Sık sık tekrarlandığı üzere Ramazan Kur’ân ayıdır.
Zira ayette ifade edildiği gibi “İnsanlar için hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olan Kur’ân bu ayda nazil olmuştur.” 1 Yine sıklıkla tekrarlandığı üzere Kur’ân’ın ilk mesajı “oku!” emridir: “Yaratan Rabbinin adıyla oku…” 2 Devamında “O, insanı ‘alak’dan (embriyon) yarattı” kaydı, sadece okuma ile yaratılış arasındaki bağa dikkat çekmiyor, aynı zamanda okumanın usûlüne, yöntemine vurgu yapıyor.
Usûl ya da metot “amaca götüren yol” demek olduğuna göre Kur’ân’ın bu ilk mesajının önemini daima göz önünde bulundurmak gerekiyor. Kur’ân bu ilk mesajı ile bizi hidayete kılavuzluyor. “Yaratılışı” yani bütün varlık, olay ve olguları Yaratanı adıyla okumaya... Buna “nazar, bakış, yaklaşım biçimi” de diyebiliriz. Biz varlık âleminin bir parçasıyız ve âlemde sayısız var oluş, varlık ve olay var. Kur’ân bize bütün bunlara “Yaratıcısı adına, Onun ismiyle bakma” dersi veriyor. Basit örneği ile sanata sanatkârı adına bakmak demektir bu! Çünkü sanat sanatkârını tanıtır. Diğer bir ifadeyle sanatkârı tanımanın yolu sanatına bakmaktır. Her bir varlık Yaratanın eseridir. Varlıkta gördüğümüz özellikler varlıktan kaynaklanamaz. Söz gelimi, tabloda gördüğümüz güzellikler tuvalin veya tuvaldaki boyanın eseri olamayacağı gibi mahkukatta gördüğümüz özellikler de varlıktan, varlığın kendinden kaynaklanamaz. O halde yaratılışta gözlemlediğimiz ilim, kudret, hikmet… gibi özellikler ancak Yaratıcının Alîm, Kadîr, Hakîm… gibi özelliklerinin yansımasıdır.
Kur’ân’ın ilk mesajındaki “varlığı Rab adına okuma” vurgusunu Bediüzzaman “mana-yı harfî” terkibiyle kavramlaştırmış görünüyor. Onun “kırk yıllık hayatımda, otuz yıllık tahsilimde öğrendiğim” dediği dört kelimeden biri olan bu kavram, onun tarafından “Cenab-ı Hakkın mâsivasına Onun hesabına bakmak” şeklinde tanımlanıyor.3 Şüphe yok ki böyle bir bakış bizi hem şirkten uzak tutacak hem de Rabbimizi özellikleriyle yani esması ile tanımaya çalışma imkanı verecektir.
Dipnotlar:
1- Bakara: 185; 2-Alak: 1; 3-Mesnevî-i Nuriye, s. 45.