"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Oruç maddî ve manevî bir perhizdir

Risale-i Nur'dan
16 Mart 2024, Cumartesi
Sekizinci Nükte

Ramazan-ı Şerif insanın hayat-ı şahsiyesine baktığı cihetindeki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:

İnsana en mühim bir ilâç nev’inden maddî ve manevî bir perhizdir ve tıbben bir hımyedir ki insanın nefsi yemek içmek hususunda keyfemayeşa hareket ettikçe hem şahsın maddî hayatına tıbben zarar verdiği gibi hem helâl-haram demeyip rast gelen şeye saldırmak, âdeta manevî hayatını da zehirler. Daha kalbe ve ruha itaat etmek, o nefse güç gelir, serkeşâne dizginini eline alır. Daha insan ona binemez, o insana biner. Ramazan-ı Şerifte, oruç vasıtasıyla bir nevi perhize alışır, riyazete çalışır ve emir dinlemeyi öğrenir. Bîçare zayıf mideye de, hazımdan evvel yemek yemek üzerine doldurmakla, hastalıkları celb etmez. Ve emir vasıtasıyla helâli terk ettiği cihetle, haramdan çekinmek için akıl ve Şeriattan gelen emri dinlemeye kabiliyet peyda eder; hayat-ı maneviyeyi bozmamaya çalışır.

Hem insanın ekseriyet-i mutlakası açlığa çok defa mübtelâ olur. Sabır ve tahammül için bir idman veren açlık, riyazete muhtaçtır. Ramazan-ı Şerifteki oruç, on beş saat, sahursuz ise yirmi dört saat devam eden bir müddet-i açlığa sabır ve tahammül ve bir riyazettir ve bir idmandır. Demek beşerin musibetini ikileştiren sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün bir ilâcı da oruçtur.

Hem o mide fabrikasının çok hademeleri var. Hem onunla alâkadar çok cihazat-ı insaniye var. Nefis eğer muvakkat bir ayın gündüz zamanında tatil-i eşgal etmezse o fabrikanın hademelerinin ve o cihazatın hususî ibadetlerini onlara unutturur, kendiyle meşgul eder, tahakkümü altında bırakır. O sair cihazat-ı insaniyeyi de o manevî fabrika çarklarının gürültüsü ve dumanlarıyla müşevveş eder. Nazar-ı dikkatlerini daima kendine celb eder, ulvî vazifelerini muvakkaten unutturur. Ondandır ki eskiden beri çok ehl-i velâyet, tekemmül için riyazete, az yemek ve içmeye kendilerini alıştırmışlar.

Fakat Ramazan-ı Şerif orucuyla, o fabrikanın hademeleri anlarlar ki sırf o fabrika için yaratılmamışlar. Ve sair cihazat, o fabrikanın süflî eğlencelerine bedel Ramazan-ı Şerifte melekî ve ruhânî eğlencelerde telezzüz ederler, nazarlarını onlara dikerler. Onun içindir ki Ramazan-ı Şerifte mü’minler, derecatına göre ayrı ayrı nurlara, feyizlere, manevî sürurlara mazhar oluyorlar. Kalp ve ruh, akıl, sır gibi letaifin o mübarek ayda oruç vasıtasıyla çok terakkiyat ve tefeyyüzleri vardır. Midenin ağlamasına rağmen, onlar masumâne gülüyorlar.

Mektubat, s. 476

LÛ­GAT­ÇE:

hımye: perhiz.

keyfemayeşa: kendi keyfince.

letaif: latîfeler, duygular.

muvakkat: geçici.

perhiz: diyet, rejim; yeme-içmede dinen ve tıbben zararlı olan şeylerden uzaklaşma.

riyazet: az yiyip içme, az uyuma ve dünya lezzetlerinden sakınma suretiyle nefsi terbiye etme, ahlâkı güzelleştirme.

tahakküm: baskıyla hükmü altına alma.

tefeyyüz: feyizlenme, manevî anlamda fayda ve gelişme sağlama.

tekemmül: olgunlaşma, erme, kâmil hale gelme.

telezzüz etmek: lezzet almak.

terakkiyat: terakkîler, ilerlemeler.

Okunma Sayısı: 1194
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    16.3.2024 16:36:36

    Bütün bu izahatlar “ilâç, ameliyat, tedavi, perhiz” gibi kavramlara bakış açımızı değiştirmeyi zorunlu kılmaktadır. Tek bir oruçla belki de gelecekte yaşayacağımız sağlık sorunlarının çoğunun önüne geçilmesini sağlayabiliriz. Hatta şu an yaşadığımız sağlık sorunlarının çözümü noktasında da oruçtan aynı Batılı ülkeler gibi faydalanabiliriz. Orucun bu cihetle hastalıklar öncesinde koruyucu hekimlik ve hastalıklar esnasında en tesirli tedavi metotlarından biri olduğu ilmen ispat edilmiştir. Bu hal bize Rabbimizin sonsuz şefkatini, merhametini ve hikmetini göstermektedir vesselâm…

  • Cenk Çalık

    16.3.2024 16:36:19

    Orucun bir tür ilâç olduğunu, maddî cihetinin dışında manevî cihetinin de varlığı ve tıbben hımye olduğunun net bir şekilde anlaşılması gerekir. Batıda artık oruç “bıçaksız ameliyat!” olarak tanımlanmakta ve çok sayıda ilmî makale neşredilmektedir. Başta Almanya olmak üzere “oruçla tedavi eden” onlarca klinik açılması da son derece manidardır. Yapılan araştırmalar eğer midemizi sindirimle meşgul etmezsek yıllardır depolamış olduğumuz toksinleri yani zehirli maddelerivücudumuzdan dışarıya atıldığı anlaşılmıştır. Üstelik açlık süresi arttıkça atılan toksinlerin miktarında da artış olduğu tesbit edilmiştir.

  • Cenk Çalık

    16.3.2024 16:36:00

    Günümüzde yaklaşık 1.7 milyar insan aşırı kilolu. Yüzlerce çeşit diyet insanlığı çözüm getiremiyor. “Beslenme uzmanları ve diyetisyenler!” dahi sürekli yiyin diyor. Netice itibariyle başladığımız yere dönüyoruz. Peki, dünyanın en etkili perhizi hangisidir? Diyetisyenlerin teklifleri neden insanlığın kilo sorununa çare olamıyor? Doğru beslenmenin oruçla olan ilişkisini nasıl açıklayabiliriz? Bütün bu soruları Üstadımız şu şekilde cevaplıyor: “İnsana en mühim bir ilâç nev’inden maddî ve manevî bir perhizdir…” (Mektubat, s. 476) Bu cümleden alacağımız çok sayıda ders vardır. Öncelikle beslenmeye sadece maddî ve dünyevî nazarla değil, manevî ve ahireti de içine alacak şekilde bakmamız lüzumunu anlamamız gerekiyor. Bu izahat bile diyetlerin ve diyetisyenlerin tavsiyelerinin neden akim kaldığını tek başına izah etmeye yetiyor bile.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı