Birincisi: Mi’racın sırr-ı lüzumu nedir?
İkincisi: Hakikat-i Mi’rac nedir?
Üçüncüsü: Hikmet-i Mi’rac nedir?
Dördüncüsü: Mi’racın semerat ve faydası nedir?
BİRİNCİ ESAS: Mi’racın sırr-ı lüzumu.
Meselâ, deniliyor ki: “Cenab-ı Hak [Ona şah damarından daha yakın (Kaf Suresi: 16)]’dır, her şeye her şeyden daha yakındır, cisimden, mekândan münezzehtir. Her velî, kalbi içinde Onunla görüşebilir. Neden dolayı velâyet-i Ahmediye (asm), Mi’rac gibi uzun bir seyahatin neticesinden sonra, her velînin kendi kalbinde muvaffak olduğu münâcâta muvaffak oluyor?”
Elcevap: Şu sırr-ı gàmızı iki temsil ile fehme takrîb ediyoruz. On İkinci Söz’ün sırr-ı i’câz-ı Kur’ân ve sırr-ı Mi’rac hakkında olan şu iki temsili dinle:
- Birinci Temsil: Bir sultanın iki çeşit mükâlemesi, sohbeti, görüşmesi vardır; iki tarzda hitabı, iltifatı vardır.
Birisi, âmî bir raiyetiyle cüz’î bir iş için, hususî bir hâcete dair, has bir telefonla sohbet etmektir.
Diğeri, saltanat-ı uzmâ ünvanı ile ve hilâfet-i kübra namıyla ve hâkimiyet-i amme haysiyetiyle ve evâmirini etrafa neşir ve teşhir maksadıyla, o işlerle alâkadar bir elçisiyle veya o evâmir ile münasebettar büyük bir memuru ile konuşmaktır, sohbet etmektir ve haşmetini izhar eden ulvî bir fermanla bir mükâlemedir.
İşte [“En yüce sıfatlar Allah’a mahsustur. (Nahl Suresi: 60)”] şu temsil gibi, şu kâinat Hâlık’ının ve Mâlikü’l-Mülk ve’l-Melekût’un ve Hâkim-i Ezel ve Ebed’in iki tarzda mükâlemesi, sohbeti, iltifatı vardır: Birisi cüz’î ve has, diğeri küllî ve âmm. İşte Mi’rac, velâyet-i Ahmediyenin (asm) bütün velâyatın fevkinde bir külliyet, bir ulviyet suretinde bir tezahürüdür ki, bütün kâinatın Rabbi ismiyle, bütün mevcudatın Hâlık’ı ünvanıyla Cenab-ı Hakkın sohbetine ve münâcâtına müşerrefiyettir.
Sözler, 31. Söz, s. 633
LUGATÇE:
evâmir: emirler, kanunlar.
fehim: anlayış.
Hâlık: yaratıcı, Allah.
külliyet: bütünlük, umumîlik, genişlik, büyüklük.
Mâlikü’l-Mülk-ü Ve’l-Melekût: görünen ve görünmeyen her şeyin tek sahibi olan Allah.
mükâleme: karşılıklı konuşma.
semerat: neticeler, meyveler.
sırr-ı gàmız: ince sır, anlaşılması zor mesele.
sırr-ı i’câz-ı Kur’ân: Kur’ân’ın ifadedeki üstünlüğünü ve mu’cize oluşunu gösteren sırlar.
sırr-ı lüzum: gerekliliğin sırrı, gerekli olma sebebi.
takrib: yaklaştırma.
velâyat: velayetler, velîlik makam ve mertebeleri.
velâyet-i Ahmediye: Peygamberimizin (asm) velîliği.