Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 19 Haziran 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Süleyman KÖSMENE

Cennet ehli berzahta ne yapar?



Abdullah Bey: “Yirmi Dokuzuncu Söz’de Mukaddime’nin son paragrafında geçen hadisin mânâsını ve konu ile bağlantısını kurar mısınız? Ruhun berzahtan Cennete gitmesi için kuşa girmesi, dünyaya gelmesi için sineğin içine girmesi ne demektir?”

Yirmi Dokuzuncu Söz, “Melâike ve rûhâniyâtın vücudu, insan ve hayvanların vücudu kadar katîdir” cümlesiyle başlar ve baştan sona kadar ruhları, melekleri, görünmeyen varlıkları, kıyameti ve haşri ispat eder.

Bedîüzzaman Hazretleri burada işaret eder ki: Bir kısım cansız ve hayatsız gezegenler ve yıldızlardan tâ yağmur damlalarına kadar her bir varlık ve madde, bir kısım meleklerin ve ruhânî varlıkların bineğidirler. O melekler ve ruhanîler Allah’ın izniyle ve emriyle bu gezen ve uçan cisimlere binerler, bizim de içinde bulunduğumuz şahâdet âlemini gezerler, bindikleri o maddenin ve cismin tesbîhâtını temsil ederler ve o cismin diliyle Allah’ı zikrederler. Demek, bazı hayat sahibi cisimler, kuşlar ve sinekler bazı ruhların tayyareleridirler.

Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) buyurmuştur ki:

* “Ehl-i Cennet ruhları berzah âleminde yeşil kuşların cevflerine girerler ve Cennette gezerler.”1

* Ka’b İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: ‘Mü’minin ruhu, Cennet ağacında beslenen bir kuş olur. Yeniden dirilme gününde Allah onu cesedine döndürünceye kadar orada beslenir.”2

* İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ashabına şöyle dedi: ‘Uhud’da şehid olan kardeşleriniz var ya! Allah, onların ruhlarını yeşil kuşların içine koydu. Bunlar Cennetin nehirlerine giden, Cennet meyvelerinden yiyen ve Arşın gölgesine asılmış altından kandillere girip istirahat eden kuşlardır. Şehidler böylece güzel güzel yiyip içip dinlenince şöyle dediler: ‘Kardeşlerimize bizden kim haber götürecek ve bildirecek ki, bizler Cennette dirileriz, rızıklanıyoruz? Bu haber gitmeli ki onlar Cennete karşı isteksiz olmasınlar ve harpte korkak davranmasınlar!’

“Allah Teâla onlara cevaben: ‘Sizin haberinizi ben duyuracağım’ buyurdu ve şu âyeti indirdi: ‘Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayın bilakis onlar Rableri katında diridirler. Allah’ın bol nimetinden onlara verdiği şeylerle sevinç içinde rızıklanırlar. Arkalarından kendilerine ulaşmayan kimselere, kendilerine korku olmadığını ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler.’”3

Bu rivayetleri tefsir eden Bedîüzzaman Hazretleri, bir kısım ruhların, bu kuşların ve sineklerin içlerine Allah’ın emriyle girerek cismanî âlemleri seyrettiklerini, o hayat sahibi cisimlerde bulunan göz, kulak gibi duygularla cismanî âlemdeki fıtrat ve yaratılış mucizelerini izlediklerini, onların hususî zikirleriyle Allah’ı zikrettiklerini beyan eder.4

Berzah âlemi bir ara âlemdir. Henüz mahşer kurulmamış, henüz insanlar ve varlıklar diriltilmemiştir. Berzahta bulunan sâlih ruhlar, kendi istekleri ve Allah’ın izni çerçevesinde gezmektedirler. Dünyayı, yıldızları ve Cenneti temâşâ etmekte, Cennetten beslenmektedirler. Fakat henüz kendi bedenleri diriltilmediğinden, gittikleri âlemin bedenli ve cismânî kuşçuklarının bedenleri içerisinde ve onların duyguları pencereleriyle gezip gördükleri anlaşılıyor.

Demek, ölmüş olan ehl-i Cennet ruhlarını Cenâb-ı Hak, bazen Cennet kuşlarının nezdinde Cennete, bazen de hayat sahibi kuşçukların uhdesinde ve bünyesinde dünyaya almakta ve bindikleri hayvancıkların gözleri ve kulaklarıyla yaratılış âyetlerini görmelerini, izlemelerini ve beraber bulundukları hayvanın dili ile Allah’ı zikretmelerini sağlamaktadır.5

Berzahta Cenneti görmek demek ileride mahşerdeki sorgudan muâf olduğu anlamına gelmiyor. Kişi berzahta Cenneti ne kadar görmüş olursa olsun, mahşerde sorgulanmak vardır, haktır ve bu hak hep saklıdır. Çünkü Allah ahkemü’l-Hâkimîndir ve Adl’dir. Ahkemü’l-Hâkimîn, Adl, Celâl, Kahhar, Rahman ve Rahim isimleri azami bir şekilde mahşerde tecellî edeceklerdir.

Ancak berzahta Cenneti görmek ve belirli ölçülerde tatmak, kişiye, af, mağfiret ve şefaate ermek yoluyla mahşerinin kolay geçeceği konusunda bir ipucu verir.

Dipnotlar:

1- Müslim, 3/1502, 2- Muvatta, Cenaiz 49, (1, 240); Nesâî- Cenaiz 117 (4, 108); İbnu Mace, Zühd 32, (4271), 3- Âyet: Âl-i İmrân, 169; Hadis: Ebu Dâvud, Cihâd 27, (2520), 4- Sözler, s. 466, 5- M. Vehbi,11/4616

19.06.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (21.06.2008) - Namazda sütre

  (19.06.2008) - Cennet ehli berzahta ne yapar?

  (18.06.2008) - Hayat mertebeleri

  (17.06.2008) - Namazdaki imza: Rahmet

  (16.06.2008) - Nazar üzerine

  (15.06.2008) - Ebedî saadetin gerekçesi

  (14.06.2008) - Âhirzamanla ilgili dehşet haberleri

  (13.06.2008) - Dinimizde burçların yeri

  (12.06.2008) - Tesirli bir duâ metni: Evrâd-ı Kudsiye

  (11.06.2008) - Sünnet-i Seniyyenin bize kazandırdıkları

 
GAZETE 1.SAYFA
Download

Gezi Eki Pdf

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

© Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır