Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 04 Aralık 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

Kadere iman olunca



Isparta Keçiborlu’nda bir tepeye düşüp 57 kişinin ölümüyle sonuçlanan uçak kazasının yankıları hâlâ devam diyor. Ülkeyi, özellikle yakınlarını yasa boğan bu olay ister pilot, ister teknik, ister şu veya bu sebeple olsun, olaya bir de kader açısından bakmak lâzım.

Hepimiz ölümlü varlıklarız. Dünyaya adımını atan herkes mutlaka bir gün bu konaktan ayrılacak. Şu veya bu yerde, şu veya bu şekilde ömrümüz sona erecek. Ne var ki, Colin Turner’in Adalet Sempozyumunda, “Dünyada hergün 300 bin insan ölüyor, buna kimsenin bir itirazı yok, ama tsunamide birkaç saat içinde ölüverince Allah’ı sorgulamaya başlıyorlar” dediği gibi böylesi toplu ölümler ne yazık ki bir kısım insanları isyana sevk ediyor. Ama isyan da etse değişen birşey yok.

Oysa insan üzüntüsüne üzüntü katma yerine sabretse, olayın sır ve hikmetlerini düşünse rahatlayacak.

Bir defa kâinatta tesadüfen, rastgele, kendi kendine olan hiçbir olay yok. Her şey Allah’ın izni, takdiri ve nice hikmetlerle gerçekleşiyor. Suçları şu veya bu olur ayrı mesele.

Rahmeti, sevgisi, hikmeti sonsuz bir Yaratıcı, görünüşte ne kadar üzüntü verici de olsa rahmet, sevgi ve hikmetiyle gerçekleştiriyor bütün bu olup bitenleri. Arkasındaki sır ve hikmetleri, sadece o masumların şehitlik gibi yüce bir makama yükseldiklerini düşünse bile büyük bir teselli bulur insan.

Kur’ân şu dersi verir bize: “Ne yeryüzünde vuku bulan ve ne de sizin başınıza gelen hiçbir musibet yoktur ki, onu yaratmamızdan evvel bir kitapta yazılmış olmasın. Bu ise Allah için pek kolaydır.

“Tâ ki kaybettiğiniz şeye üzülmeyin, size verdiğimizle de şımarmayın. Çünkü Allah çok kibirli ve çok övünen hiçbir kulu sevmez.”1

Demek yeryüzünde vuku bulan ve başımıza gelen her musibet yaratılmadan önce Levh-i Mahfuz, yani kader levhası dediğimiz bir kitapta yazılı. Öyleyse kazandığında şımarmayacağı gibi kaybettiğinde de isyan edercesine, saç baş yolacak tarzda üzülmemeli insan.

Ayrıca “Kadere iman eden kederden kurtulur” denilmemiş mi?

Peygamberimiz (asm) kızı Zeyneb’in çocuğu vefat ettiğinde onu şöyle tesellî etmişti: “Veren de Allah, alan da Allah. Onun katında her şeyin vakti belirlenmiştir.”2

Evet, veren de Allah’tır, alan da Allah’tır ve her şeyin vakti belirlenmiştir.

Bunlardan daha büyük bir teselli kaynağı düşünülebilir mi bir insan için?

Dipnotlar: 1- Hadid Sûresi: 22-23. 2- Riyâzü’s-Sâlihîn Terc., 1:56 (Buhârî ve Müslim’den.)

04.12.2007

E-Posta: sdogen99@ttnet.net.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (03.12.2007) - Polisin işsiz kaldığı bir ülke

  (02.12.2007) - Geleceğin Türkiye’si

  (01.12.2007) - Başörtüsü yasakçılığındaki çarpıklıklar

  (30.11.2007) - Başarıyı cezalandırmak

  (29.11.2007) - Örnek ticaret

  (28.11.2007) - Bu haksızlığa dur diyen yok mu?

  (27.11.2007) - Rahmetten uzak kalmak

  (26.11.2007) - Allah’ın gazabını celbetmek

  (25.11.2007) - Kazancın bereketlisi

  (24.11.2007) - Doğunun kurtuluşu

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri