"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Lokomotif

23 Şubat 2020, Pazar
Bu zamanın fitne fücuru, sefahati ve dalâleti karşısında, ehl-i imana düşen vazifelerin başında; evvelâ çalışkan olmak… Çok hem de çok çalışmak… Hem de başarılı olmaya mahkûm bir çalışma, gayret ve sebat içinde hem dünyaya çalışmak, hem de dünyayı; iyi, güzel ve hayırlı işleriyle ahirete basamak yaparak çalışmak…

Çalışkan olmak da bir gayede odur ki, marifetli olabilmek ve marifetini Allah yolunda Allah için ortaya koyabilmektir. Allah yolunda yapılabilecek herhangi bir hizmet için elinden gelen, dilinden gelen, gönlünden gelen her türlü beceriyi, yapma işlerine gücünün yani marifetini gösterebilmektir.

Akıllı adam diye; aklını, gayretini, hakikatli her türlü kabiliyet ve marifetini aklı kendisine veren Cenab-ı Allah’ın yolunda, istekleri, emir ve yasakları doğrultusunda kullanabilene denir!..

Allah yolunda hizmet ehl-i olmayı dâvâ eden ve isteyen adam muhakkak bir surette hakikatlı olmalıdır. Riya onda olmamalıdır… İzzetli olmalıdır… Seviyesi düşük, haysiyetsiz ve şerefsiz insanların varlığından rahatsız ve uzak olmalıdır. Hizmet adamı ihtiramlıdır. Hürmet edilmese de gelmese de kendisi hürmetli olmalı, kucaklamayı bilmelidir. Aynı şekilde dine, imana, İslâma, Kur’ân’a hizmet dâvâsında bulunan adam muhabbetli olabilmeli, sevginin, sevmenin ve sevilmenin hatırlı, gönüllü, şefkatli, merhametli kanatları altında hem kendisi olabilmeli hem de muhatap olabildiği herkes olabilmelidir.

Hani hizmet adamı şirin sözlü, melek yüzlü, ahlâk abidesi olur diyerek anlatılır ya!.. Kendimizden başka birisine bir iman hakikatı anlatılırken, nakledilirken gerçekten de; çelebice, nazik, nahiv, şirin, muhabbetli ve uhuvvetli, ihlâslı olabilmeliyiz. Bu hallerde fizikî ve manevî her halimizde ve ahvalimizde ne gerekiyorsa yapabilmeliyiz, yerine getirip uygulayabilmeliyiz. Yeter ki insanlar bizlerin maddî, manevî noksanlıklarımız, eksikliklerimiz ve naks ve yetersiz hitabetimiz, anlatımımızdan ürkmesinler, bıkıp usanıp, çekinip kaçmasınlar. Bu noktalardan bizler... 

Velhasıl: “Bu asrın dehşetine karşı taklidi olan itikadın istinad kaleleri sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan, her mü’min tek başıyla dalâletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkiki lâzımdır ki dayanabilsin”

Bediüzzaman’ın bu asrı ve icaplarını ifade eden özetleyen bu paragrafını hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadan devamlı, düzenli ve gayretli bir okuma lokomotifi olabilmeliyiz.

Okunma Sayısı: 866
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı