Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 02 Şubat 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Halil USLU

Barış ve masum insanlar



Rahmetli babam, amcam, halam ve yaşlı akrabalarımın kısm-ı azamı 1915-1916 yıllarında Rusların istilâsını anlatırken kendileri ağlar ve onlar anlatırken bizler de ağlardık. Her yönü ile dehşet. Aziz Van’ın dağ ve tepelerini Rus tümenleri basmış ve oralarda ikamet eden Ermeni fedaileri de yardımcı olmuş, yüzlerce yakın akrabalarım şehit düşmüştü... 80 santim kar, anne çocuğunu taşıyamıyor, kucağından atıyor. O dönemin 100 binlik şehri Van târümâr edilmiş, herkes göçe başlamış. 16 yaşından 60 yaşına kadar olanlar ellerine aldıkları silâhlarla nefis, vatan ve namus mücadelesine girişmişler. Başlarında gönüllü milis kuvvetleri komutanı var. O tarihlerde Molla Said denilen Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri...

Hz. Peygamber’in verdiği terbiye ve derste ve İslâm inancında harplerde çocuk ve kadınlar masumdurlar, öldürülemez. 300 milyonluk ve güya medenî ülke ABD’nin çılgın başkanının Irak’ta yaptığı gibi masum çocuk ve kadınların başlarına bombalar atılmaz ve hunhar katliâmlar yapılmazdı. Fransız parlamentosu evvelâ buraya bakmalı. Çağımızın Mevlânâ’sı Hz. Bediüzzaman’ın yeğeni başta olmak üzere bir çok hemşerisi ve akrabası bizlerinki gibi şehit olur ve hicrete dûçâr kalırlar. Bütün bu çirkin ve ıztıraplı, elim tabloya rağmen gönüllü alay komutanı Hz. Bediüzzaman hiçbir zaman intikam duyguları taşımaz ve emrindeki milis kuvvetlerine de bu intikamı yaptırtmaz. İşte Tarihçe-i Hayat’ından birkaç tesbit:

“O muharebeler esnasında, Ermeni fedaileri bazı yerlerde çoluk çocuğu kesiyorlardı. Buna karşı Ermenilerin çocukları da bazan öldürülüyordu. Bediüzzaman’ın bulunduğu nahiyeye binlerle Ermeni çocuğu toplanmıştı. Molla Said askerlere ‘Bunlara ilişmeyiniz’ diye emretti. Daha sonra bu Ermeni çoluk çocuğunu serbest bıraktı; onlar da, Rusların içerisindeki ailelerinin yanına döndüler. Bu hareket Ermeniler için büyük bir ibret dersi olup, Müslümanların ahlâkına hayran kalmışlardı. Bu hadise üzerine, Ruslar bizi istilâ ettiklerinde, fedâi komitelerin reisleri Müslüman çoluk çocuğunu kesmek âdetini bırakıp, ‘Madem Molla Said bizim çoluk çocuklarımızı kesmedi, bize teslim etti; biz de bundan sonra Müslümanların çocuklarını kesmeyeceğiz’ diye ahdettiler. Molla Said, bu sûretle o havalideki binlerle mâsumların felâketten kurtulmasını temin etmiş oldu.” (Tarihçe-i Hayat, B. S. Nursî)

Büyüklerin şefkati, sevgisi ve dünya görüşleri büyük olur. Onlar dar kalıplarda kalmaz, bütün insanlığı kucaklar ve barışın bütün yollarını, kapılarını sonuna kadar açarlar. Bu elim musibetlere dûçâr kalan Hz. Bediüzzaman, 1911’de, bu harpler ve muhâceretler yokken Münâzarât isimli eserini yazar, neşreder. Yıllar sonra birkaç kere elden geçirdikten sonra 1950’li yıllarda tekrar neşreder. Takriben yarım asır önce Ermeni münasebetleri hakkında yazdığı müsbet ve barış yolundan hiç taviz vermez. Bizler de onun terbiyesi, sevgisi ve şefkati altında aynı yolda ilerliyoruz, çalıştık ve çalışıyoruz.

Ermeniler hakkında sorulan suâllere Münâzarât eserinde verdiği cevaplardan birkaç satır: “…Düşmanlığın sebebi olan istibdat öldü. İstibdâdın zevâliyle dostluk hayat bulacak. Size bunu kat'iyen söylüyorum ki, şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vâbestedir. Fakat mütezellilâne dost olmak değil, belki izzet-i milliyeyi muhâfaza ederek, musâlaha elini uzatmaktır. Hem de, fikr-i milliyette müttefik ve kavîdirler; siz, ihtilâfla şimdilik boşsunuz, hem de galebe etmek istiyorsunuz. Onlar sizi mağlûp ettiği silâh ile, yani akıl ile, fikr-i milliyetle, meyl-i terakkî ile, temâyül-ü adâlet ile mağlûp edebilirsiniz. Bence şimdi kılıç vuran, o kılıncın aksi döner, yetimlerine dokunur. Şimdi galebe kılıç ile değildir..”

Bir kıyas yapmak ve bu satırları anlamak için işte rakamlar: Türkiye’de 77 bin cami, 400 tane kilise var. 41’i Ermeni kilisesi. Türkiye’nin nüfusu 73 milyon, Ermenistan’ın yaklaşık 4 milyon. Türkiye’nin sahilleri ile birlikte yüz ölçümü 814.000 km², Ermenistan’ın 29.800 km²... Şimdi başımızı kaldırıp dünyaya ve lobilerine iyi bakalım ve geçmiş yıllarda Sn. Süleyman Demirel’in neden Karadeniz İşbirliği Paktı ve Karadeniz Havzası projesini hayata geçirdiğini iyi düşünelim. O zaman daha çok anlarız, barışı ve masum insanları.

02.02.2007

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (26.01.2007) - Milliyetimiz bir vücuttur

  (19.01.2007) - Zeytin ve kasem-i Kur'âniye

  (12.01.2007) - 24 kara nokta

  (05.01.2007) - Kelime-i şehadet, hakkıdır

  (29.12.2006) - Erdemli - Mersin durağı

  (22.12.2006) - Akşehir'de sevgi ve hoşgörü

  (15.12.2006) - Neyle kundakladılar Hz. Mevlâna'yı?

  (08.12.2006) - Müjdeci ve müjdeler

  (01.12.2006) - Üç 16’daki sır ve Papa

  (24.11.2006) - Geç kaldınız, nerdeydiniz?

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004