"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ve Ramazan Bayramı...

Süleyman KÖSMENE
02 Mayıs 2022, Pazartesi
Bayram Bir Kabul Belgesidir

Bu bayram bir aydan beri oruç tutan İslam ümmetinin bayramıdır ve orucumuzun dergâh-ı İlahiye’ce kabulünün belgesidir. 

Hadis-i kutside “Oruçlunun iki sevinci vardır: Biri iftar ettiği andaki sevinci, diğeri Rabbine kavuştuğu andaki sevinci.” tarzında iki sevinçten bahsediliyor. Bu iki sevinçten “iftar sevinci”nin içine bayram sevinci de giriyor. 

Nitekim bu gün “gün bazında” ilk iftar ettiğimiz, yani yiyip içmeyi ilk serbestçe yaptığımız gündür. Bu nedenle bu bayrama Fıtır Bayramı denmiştir.

Ramazan Ayını İdrak Ettik

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından azat olmak” müjdeleriyle Ramazan ayını idrak ettik. Ay boyunca bu müjdeler gözümüzden, gönlümüzden düşmedi. Bu müjdelerin gerçeğe dönüşmesini hep istedik. Rahmeti şiddetle istedik, mağfirete ekmekten ve sudan daha fazla ihtiyaç hissettik ve cehennem azabından azat olmak, Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, en büyük meselemiz oldu. 

Bediüzzaman’ın ifadesiyle, başta Resul-i Ekrem (asm) olmak üzere bütün peygamberlerin ve bütün ehl-i hakikatın, “Ecirna minennar, neccina minennar, hallısna minennar” (Cehennemden bizi hıfz eyle!) demeleri gösteriyor ki, nev-i beşerin en büyük meselesi Cehennemden kurtulmaktır. Ve kâinatın pek çok ehemmiyetli ve muazzam ve dehşetli bir hakikati Cehennemdir ki, bir kısım o ehl-i şuhud ve keşif ve tahkik onu müşahede eder. Ve bir kısmı tereşşuhatını ve gölgelerini görür, dehşetinden feryat ederler, "Bizi ondan kurtar" derler.1 

Mükâfatını sadece Allah’tan bekleyerek oruç tutan mü’min, Ramazan-ı Şerif ayının başlarında önce rahmet hediyeleriyle kucaklanır, alnına, gözüne, gönlüne, yüreğine binlerce rahmet buseleri konar.      

Ardından günah yükü ile yorgun düşmüş insan ruhu, kulluktan atılmayı ve rahmetten kovulmayı beklerken, Allah’ın mağfiretinin ve bağışlamasının “bir oruç”, “bir gözyaşı”, “bir yöneliş” bahasına ve bahanesine kolaylaştırılması, eşsiz bir müjde ve benzersiz bir lütuftur.  

Bayramın Müjdeleri

Kul, günahları için kulluktan atılmayacak, üstelik bağışlanması için öyle derelerden hendeklerden atlamayacak; tek bir adım atacak, tek bir yöneliş gösterecek ve bağışlanacak! (Düşünün: Tek bir kibir günah iblisi perişan etmişti!) 

Ramazan-ı Şerif ayının ortaları böyle af ve bağışlanma bahaneleri ile dolu günlerdi.

Rahmetin cuş-u huruşa geldiği öyle günlerden ve gecelerden geçtik ki, neredeyse elini açan bağışlandı! 

Ve hemen sonrasında gelen rahmet yüklü günler ile “Cehennemden azat olmak” haberi müjdelerin en ulaşılmazı, en göz yaşartıcısı idi! 

Sanki mahşeri dünyaya kurmuştu Rabb-i Rahim! Kullarını cennetine almak istiyordu. 

İşte bayram bunun habercisidir. Bu bayram rahmetin, mağfiretin ve cennetin bayramıdır. Bayram bunun için içimizi eşsiz bir sevinç ve neşeyle dolduruyor! 

Binler Tebrikler 

Bayramda tebrikler, musafahalar, kucaklaşmalar, ziyaretler, ikramlar, ihsanlar bunun içindir! Cehennemden azat olan kullar bu büyük meseleyi halletmenin verdiği derin sevinci şükre çevirmişler, bu sevinci birbirleriyle paylaşıyorlar! 

Ramazan gibi bir ibadet ayını bayram ile taçlandıran Cenab-ı Hak, bu teşrii ile bütün beşeriyete mesaj vermek ve tebliğ sunmak istiyordu aslında. “İbadet sevinç getirir, sevinç şükrü, şükür de Cennete ulaştırır.” Haberinin insan zihnine kazınması gerekiyordu. 

Ahretteki taşkın mutluluklara, ebedi sevinçlere ve sonsuz müjdelere dikkat ancak böyle çekilebilirdi.

Bunun için mü’minler Allah’ın bir lütfu olarak Ramazan ayından sonra bayram yaparlar, bayramlaşırlar, kucaklaşırlar, musafaha yaparlar, ikram ederler, coşkun bir haz yaşarlar, taşkın bir rahmeti paylaşırlar. Bayram sevincini şükre, şükrü bayram sevincine çevirirler.  

Bayramınıza binler tebrikler. 

Bu bayramın sıcak aile ocağınıza ve âlem-i İslam’ın her köşesine, her bucağına hayırlar, güzellikler ve saadetler getirmesini niyaz ediyorum.  

DUA

Ey haşyetinden dağların parçalandığı! Ey korkusundan yerlerin yarıldığı! Ey itaatinden semavatın kıyamda durduğu Allah’ım! Yüreğimi korkusuz, kalbimi haşyetsiz, nefsimi itaatsiz, ruhumu kıyamsız eyleme! Ömrümü muti kul, ahretimi bayram kıl! Âmin.   

1 Asa-yı Musa, s. 45

---------------

Okunma Sayısı: 2703
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İsmail

    3.5.2022 17:23:06

    Hocam çok güzel bir yazı ama bu gün oya baydar hanımın yazısını okudum bu şehit haberleri gelirken bu hukuksuz ağırlaştırılmış müebbet cezaları verilirken insanlar çöplerden yiyecek toplarken bu neyin bayramı demesi benim içimi burktu siz işin manevi yönünü güzel açıklamışsınız ama bu yönüne değinmemişsiniz herhalde yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal meselesi

  • İsmail Atak Cebecili

    2.5.2022 07:51:45

    Dualarınıza milyonlarca AMİN deyip, biz de sizlerin, İzmir'li arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin Bayramlarını tebrik ediyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı