"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İsrailoğullarına yeni yurt aranıyor...

Şükrü BULUT
04 Mart 2026, Çarşamba
Bütün İsrailoğullarına değil, vaatlerinden dönenler için…

Dinî hedef/maksatlarla yola koyuldukları halde, yolda dünya malına tapanlara iltihak edenler için… Karun’dan ve diğer tarihî sembollerinden ders almadıklarından, servetlerine dayanarak masumlara zulmedenler için… Küresel sermayelerine dayanarak, dünyayı savaşlarla yaşanmaz hale getirenlerle işbirliği yapanlar için… Dünya efkâr-ı ammesine; İran’la müzakereler için Cenevre'de toplantı halindeyken, ordularına gizlice hücum emri veren namertler için… Savaştığı milletin çocukları vatanları uğruna şehit olurlarken, ölüm korkusuyla otuz küsur saat uçaklarıyla havalarda kaldıktan sonra, babalarının katillerine sığınanlar için acilen yeni bir yurt aranıyor…

Benî İsrail’in doğru hikâyesini merak edenler, Kur’ân’a müracaat edebilirler. Müslümanlarla birleştikleri İbrahim aleyhisselâmı müteakiben devam eden hikâyenin kahramanları olan İshak ve Ya’kub (as) çok güzelce anlatılıyor. Ve sonra hikâyelerin en güzelini haber veriyor, Kur’ân: Yûsuf’un (aleyhisselâm) hikâyesi… Kur’ân’ın “en güzel” olarak nitelediği kıssayı dünya sinemasına aktaran İran’ın günahı; günümüzdeki dolaplara karışan İsrailoğullarına, dedelerinin adaletini ve güzelliklerini anlatmak olmalıydı.

Müslümanların tarihlerini inceleyenler, sıklıkla vaatlerinden cayan Yahudîlerin İslâm devlet ve saltanatlarından zulüm görmediklerine şahit olacaklardır. Mukayesemizi; bir cihetiyle kendilerini Yahudî kabul eden Hıristiyanların tarihlerindeki yüzlerce katliam ve tehcirle yapıyoruz. Birinci Dünya Savaşı’nın adaletsiz şartlarında, Kur’ân’daki hikâyeye de uyarak Filistin’e, İngilizlerce bir kısım Benî İsrail’in iskânlarına, İslâm dünyası fazla itiraz etmemişti. Lâkin onların buradaki masumlara kısmen zulümlerini de asla kabul etmemiştir. İngiltere’deki ve Amerika’daki servetlerine dayanarak söz konusu hükümetleri zulümlerine alet eden İsrail’in, insaniyet sınırlarını aşan hikâyesini başka yerlerden de okuyabiliriz. 

Mevzumuzdaki tarihin tekerrürüne bir-iki misalle değinmemizde fayda var. Tarih boyunca; dünya servetini vatanın önünde tutan bu milletin, neden dünyada dağınıklığa mahkûm olduklarını da başka kaynaklara havale edeceğiz. Sahip oldukları sermayeye dayanarak, bir araya gelme teşebbüslerinin acı akıbetleri de söz konusu tarihî hikâyelerde yazılıdır. Mezopotamya’da, Kuzey Avrupa’da, Rusya’da ve Filistin’de bir araya gelerek, tarih boyunca kendilerine zulmedenlerden intikam alma teşebbüslerinin acı akıbetlerini okuyanlar, Küresel Marksist ihtilâlcilerle ve global sosyal Marksistlerle iş birliği yaptıklarından, dünya milletlerince tekrar nefretle karşılananlara, “yeni bir yurt” aranmasının hikmetini, daha güzel anlayacaklardır. 

İran’ın karşı saldırısında, ölüm korkusuyla vatanını terk ederek firar eden Netanyahu’yu, Almanya dışında hiçbir AB ülkesi kabul etmemiş. Haklılar, savaşa dâhil olmak istemiyorlar. Belki de Yahudîlerin sermayedarlarına çalışan başbakanları Merz kabul etmişti, İsrailli zalim katili…

Bir kısım haris ve dinsiz Yahudîlerin koordine ettikleri Neocon ve Neoliberal ittifakının tuzağındaki ABD başkanı, İran idaresinden kırk kişiyi öldürdüğünü gururla söylerken; Yahudîlere yaptığı kötülükten ve onlara gelecek zararlardan habersizdi. Ellerini Gazze’nin çocuk kanlarıyla yıkadıklarından, korku sendromuna yakalanmış bir kısım Yahudîlerin artık Filistin’de yaşayamayacaklarını herkes anladı. Bu dehşetli senaryonun neticesini bilen bazı İsrailoğulları, kendilerine Alaska’da gösterilen yurdu beğenmemişlerdi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Arjantin’in güneyindeki geniş coğrafyaları, “dünyaya uzak” diye kabul etmemişlerdi. Sovyetlerin dağılmasını müteakiben Ukrayna teklifine sıcak baktıklarını, Victoria’nın yine ABD’yi kullanarak Kiev’de gerçekleştirdiği 2014 Maidan ihtilâliyle anlıyoruz. Akabinde, idaresi Yahudîlerden Ukrayna Devletinin, Avrupa’nın başına açtığı musibetleri birlikte seyrediyoruz.

Netanyahu’nun ekibinde Yahudîlik değil, ihtilalcilik esas olmuş. Küresel Neocon cereyanının, 1917 St.Petersburg ihtilâlcilerinin takipçileri olduğunu biliyoruz.  Milletlerinden olan Marx’ın da fizikî dahil oldukları 1871’de Paris’te, 1918’de Berlin’de, Stalin dönemindeki Rusya’da ve 1915’ten sonra İstanbul’da katıldıkları ihtilâllerde mağlup olan ihtilâlcilerin, zamanımızda  Filistin  ve  Washington’da bir daha kaybedeceklerinin emareleri görünüyor. Öyleyse vatansızlara, yeni bir yurt aranması gerekiyor… 

Okunma Sayısı: 2940
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mustafa coban

    5.03.2026 00:19:04

    Yahudide bu para gücü oldugu müddetce parayla cok vatan bulurlar.müslümanlar yılmadan cok çalıṣarak baṣariya ulaṣabilirler.

  • Hakan

    4.03.2026 21:07:15

    Risale-i Nur perspektifiyle yazılan makaleler, hem ümit ve hem de ders veriyor. Lüzumsuz ansiklopedik bilgiler ve magazinler ise zihni dağıtıyor. Üstadımız her meselesinde tevhidi ölçü almış. Bu yaklaşımlara ihtiyacımız var. Tebrik ediyorum.

  • Rehanur

    4.03.2026 14:10:40

    Muhterem hocam, yazınızda “yurt” kavramını coğrafyadan ziyade bir zihniyet ve ahlâk meselesi olarak ele alışınız çok dikkat çekici. Metniniz, toprakla birlikte istikametin kaybının asıl savrulma olduğunu düşündürüyor. “Yeni yurt” ifadesini vicdanî bir çözülme olarak okudum. Zira adalet zedelenmişse en sağlam surlar bile güven vermez. Yazınız, taraf olmaktan çok vicdan muhasebesine davet ediyor. Bu yönüyle oldukça sarsıcı ve düşündürücü buldum.

  • Celal Caymaz

    4.03.2026 13:33:08

    İsrail'in hamisi ve kollayanı, teşvik edicisi Trump' tan '' Bir kısım haris ve dinsiz Yahudîlerin koordine ettikleri Neocon ve Neoliberal ittifakının tuzağındaki ABD başkanı'' yarım cümle ile bahsetmeniz ilginç. Nerede Anadolu'nun saf çocuğu muamelesi görecek. O tüm bu zulümlerin baş sorumlularındandır ve tüm nefreti hakediyor. Bunu yeterince vurgulayan bir yazı da bekliyoruz.

  • S.topuz

    4.03.2026 09:42:04

    8 İnsanlar dan bazıları da vardır ki, inanmadıkları halde "Allah'a ve ahiret gününe inan-dık"derler. يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ وَمَايَخْدَعُونَ اِلَّٓا اَنْفُسَهُمْ وَمَايَشْعُرُونَۜ‌ـ﴿٩‌ـ﴾ 9- Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah'ı ve müminleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir. ف۪ى قُلُوبِهِمْ مَرَضٌۙ فَزَادَهُمُ اللّٰهُ مَرَضًاۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ‌ـ﴿١٠‌ـ﴾ 10- Onların kalblerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için elîm bir azap vardır. وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِى الْاَرْضِۙ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ‌ـ﴿١١‌ـ﴾ 11- Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz" derler. اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلٰكِنْ لَايَشْعُرُونَ‌ـ﴿١٢‌ـ﴾ 12- Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar. (2-Bakara)

  • S.topuz

    4.03.2026 09:25:19

    "ONDÖRDÜNCÜ MES'ELE: Rivayette var ki: "Deccal'ın mühim kuvveti yahudidir. Yahudiler severek tâbi' olurlar." Allahu a'lem, diyebiliriz ki, bu rivayetin bir parça tevili Rusya'da çıkmış. Çünki her hükûmetin zulmünü gören Yahudiler, Almanya memleketinde kesretle toplanıp intikamlarını almak için, Komünist Komitesi'nin tesisinde mühim bir rol ile yahudi milletinden olan "Troçki" namında dehşetli bir adamı, Rusya'nın başkumandanlığına ve terbiyegerdeleri olan meşhur Lenin'den sonra Rus hükûmetinin başına geçirerek Rusya'nın başını patlatıp bin senelik mahsulâtını yaktırdılar. Büyük Deccal'ın komitesini ve bir kısım icraatını gösterdiler. Ve sair hükûmetlerde dahi ehemmiyetli sarsıntılar verip karıştırdılar." Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Şualar - 587 - 🙌🌹🤲🌹☝️🌙😭🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🇪🇺😭🕋😭🇹🇷😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    4.03.2026 09:20:01

    "AzizNur kumandanı veKur'an-ın hâdimi kardeşim Re'fet Bey! Yahudi milleti hubb-u hayat (Dünya hayatını aşırı sevmek) ve dünyaperestlikte (taparca-sına dünyevîleşme) ifrat ettik-leri için her asırda zillet(aşağı- lanma) ve meskenet(yerinden olma) tokadını yemeğe müste hak olmuşlar. Fakat bu Filistin mes'elesinde, hubb-u hayat ve dünyaperestlik hissi değil, belki Enbiya-i Benî-İsrailiyenin mezaristanı olanFilistin o eski peygamberlerin kendi milliyet-lerinden bulunması cihetiyle (hatırına) bir cihette bir ehem-miyetli hiss-i millî ve dinî olma sından çabuk tokatyemiyorlar. Yoksa koca Arabistan'da az bir zümre hiç dayanamayacak tı, çabuk meskenete girecekti (Biraz geç de olsa tekrar mes-ke nete gireceği anlaşılıyor!?). Şualar - 507 - Çünkü; Gazze, Filistin,İran,Lübnan ve cıvarın-da yaptıkları Zulümler,Katliam lar ve tahrîbat hiç olmadığı kadar"ZİRVE" yaptı! "Zulm ile âbâd olanın, sonu BERBÂD olur!","Küfür devam eder, ZULÜM devam etmez!"Ede-mez ve etmemeli de!"Hırs; sebeb-i hasârettir!"

  • Osman

    4.03.2026 07:34:17

    Yurdun zaman içinde vatan olacağını anlamayanlara toprak emanet edilmez. Hak etmiyorlar, İsrailoğulları...

  • Hüseyin T

    4.03.2026 07:10:36

    Rabbimiz, tarihi ibret aynası olarak önümüze koymuş; görmek isteyenler için her çağda aynı hakikat tecelli ediyor. Malı ve mülkü ilah edinenlerin, Karun'un akıbetinden ders çıkarmayanların sonu, değişen coğrafyalara rağmen hep aynı: Ne malları kaldı ne de haysiyetleri. Petersburg'dan Kiev'e, oradan Gazze'ye uzanan o kanlı çizgi, Allah'ın sünnetinin değişmezliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Kur'an'ın "ahsene'l-kasas" diye nitelendirdiği Yusuf (as) kıssasındaki o ilahi adalet anlayışıyla bugünkü zulüm tablosu yan yana getirildiğinde, asıl kaybedilenin toprak değil, bir peygamber mirası olan vicdan ve medeniyet hafızası olduğu anlaşılıyor. Netanyahu'nun ölüm korkusuyla havalarda dolaşması, mülkün gerçek sahibinin kim olduğunu bir kez daha hatırlatıyor; kibre ve zulme dayanan hiçbir iktidarın Allah'ın takdiri karşısında tutunamayacağını. "Yeni bir yurt arayışı" tarihi doğru okuyanlar için sürpriz değil; zulmün kaçınılmaz karşılığının, ilahi bir kanun olarak tecellisidir.

  • Bülent Bektaş

    4.03.2026 07:04:48

    Teşekkürler Şükrü Bey Emeğinize Sağlık

  • S. Pelin Kurukahveci

    4.03.2026 06:24:04

    Müslümanları neoconların şerrinden kurtar Rabbim. Amin.

  • Kenan

    4.03.2026 06:04:05

    Kaleminize ve kalbinize kuvvet, hocam. Enfes bir yazı olmuş. Tam zamanında söylenecek şeyler.

  • Cemal Özkaya

    4.03.2026 03:12:58

    Tahlil çok güzel olmuş. BOP denen hain planları inşaallah ayaklarına dolanır da haber verilen savaş çok perişanlıklara sebep olmadan neticelenir inşaallah. Ne dessası bol milletmiş yav.

  • Naim Kavukcu

    4.03.2026 00:56:27

    En dahiyane bizden bir bakış açısı ile analizi günlerdir beklemekte ve gözlemekte idik Vay Allah razı olsun Harika bir analiz Şükrü hocam sizleri Rabbim iki cihanda aziz eyleye Amin

  • Doğu Batı

    4.03.2026 00:55:29

    (4) Zira vicdanını kaybeden bir topluluk için dünya genişliğinde de olsa her yer dar gelir. Yazıda belirtildiği gibi 'İran müzakereleri ve kaçış' senaryosu, aslında bir zihniyetin iflasıdır. İstikbaldeki o büyük inkılabın içinde 'en yüksek gür sadanın İslam’ın sadası' olacağı müjdesine olan itimadımızı bu vesileyle bir kez daha tazelemiş olduk. Hakikati neşretme yolundaki bu ufuk açıcı yazıların devamını dilemekle…Selam ve dua ile.

  • Doğu Batı

    4.03.2026 00:55:05

    (3) Hz. Yusuf’un (as) iffetli ve adaletli yönetiminden, Hz. Yakub’un (as) sabrından ve Hz. İbrahim’in (as) tevhid yolundan sapanlar; kendilerini modern dünyanın 'ihtilalci ve Neocon' karanlığına teslim etmişlerdir. Marx’ın materyalist felsefesiyle harmanlanmış bu 'vatansız' siyasetin, bugün Filistin’de döktüğü masum kanları, aslında kendi sonlarını hazırlayan manevi birer mühürdür. Beşer zulmederken kaderin nasıl adalet ettiğini; bir zamanlar 'vadedilmiş topraklar' iddiasıyla yola çıkanların, bugün nasıl 'yeni bir yurt' arayışına mahkûm edildiklerini ibretle müşahede etmekteyiz.

  • Doğu Batı

    4.03.2026 00:54:47

    (2) Özellikle üzerinde durulan mazlum ve zalim Yahudi ayrımı, Kur’ânî ve Risale-i Nur eksenli bakış açımızın temel taşıdır. Üstadımızın da ifade ettiği üzere; her millette olduğu gibi Benî İsrail içinde de hakkı ve adaleti rehber edinen, Peygamberlerin (as) mirasına sadık kalan bir 'dindar damar' her daim mevcuttur. Ancak makalede çok net bir şekilde teşhis edildiği gibi; bugün dünyayı kaosa sürükleyen, küresel sermayeyi bir zulüm aracına dönüştüren ve 'Karunlaşan' zihniyet, ne yazık ki bu mukaddes mirastan fersah fersah uzaklaşmıştır.

  • Doğu Batı

    4.03.2026 00:54:31

    (1) 2026 yılı üzerinden kaleme alınan bu mühim makale, aslında güncel bir siyasi analizden ziyade, tarihin ve kaderin değişmez yasalarını hatırlatan bir ihtarname niteliğindedir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı