî, İslamî malumatı bilmek, öğrenmek şarttır. Bu şart ise birinci derecede Cenab-ı Hakkın bizlere bu zamanda lütuf ve ihsan ettiği Risale-i Nurları okumakla, anlayarak okumakla ve anladıklarımızı yaşayabilmek, hayata geçirebilmekle olur.

Risale-i Nurların bizlere kazandırdığı terbiye ve öğrettikleri gösteriyor ki dünyada da günahlara bulaşan ve bunu inatla terk etmeyen adamı ahirette de ceza çekmeye kendi kendini mahkum eder. Nurlar okunurken dünya ahiret muvazenelerine, kıyas ve  örneklerine çok dikkatli bir şekilde kulak vermek bizlerde bilgileri tevhidi/birleştirmeyi ve anlamayı kolaylaştıracak, nefis ve şeytanın, vesvesenin eline herhangi bir delili bırakmayacaktır.

Bizlere hizmette ki birlik ve beraberliği malumat/bilgi eksikliğinin yanında, cerbeze/aldatıcılık, kurnazlıkta terk ettirir. Laf kalabalıklığı, biliyorum, zaten ben çok  iyi anlarım ve anlatırım kelimelerini nefis ve şeytanın eline verir ve bizi tevhiddeki sebatımızdan, gayret ve ittihadımızdan alıkoyar ve alteder. Kendimizi afakî malumatlarının eline fazla kaptırmak, kendi elimizle cerbezeye fikir ve inanç, iman dünyamızı atmak demek olacaktır. İman hakikatleri saftır, berraktır, halistir. Anlamak ve yaşamak içinde zihinlerde, akıllarda, kalplerde ve ruhlarda safilik, berraklık ve hulusiyet ister. Bu da ancak kendini okunan konulara hakkıyla vererek öğrenmek için yapılacak teslimiyetle mümkün olabilir.

İmanî birlik, beraberlik tevhid noktalarından en küçük bir şey diye gördüğümüz bir şey büyük  işler yapması noktasından büyük olur. Bu bakımdan okumada zamanda alsa hiçbir zaman en küçük bir mananın ifadeleri atlanmadan, okumadan geçilmemelidir. Esasında insan öğrenmek için odaklandığı, kendisini yönlendirdiği şeyleri hakikatıyla ve kalıcı olarak öğrenir. Yani fikrini, zikrini, kalbini, ruhunu, aklını en küçük de olsa bir imanî hakikate hedefleyerek okumak için bağlanan adam, onda fânî olur ve terk edilemeyecek, sarsılmayacak şekilde onu elde eder ve öğrenmiş olur.

Eğer okuma konusunda, aklı ve kalbi bir beraberlik sağlamak için yapılan çalışmalardan ve okumaklardan bizler bir zahmet, zorlanma hissetmeye başlamışsak; o konuları anladığımıza, anlayama başladığımıza alâmet-i makbuliyedir. Devam etmeliyiz. Yanında da şevki, gayreti, ümidi ve tevhidi düşünerek…

Okunma Sayısı: 867
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı