Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 13 Haziran 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Kazım GÜLEÇYÜZ

200 km’ye el freni



Başörtüsüyle ilgili anayasa değişikliğinin, “AYM anayasa değişikliklerini ancak şekil yönünden denetleyebilir, esasa giremez” tepkileri göze alınarak iptal edilmesi, AKP hakkındaki dâvâda nasıl bir karar çıkacağı hakkındaki tahminleri de hayli netleştirdi.

Gerçi “türban” kararıyla dâvânın en önemli gerekçesinin ortadan kalkmış olacağını, dolayısıyla buna bağlı olarak kapatma kararı çıkma ihtimalinin azaldığını söyleyenler de oldu. Ama yaygın kanaat ve tahmin, tam tersi istikamette.

28 Şubat’ta olduğu gibi partiyi kapatıp başsız bırakmanın ötesinde, Cumhurbaşkanını Çankaya’dan indirip kadroları “tasfiye” etmeyi hedefleyen bir proje için düğmeye basıldığı yönünde çok düşündürücü değerlendirmeler yapılıyor.

Peki, başarılı olunabilir mi? On yıl öncesine göre daha zor. AB sürecinde mesafe almış, statüko güçlerini frenleyecek farklı dengelerin nisbeten de olsa oluştuğu bir Türkiye’de yaşıyoruz.

Ancak kilit nokta ve mevzileri ellerinde tutmaya devam eden ve bunların de elinden çıkması halinde mücadeleyi tümden kaybedeceği korkusu içinde olan statükonun, direnişini daha canhıraş bir şekilde, herşeyi göze alanların gözü dönmüşlüğü içinde sürdürmesi de beklenebilir.

Böyle bir halet-i ruhiyenin, işi, tahripkârlıkta hiçbir sınır tanımama noktasına taşıması riski son derece ciddî bir ihtimal olarak gündemde.

Zaten öyle olmasa 22 Temmuz’da halkın yüzde 47’sinin oyunu almış bir iktidar partisine kapatma dâvâsı açılır ve Mecliste 411 oyla kabul edilen bir anayasa değişikliği iptal edilir miydi?

AKP’nin de, Türkiye’nin de şu şartlarda mahkemeden çıkacak kapatma kararına, Gül’le Erdoğan başta olmak üzere iddianamede adı geçen kişilerin beş yıl süreyle siyasetten yasaklanmasına, bağımsız adaylık yollarının kesilmesine hazır olması gerektiğini düşünenler, buna göre harıl harıl alternatif üretmeye koyuldular bile.

İşin ilginç tarafı, “türban” kararı çıkıncaya kadar her fırsatta “Partinin kapatılacağına inanmıyorum” dediği belirtilen Erdoğan’ın, söz konusu kararla daha da katmerli bir hal alan belirsizlik sürecinde nasıl bir yol haritası izleyeceğini, kendi partililerinden dahi sır gibi saklaması.

Ve milletvekilleriyle yaptığı toplantıda konuya dair “Merak etmeyin, B, C, D, E planlarımız bile hazır” demenin ötesine gitmezken, vekillere “Tren yola devam edecek, inen bir daha binemez” diye gözdağı vermekten geri durmaması.

AKP cenahında hal böyle olunca, onun üzerine alternatif planlar oluşturma işini de başkaları üstleniyor. “AKP klonlansın” önerisiyle, siyaset yasağı istenmeyen 301 AKP’linin buluşacağı yeni bir parti kurulmasını teklif eden Bahçeli gibi.

Aynı Bahçeli’nin “Bu karambolde başbakanlık bana düşebilir” hesabı içinde olması da ilginç.

Bir başka enteresan durum ise, aynı şeyi Baykal için söyleyenlerin de bulunması. Demek ki, milletin vermediği başbakanlığı almanın tek yolunun kendileri açısından ancak böyle sisli ve bulanık ortamlar olduğunu düşünenler pusuda.

Şu anda Türkiye, halkın yüz vermediği “kifayetsiz muhteris ve mızıkçı” siyasetçilerle, milletten aldığı güçlü desteği, seçimin bir yılı dolmadan heba edenlerin arasına sıkışmış vaziyette.

Bu hengâmede, kilit konumlarda oturan Gül ve Toptan’ın tavırları da tartışma konusu. AKP “türban kararı” sonrasında ikisinden de beklediğini bulamamış görünüyor. Gül “suya sabuna dokunmayan” sözleriyle AKP’lilerin canını sıkarken; Toptan senato önerisiyle “topu taca attığı için” AKP’lileri, mahkemeye “Yetkisini aştı” eleştirisini yönelttiği için de CHP’lileri kızdırdı.

Ortaya çıkan duruma Unakıtan’ın yaptığı yorum ilginç: “Saatte 200 km hızla giderken el frenimizi çektiler.” (Yavuz Donat, Sabah, 12.6.08)

Ve bu yorumun getirdiği sorulardan birkaçı:

Hangi konuda bu hızı yapıyordunuz? Bu hızla gitmek, facia ile sonuçlanması riski yüksek bir trafik suçu değil mi? El frenini niye çektirdiniz?

13.06.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (12.06.2008) - Keşke haklı çıkmasaydık

  (11.06.2008) - Hep aynı yanlış

  (10.06.2008) - Buraya nasıl geldik?

  (08.06.2008) - Risale-i Nur’da yoğunlaşmak

  (07.06.2008) - Gerçek demokrasi

  (06.06.2008) - AİHM çarpıtmaları

  (05.06.2008) - AİHM kararı

  (04.06.2008) - AKP de vebale ortak

  (03.06.2008) - Çoğunluk özgür mü?

  (01.06.2008) - Risale-i Nur kâfidir

 
GAZETE 1.SAYFA
Download

Kutlu Doğum Haftası Pdf

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

© Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır