Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 04 Aralık 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

İsmail BERK

Girişimci üniversite



Kendini, kurumsal tapınak haline getirmeyen ve bilimin özerkliğini, yenilenme potasında yeni bir ürüne dönüştürebilen üniversite, girişimci üniversitedir.

Bilgiyi, toplum faydasına yönlendirebilen, bu sayede ekonomik değer üretebilen iklimin yaşandığı bilim yuvaları, girişimci üniversiteye adaydır.

Girişimci üniversite, gider hanesinin tamamı döner sermayesi ve kuruluş amacına uygun faaliyet girdileri ile geliştirilebilen ve sürdürülebilen üniversitedir. Proje döngüsüne vakıf, rasyonel ölçeklere açık, performansa dayalı terfi ve yetkilendirmeye duyarlı objektif bilim mahalleleridir.

Teşbihte hata olmasın. Nasıl ki, bir şehirde birden fazla mahalle mümkün. Mahalle sayısı kadar olmasa da, birden fazla üniversitenin olduğu illerin artması gerekir.

Biri sosyal bilimlerde, diğeri sağlık bilimlerinde, bir öteki fen bilimlerinde otorite olmalı. Her şey içiçe ve bir rektörün kontrol edilemez inisiyatifine bağlı olmamalı. Pozitif rekabet olmalı.

Öğrencinin, tercih hakkını yapacak kadar alternatifi olmalı. Üniversiteyi kazanma telâşına düşmemeli. Üniversiteler daha çok talebi karşılayacak bir yapıya büründürülmeli ve devlet üniversiteleri dahil, öğrenci memnuniyetine geçilmeli.

Mübalâğa ettiğimi düşünüyorsanız, kendinizi bağışlayın. Tek fakülte kurma izni verilmeli özel sektöre. Bunun için anayasa dahil, gerekli yasa düzenlemesi yapılmalı.

O zaman göreceksiniz, nasıl girişimci yüksek öğretim oluyormuş? Eline kuruluş dosyası alan, yeterli şartları yerine getiren girişimciler, ilçesinde tek başına fakülte açabilmeli.

Böyle olursa, girişimcinin kuracağı üniversite de girişimci olur. Kalite öncelikli olur. En iyi öğretim üyeleri değer kazanır. Hoca yığılmaları azalır. Anadolu toprakları, bilim tozuna alışır.

Büyükşehir dönemi bitti artık. Büyük düşünen, büyük projesi olan, kampüs altyapısında öğrenciye odaklı, tabiri caizse manastır öğrencisi gibi ya da Anadolu erenlerinin tekkesi gibi, içinde üniversal verilerin kullanıldığı yeni kampüs kültürü oluşturulmalı. Her mekân ve bilim merkezi, 10 yıl içinde sosyal ve teknik donanımı ile zihin bereketinde düşünce üreten birer insanlık vadisine dönüşebilir.

O zaman üniversite; kapılarında fikir karanfilleri, yakalarında gül desenleri, kalplerinde sevgi tomurcukları ve beyinlerinde ilmin haysiyet ve onurunu taşıyan fidanlıkların yetiştiği birer kalkınma lokomotifi olurlar.

İstihdam merkezleri olmalı girişimci üniversiteler. Tartışmanın zevki motiflerine ev sahipliği yapmalı. Kaotik olmayan müzakereye susamalı. Teslimiyetçi olmayan ilim hukuku ve irfan felsefesi ile donanmalı.

Ortadoğu’ya kültür ve sosyal transfer yapmalı. Ülkenin insan kaynağını ülkenin birliği, dirliği ve ortak değerleri için harekete geçirmeli.

Büyük makam odaları olmamalı. Duvarlar camdan olmalı. İsteyen evinde ilim mesaisi yapmalı. Elektronik yönetime geçilmeli. Dijital yönetim olmalı.

Gençler sevginin kucağında, şefkatin bağrında ilgiyi yaşamalı ve bilgiye hazırlanmalı.

Başarılı esnaf ve işadamları üniversitede ders vermeli. Başarı hikâyelerini anlatmalılar. Böylece, tecrübe ilim yuvasına akmalı. Onlar da dönüp ehl-i hamiyete bakmalı, onları onurlandırmalı.

Cemaat temsilcileri, kanaat önderleri, resmî sivil toplum kuruluşları ile gönüllü sivil toplum kuruluşları temsilcileri, hayat okulunu anlatmalı. Siyasî parti temsilcileri, bakış açılarını üniversite öğrencileri ve düşünen bilim insanları ile paylaşmalı.

Saygı içinde farklılık, üretim içinde yeni ürünler, pozitif çatışma için demokrasi ve yarış içinde kalite öne çıkmalı.

Girişimci üniversitede, ideoloji dayatması ve korku bağnazlığı ile resmî kalıpların koruduğu ve kolladığı ütülenmiş görüşler olmamalı.

Girişimci üniversite, halkın içinde, onunla yürür. Organize sanayi bölgelerinde büyür. Kültür ve sosyal açılımlara gider ve orada yeni ufuklar görür.

Sonra döner, bunu bilim formatında ve sistemli hayat akışında modelleyerek projelendirir. Öncelikle kendini mutlu eder.

Toplumsa, çoktan mutlu olmuştur. Bilime motivasyon kattığı için.

04.12.2007

E-Posta: [email protected].


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (03.12.2007) - GAP’la kalkınmak

  (02.12.2007) - Günün beş dönemi

  (29.11.2007) - Tevhid ve tevhide

  (28.11.2007) - Kozan'da korkak ruhun dayatması

  (27.11.2007) - 21. Yüzyıl anayasası

  (25.11.2007) - Öğle zirvesi

  (22.11.2007) - Adalet Sempozyumu’nun ardından

  (21.11.2007) - Onurlu bir dünya adaleti ve Risâle-i Nur

  (20.11.2007) - Bediüzzaman Sempozyumu

  (19.11.2007) - İki söz

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri