"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Haksız, hukuksuz ve keyfi savaş

Faruk ÇAKIR
04 Mart 2026, Çarşamba
Amerika ve İsrail’in el ele verip İran’a saldırması sonrasında ilk günkü suskunluk nispeten geride kalırken “uluslararası hukuk ve kurallar”ı hatırlatanlar çoğalmaya başladı. Elbette Amerika’nın gücü karşısında “başına bir iş gelmesin” diye susanlar olsa da itiraz edenler de var.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in itirazı, başka ülkelere ve liderlere de örnek olabilir. Sanchez sosyal medyada yaptığı paylaşımda şunları yazmış: “ABD ve İsrail’in tek taraflı askerî eylemini reddediyoruz; bu, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. Aynı şekilde İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu’da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz. Derhal gerilimin azaltılmasını ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesini talep ediyoruz. Diyaloğu yeniden başlatmanın ve bölge için kalıcı bir siyasî çözüm elde etmenin zamanı geldi.” (www.spainenglish.com, 1 Mart 2026)

ABD’de Demokrat Partili Kongre üyeleri de ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik saldırıları Kongre’ye danışmadan başlatmasına tepki göstermiş. Silahlı Hizmetler Komitesi üyesi Senatör Tim Kaine, Fox News’e verdiği demeçte, ABD’nin İran’a yönelik askerî harekâtını “yasa dışı bir savaş” olarak nitelendirdi. Kaine, İran’ın ABD’yi vurabilecek kapasitede füzelere sahip olmasının uzak bir ihtimal olduğunu savunarak, Trump’ın “acil tehdit” iddiasının gerçeği yansıtmadığını söylemiş.

Beyaz Saray’ı eleştiren Kongre üyeleri, ABD ile İran’ın, saldırılardan yalnızca iki gün önce İran’ın nükleer programına ilişkin diplomatik görüşmeler yürüttüğü ve bu hafta yeni temaslar konusunda mutabakata vardığına da dikkat çekmişler. (ankahaber.net, 1 Mart 2026)

Tabiî ki Amerika ile İsrail’in İran’a saldırısına itiraz edenlerin yanı sıra, alkışlayan da vardır. Daha da dikkat çekici olan, “alkışlayanlar” safında yer alan bazı ülke ve liderlerin “İslâm dünyası”nda yer almış olmalarıdır. Düşünün ki ABD’deki Kongre üyeleri ya da siyasetçiler ABD Başkanını en ağır bir şekilde eleştirip “haksız, hukuksuz ve keyfî savaş”a karşı çıkarken, bazı “dindar liderler” bu savaşı alkışlıyor. Bundan daha büyük çelişki olur mu?

Bir başka nokta da komşumuzda başlayan savaşın bizdeki bazı siyasetçilere “iç barış”ı hatırlatmış olmasıdır. İç barış tabiî ki savunulmalıdır. Fakat bunu hatırlamak için komşumuzda savaşın başlaması mı icap ediyordu?

Hak, hukuk ve adalet her zaman ve her yerde kalıcı ihtiyaç ve kuraldır. İçerde ve dışarda sıkıntıları sona erdirmenin yolunun “hukuk” olduğu bir defa daha görüldü.

Okunma Sayısı: 209
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı