"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İktidara güven kalmadı

31 Mart 2021, Çarşamba 00:01
MAK DANIŞMANLIK YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE ARGEDER STRATEJİ ENSTİTÜ BAŞKANI MEHMET ALİ KULAT YENİ ASYA’YA KONUŞTU: SİZ ADALET DERKEN PRATİKTE ADALETSİZLİK, EKONOMİK REFAH DERKEN PRATİKTE FUKARALIK VARSA MİLLET SÖYLEMLERİNİZE İNANMAZ.

MEHMET KARA - ANKARA
mkara@yeniasya.com.tr 

İKTİDAR SEKÜLERLEŞTİKÇE...

“Uzun iktidarın nimetleri iktidarı dünyevîleşme/ sekülerleşme çizgisine taşıdı. Hem üst yönetim kadroları kendileri sekülerleşti, hem de etraflarına dünyaya zebun/maddiyata dilbeste birilerini topladı. Sineklerin bal kovanına yapışması gibi…”

VAADLER TÜKETİLDİ

“Vaadler hiçbir zaman bu kadar tüketilmişti. Toplum adalet kavramının pratik karşılığının bittiğini düşünüyor. Yolu adliyeye düşen hiç kimse, âdil karar verileceğine inanmıyor. Hiçbir anne baba torpili olmaksızın çocuğunun iyi bir işe gireceğini.” düşünmüyor.

***

İktidara güven kalmadı

MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat, “Hükümetin son yıllardaki İnsan Hakları Reformu, Ekonomi Reformu, Demokrasi Manifestosu vb. koca koca söylemleri maalesef toplumda çok inandırıcı bulunmuyor” dedi.

MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı ve ARGEDER Strateji Enstitü Başkanı Mehmet Ali Kulat YENİ ASYA’ya konuştu.

Kulat, sosyal medya hesabından hükümetin son yıllardaki reform söylemlerinin toplumda çok inandırıcı bulunmadığını, seçim yatırımı olarak algılandığını söylemişti. Kulat, Hamza Kürşat Ayvatoğlu olayını bir işaret fişeği olarak değerlendirerek, “Nasılsa iki gün sonra unutulur diye savsaklayanlar toplumsal tepkiyi okuyamıyor. Bu mesele Merhum Ecevit’e atılan yazar kasadır” demişti. Tek olay üzerine, sahada iktidara bu düzeyde bir tepkiyi daha önce hiç görmediklerini söyleyen Kulat, “Vatandaş konuyu bir gencin madde bağımlılığı olarak okumuyor ve konu ile ilgilenmiyor. Konu; İslami Hassasiyet, Yolsuzluk ve yolsuzlukla mücadele diyerek milletin desteğini kazanmış bir siyasî partinin genel merkezi üzerine oluşan büyük imaj zedelenmesi ve negatif algı var” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklamalarıyla ilgili konuştuğumuz MAK Danışman Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat sorularımıza şu cevapları verdi:  

Hem kendileri hem kadroları sekülerleşti

*Kokain kullandığını itiraf eden AKP’de büro elemanı olacak çalışan Hamza Kürşat Ayvatoğlu olayında siyaset kurumunu yıprattığını söylediniz. Bu durumda siyaset kurumu neler yapmalı? 

Genel anlamda siyaset kurumu ama özelde iktidar Adalet ve Kalkınma Partisi aynı Liderle bu milletin teveccühü ile Cumhuriyet tarihinin en uzun iktidarı olma fırsatını yakaladı. Millet geçmişteki yapılmayan hizmetlerin / ihmallerinde etkisiyle özellikle 2002 -2012 arası yapılan hizmetler karşılığı her girilen seçimde tek başına iktidar olma fırsatını lütfetti. Elbette bu teveccühte millî iradeye yönelik müesses nizamın oluşturduğu mağduriyetinde etkisi vardı. Ancak; bu mağduriyet azaldıkça, uzun iktidarın nimetleri yoksulluk ve yolsuzlukla mücadeleyi en önemli hedef haline getiren iktidarı zamanla dünyevileşme / sekülerleşme çizgisine taşıdı. Bu öyle bir hal almaya başladı ki hem üst yönetim kadroları kendileri sekülerleşti hem de etraflarına dünyaya zebun / maddiyata dilbeste birilerini topladı. Sineklerin Bal kovanına yapışması gibi… Siyaset kurumu öncelikle maddi kaynakları itibarıyla şeffaflaşmalı. Denetim mekanizması inşaa edilmeli. Siyasî ahlâk yasası çıkarılmalı. Siyaset zenginleşme aracı olmak yerine onurlu bir hizmet mesleği haline getirilmeli. Gelişmiş demokrasilerin denetim kurumları bizde de olmalı. 

Gençler Türkiye’de kalmak istemiyor

* Toplum, adalet, demokrasi ve insan hakları kavramlarına karşı inançlarının iktidar uygulamaları karşısında neler düşünüyor? 

Toplum adalet kavramının pratik karşılığının bittiğini düşünüyor. Yolu adliyeye düşen hiç kimse, tanık – sanık ya da müşteki hakkında âdil karar verileceğine inanmıyor. Çocuğu işe girecek hiçbir anne baba torpili olmaksızın çocuğunun iyi bir işe gireceğini düşünmüyor. Toplumda hiç kimse rüşvet / irtikap vs. olmaksızın bazı kurumlarda iş yapabileceğini düşünmüyor. Gençler kendilerine fırsat verilse bu ülkede kalmak yerine batıya gitmeyi tercih ederim, diyor. İnsanlar siyaset kurumunun toplumsal vicdana uygun iş yaptığına / yapacağına inanmamaya başladı. 28 milyon icra dosyasının bir icraya veren bir de icralık olanı 56 milyon yapıyor. Şirketlerin tüzel kişiliğindeki ortak sayısının çokluğu da rakamı 100 milyonun üstüne çıkarıyor. Düşünseniz ya ülke nüfusu 83 milyon, ama 100 milyon kişi (bazı kişilerin onlarca icra dosyası var) icrada taraf…  

Kutuplaştırıcı dil bilerek tercih ediliyor 

Kutuplaştırıcı ve ötekileştirici dilin halka yansıması nasıl oluyor? 

Kutuplaştırıcı ve ötekileştirici dil bilerek tercih ediliyor. Safları sıklaştırma ötekini düşman ilân ederek sağlanıyor. Bu dil Ak Parti’nin tek başına biz ve ötekiler dediği dönemde çok ciddî işe yaramıştı. MHP ile ittifakın ilk yıllarında da bu kutuplaştırıcı ve ötekileştirici dil seçim kazanmak için çok kıymetliydi. Ama son yerel seçimle birlikte büyü bozuldu. Zira Saadet partisi Cumhur İttifakı yerine Millet İttifakında yer alarak Cumhur İttifakına darılan / kızan / küsen seçmenin her şeye rağmen sandığa gitmesini sağladı ve sandığa giden bu seçmen Saadet’in meşrûlaştırması ile Millet ittifakına oy verebildi. Şimdi Saadet’in yanı sıra DEVA / Gelecek gibi yeni aktörler gri alanı büyüttü ve Millet İttifakını iyice meşrulaştırdı. Buna ilaveten kurulduğu zamanlar MHP’nin bir böleni görünümlü İYİ Parti merkez sağa kaydıkça Millet İttifakı daha da zemin buluyor.

Vaadler hızla tüketildi

Son dönemdeki hükümeti yaptığı değişik alanlardaki reform çalışmalarının halkta karşılığının nedir?  

Hükümetin son yıllardaki İnsan Hakları Reformu, Ekonomi Reformu, Demokrasi Manifestosu vb. koca koca söylemleri maalesef toplumda çok inandırıcı bulunmuyor. Böyle kıymetli kavramların çok sık kullanılması ama hayata geçirilmemesi, seçim yatırımı / seçmen motivasyon ifadesi şeklinde anlaşılması sonucunu doğurdu. Mesela son seçimlerde temel slogan haline gelen BEKA söyleminin bugün toplumsal değeri kalmadı. Siz adalet derken pratikte adaletin yerinde adaletsizlik, siz ekonomik refah derken pratikte fukaralık varsa millet söylemlerinize inanmaz. Farkında mısınız hiçbir dönemde vaatler bu kadar hızlı tüketilmezdi. Yapılan / Yapılmak istenenler ise o kadar çok telaffuz ediliyor ki millet zaten yapmak zorunda olduklarının kendilerine lütuf gibi sunulmasından da rahatsız. 

Okunma Sayısı: 2342
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı